Felsefeden tarihe, edebiyattan müziğe, sanata, sosyolojiye, psikolojiye ve antropolojiye, beşeri bilimler kulağa geldiği anlamdadır: Bizleri neyin insan yaptığına dair çalışmalar.

Fen bilimleriyle sıklıkla karşı karşıya gelse de, beşeri bilimler ve fen bilimleri çevremizdeki dünyayı algılamamız için el ele beraber yol alırlar.

Peki beşeri bilimler bu denli önemliyse, niçin hak ettiği değeri görmüyor? Çünkü insan tecrübesini nasıl işlediğimize değer biçmek zordur – beşeri bilimler derecenizle kariyer yolunuzu belirlemeniz zordur. Beşeri bilimleri ölçmek zordur, işte tam da bu yüzden her zamankinden daha önemlidir.

Beşeri bilimlerin şu an niçin hayati önemde olduğuna dair sıralayacağımız dört sebebe biraz yakından bakalım.

1. Her şeyi tek bir veri göstergesine indirgemek mümkün değildir.

Veriler yararlıdır, ancak her zaman gerekli olmadıkları gibi veri toplamak da her zaman mümkün olmayabilir.

“The Atlantic” isimli makalesinde kültür eleştirmeni Leon Wieseltier der ki, “Yapmamız gereken bu zihniyetin limitlerini kavramak.” Devamında ise “Beşeri bilimlerin temel amacı işlevsellik veya iş bulmak değildir… Beşeri bilimlerin amacı bireyi, vatandaşı besleyip geliştirmektir,” diye ekler.

Günümüz kültürünün, hızı ve kesin yanıtları, düşünmeye ve karmaşık sorular sormaya yeğlediğini tartışır.

Tarihi ele alalım -takvim günlerinin veri oluşturduğu eleştirisini getirmek mümkün olsa da, tarihi günler üzerinden incelemeyiz; geçmişte yapılmış tercihlerin ve gelecekteki sonuçlarının bağlamını düşünmek için tarih çalışırız.

Bununla ilgili veri oluşturmak zordur.

Ayrıca bununla ilgili düşünmek bile başlı başına eleştireldir.

2.  Beşeri bilimlerin karşıtı cehalettir.

Beşeri bilimlerin bizleri neyin insan yaptığına dair çalışmalar olduğunu düşünüyorsanız bunlar, tarihimize ek olarak değerlerimizi ve yaşam şeklimizi de içerir.

Bu tercihleri ve geçmiş hikayeleri görmezden gelmek bizlerin -hepimizin- sonunu getirir. Yanlış yönlendirilmiş düşüncelere zemin hazırlar, mantığın zincirlerini gevşetir ve kaosu cesaretlendirir.

Geçmişin ve şimdinin tercihlerini görmezden gelirsek, ileriye yönelik tercihlerde nasıl bulunabileceğimizi nereden bilebiliriz ki?

3. Yeni teknolojilerin yaşamını sürdürmesi beşeri bilimlere bağlıdır.

Kullanıcı Deneyimini, veya UX’i, düşünün; teknolojiyle her etkileşiminizde kolay, kullanıcı dostu, üretken bir deneyim için, teknolojiye bir arayüz yoluyla kolaylıkla erişebiliyorsunuz.

Facebook kendinizi iyi hissetmenizi nasıl sağlıyor? İnternet üzerinden alışveriş size ne hissettiriyor? Alışveriş sepetinizdeki kullanıcı deneyiminiz daha fazla satın alım yapmanızı nasıl teşvik ediyor?

Basitçe söylemek gerekirse, teknoloji insanları nasıl cezbediyor? Bunun yolu teknoloji tasarımcılarının insanları anlamasından geçer. İnsanları anlamanın yolu da, tahmin edeceğiniz üzere, beşeri bilimler hakkında derin bilgiye sahip olmaktan geçer.

Sanat eserlerine bakmayı neden severiz? Kendimizi hayal etmeyi neden severiz? Başkalarını hayal etmeyi neden severiz?

Steve Jobs’u ele alalım; daha iyi ürünler üretebilmek için beşeri bilimler ile teknolojinin bütünleşmesi üzerine yoğunlaşmıştı. Sonuç? Bunların bazılarını her gün kullanıyorsunuz. Üniversitede aldığı dersler arasında en kullanışlı bulduğu ders hangisiydi? Kaligrafi. Niçin? Bir sözcüğün, görünüşüyle duyguları ortaya çıkarabilmesini sevmişti. Akıllı telefonunuzdaki bütün o havalı yazı tiplerini görüyor musunuz? Onların orada bulunma sebebi işte bu.

4. Dünyayı farklı şekillerde algılamanızı sağlar.

Beşeri bilimler, hakikati kavrarken, dünyayı farklı çerçevelerden görmenize olanak sağlar. Size perspektif kazandırır.

Dünya siyah ve beyaz değildir; büyük, farklılıklara sahip, karmaşık ve her ara renkle bezenmiş haldedir.

Beşeri bilimler üzerine eğitiminiz, katılmasanız bile farklı perspektifleri anlama gücünü kazandırır. Sonuca varmak için hislerinizi değil, aklınızı kullanmanızı teşvik eder.

Katılmasanız bile başkalarıyla empati kurabilmenizi sağlar ve sizi kendi inançlarınızı sorgulamaya zorlar.

Kararlarınızda mantığınıza ve aklınıza sıklıkla başvurduğunuzu düşünürsek düşüncelerinizi değiştirebilir, bir başkasını ikna edebilir veya aynı düşüncede kalmaya devam edebilirsiniz. Peki bu niçin önemlidir? Çünkü bu şekilde anlaşabiliriz. Veya anlaşamayız.

Beşeri bilimler üzerine çalışmak yeni kapılar açar. Kendinize düşünmek için zaman ve alan verin, kendi çıkarımlarınıza ulaşın ve geçmişten ders alın. Niçin mi? Çünkü hepimiz ilerlemek zorundayız ve bu yolda ilerlerken düşünen arkadaşlara sahip olmak yardımcı olacaktır.


Yazar: Alyssa Walker

Çeviren: Toygar Akın
Kaynak: Master Studies

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.