Paylaşmak güzeldir..

Bazı şarkıların aklımızda kalması veya diğer bir deyişle dilimize takılması, insanların yüzde doksanından fazlasının sürekli olarak yaşadığı bir durumdur. Araştırmacılar son on yıldır, şarkıların dilimize takılmasının kişilik özelliklerimize göre nasıl değiştiğini ve bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi içeren bir araştırma yapmaktadırlar. Bu araştırmaların sonucunda birçok önemli noktaya ulaşılmıştır ancak şarkıların ilk olarak aklımıza nasıl yerleştiği konusundaki soru hala tam olarak cevaplanamamıştır.

Bir şarkının dilimize takılmasının sebeplerinden birçoğu aslında müzikle ilgilidir. Örneğin, yapılan araştırmalara göre dilimize takılan şarkı genellikle en son dinlediğimiz veya sürekli duyduğumuz şarkı olmaktadır. Çalışmaya katılanlardan birkaçı, dilimize takılan şarkıların sözlerinin aslında kendilerine bir kelime veya bir resim hatırlattığını söylüyor. Yani aslında dilimize takılan şarkılar anılarımızla da alakalı. Örneğin ben de ne zaman “şemsiye” (umbrella) kelimesini duysam aklıma Rihanna’nın şarkısı geliyor ve sürekli onu tekrarlıyorum.

Ayrıca içinde bulunduğumuz ruh halinin de etkisi büyük. Katılımcıların birkaçı ne zaman stresli veya bir iş için tetikte olsalar dillerine hızlı tempolu şarkıların takıldığını söylüyorlar. Bunun dışında, bir şarkıya aşina olmak da oldukça önemli bir sebep. Çok az bildiğimiz şarkıların dilimize takılma olasılığı oldukça düşüktür. Bunun muhtemel sebebi, farkında olmadan aynı şarkıyı tekrar tekrar söyleyebilmek için beynimizin şarkı notalarının büyük bir kısmını bilmesi gerektiğidir.

Peki, müziğin bu durumdaki etkisi nedir?

Yukarıda bahsettiğimiz müzik dışı faktörlere rağmen, müziğin belli özelliklerinin bir şarkıyı daha kolay “akılda kalıcı” yaptığı veya dilimize takılmasını sağladığı konusunda bir inanış da vardır ancak bu konu henüz detaylı olarak araştırılmamıştır. Meslektaşlarım Daniel Müllensiefen, Sebastian Funnel ve Lauren Stewart ile yakın bir zamanda yayımladığımız bir araştırma, bir şarkının dilimize takılmasını sağlayan müzikal özellikleri oldukça derin bir şekilde incelemektedir.

Bu araştırma 3.000 kişiyle yapılmıştır ve katılımcılara en çok hangi şarkıların dillerine takıldıkları sorulmuştur. Verilen cevaplara göre 2010-2013 yılları arasındaki “en çok dile takılan şarkılar” listesini hazırladık. Bu çalışmayla özellikle pop müziğe yoğunlaştık ancak gelecekte yapacağımız çalışmalarda farklı türleri de araştırmayı hedefliyoruz. Liste şu şekilde:

1. Bad Romance – Lady Gaga
2. Can’t Get You Out of My Head – Kylie Minogue
3. Don’t Stop Believing – Journey
4. Somebody that I Used to Know – Gotye
5. Moves Like Jagger – Maroon 5
6. California Gurls – Katy Perry
7. Bohemian Rhapsody – Queen
8. Alejandro – Lady Gaga
9. Poker Face – Lady Gaga
10. Single Ladies – Beyoncé / Rolling in the Deep – Adele

Dile en çok takılan şarkılar listesini hazırladığımızda ilk 100 şarkıyı ele aldık ve buna ek olarak, katılımcıların “dile takılan” olarak belirtmediği 100 şarkıdan oluşan karşılaştırmalı bir liste hazırladık. Bu 100 şarkıyı özellikle benzer sanatçılardan ve İngiltere müzik listelerine göre aynı popülerliğe sahip olmuş şarkılardan seçtik çünkü son dinlediğimiz veya aşina olduğumuz bir şarkının dilimize takılma ihtimalinin yüksek olduğunu biliyorduk. Bu sebeple örneğin Bad Romance şarkısını, diğer bir Lady Gaga şarkısı olan ancak katılımcılara göre dile takılmayan Just Dance şarkısıyla eşleştirdik.

Araştırmamızın sonunda dile takılan ve takılmayan şarkıları ses düzeyleri, perde ve ritm çeşitleri gibi 80 farklı özelliğe göre karşılaştırdık.

Dile takılan şarkıların özellikleri

Yaptığımız bu karşılaştırmayla bir şarkının “dile takılan” bir şarkı olarak düşünülmesi için gereken üç melodik özelliğe ulaştık:

1. Tempo: Dile takılan şarkılar genellikle yüksek tempoya sahiptir. Beynimizin hareketli şarkıları, yavaş tempolu şarkılardan daha çok sevdiği düşüncesi, dilimize takılan şarkılar ve hareket arasındaki ilişkiden kaynaklanıyor olabilir. Birçok insan yürüyüş, koşu veya diş fırçalama gibi düzenli aktiviteler yaparlarken dillerine bir şarkı takıldığını belirtiyor.

2. Jenerik melodi formları: Dilimize takılan şarkılar genellikle daha kapsayıcı bir melodik konturlara sahiptir. Örneğin en yaygın melodik konturlardan birisi Twinkle, Twinkle Little Star şarkısının ilk kısmında ve diğer birçok çocuk şarkısında gördüğümüz, yükselen bir paternin ardından gelen alçalan bir paterndir. Buna örnek olarak Bad Romance şarkısı da verilebilir. Jenerik bir melodiye sahip olan bir şarkı, beynimizin onu daha kolay hatırlamasına ve tekrarlamasına yardım etmektedir.

3. Alışılmadık perde paternleri: Bu tip şarkılar, “ortalama bir pop şarkıdan” beklenenden daha fazla sıçrayışa veya az rastlanan büyük sıçrayışlara sahiptir. Melodi formunun şarkıları daha hatırlanabilir yaptığı fikri alışılmadık perde modelleri için de geçerlidir. Bunun sebebi beynimizin, melodide “Goldilocks” karmaşıklık seviyesi yani çok kolay olmayan ama yine de hatırlanabilen bir melodi türünü aramasıdır.

O halde, bazı şarkıların diğerlerine göre daha kolay dilimize takılmasının nedenlerini merak etmeli miyiz?

Dilimize takılan şarkılar konusunda yapılan araştırmalar, beynimizin bir günün yüzde kırkını, o anla alakası olmayan konuları nasıl ve neden düşünerek geçirdiği konusunda aydınlatıcı olabilir. Hala sürmekte olan araştırmalar, bu tip şarkıların yeni öğrenilen bir müziğin ezberlenmesi veya gün içinde ruh halimizin düzenlenmesi gibi amaçlarımızda bize yardımcı olup olmadıklarını incelemektedir.

Dilimize takılan şarkıların nedenleri ve “çözümleri” konusundaki araştırmalar, “müzik takıntısı” veya “müzik halüsinasyonları” gibi rahatsızlıklara sahip olan insanların klinik tedavilerinde ve sorunlu hayali melodi örneklerinin engellenmesi veya azaltılmasında yardımcı olabilir.

İnanıyorum ki bu faktörler gelecekte, insanların diline kolayca takılabilecek şarkılar yapmayı hedefleyen şarkı yazarlarını heveslendirmek için de kullanılacaktır.

Yazar: Kelly Jakubowski
Çevirmen: Deniz Saldıran
Kaynak: The Conversation

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Lise yıllarından beri İngilizce-Türkçe çeviriler yapıyorum. 3 senedir İspanyolca öğreniyorum ve mezun olduktan sonra İspanyolca çeviriler de yapmayı hedefliyorum. Önümüzdeki sene yayınlanacak olan bir kitabın çevirmenliğini yapıyorum. Üniversitenin ilk yıllarında okulun çeşitli öğrenci kulüplerinin çıkardığı dergilerde editörlük yaptım. Ayrıca yine bu dergilerde yazılarım ve çevirilerim yayınlandı. Dil öğrenmeyi, kitap okumayı ve seyahat etmeyi çok seviyorum.