Paylaşmak güzeldir..

Noah Baumbach’ın klasiklerden olan 1995 yapımı bağımsız film Şut ve Gol‘de, bir karakter, arkadaşına fazla uğraş gerektirmeyen bir şaka yapar. Ajandasına “yatağa git” ve “uyan” yazmaya başlar. Buradaki espri tabii ki yatağa gitmek ve uyanmanın aslında planlanması gerekmeyen şeyler olmasıdır. Uyanmak ve yataktan çıkmak tercih etmemiz gereken bir şey değildir.

Ya da öyle midir? Aaron James, Sartre ile Sörf (Surfing with Sartre) adlı yeni kitabında, her sabah yataktan kalkmanın aslında seçilmesi gereken bir şey olduğunu iddia eder. Bu, Blaise Pascal‘ın yataktan çıkmamak için bulduğu akla yatkın mazeretine rağmen yapmamız gereken bir şeydir. Ona göre “ölümlü ve zayıf olma durumumuzun doğal talihsizliği o kadar acınasıdır ki bunu inceden inceye düşündüğümüzde hiçbir şey bizi teselli edemez.”

1. Cevaz ve Ateizm
Sartre: Tanrı yoksa her şey mübahtır ve dolayısıyla insan terk edilmiştir, çünkü ne kendisinde ne de kendisinin dışında tutunacak hiçbir şey bulamaz.
Sörfçü: Bilemiyorum adamım, bana göre dalgalar yükseliyorken yatakta yatmak mübah değildir.
2. Utanç ve Öz
Sartre: Gözlemlendiğinde utanıyorsun, çünkü kendi özünün ve gözlemci tarafından gözlemlenen diğer özün farkına varıyorsun.
Sörfçü: Yani birisi dalganı çaldığında, senin onun çaldığını bildiğini anlamasını sağlamalısın gibi mi?
Sartre: Ah, Tabi.
3. Başkaları ile Arkadaşlık
Sartre: Cehennem başkalarıdır.
Sörfçü: Kalabalıklar tahammül gerektirir, belki birazdan kalabalık azalır ve birkaç büyük dalga yakalayabiliriz.

Yataktan kalkıp kalkmamayı seçmek zorunda olmakla kalmayıp ayrıca yataktan kalkmak zorunda olduğumuz da muhtemeldir. Fyodor Dostoevsky “Tanrı yoksa, her şey mübahtır” demiş ve Jean-Paul Sartre bu sözü genişleterek Tanrı olmadan tutunabileceğimiz hiçbir şey olmadığını, terk edilmiş olduğumuzu söylemiştir. Ama, James ikisinin de yanlış olduğunu düşünmektedir. Pascal, Dostoevsky ve Sartre’a karşılık vermek için “Sörfçü anlayışın aydınlığı” sözünü kullanır. Dalgalar yükseliyorken yatakta uzanmak mübah değildir. Peki hangi nedenden dolayı? Sadece kendi iyiliğimiz için. Çünkü çok eğlencelidir. Bir dalgaya uyum sağlamak oldukça görkemlidir. Ayrıca, insanın hayatının sınırlı zamanı içinde yapabileceği fazla güzel bir şeydir.

Felsefe profesörü ve kendini adamış bir sörfçü olan James, kitabı Sartre ile Sörf‘ün başından sonuna kadar, filozofların çıkarımları ile kendisinin sörf yaparken çıkardığı dersleri birbiriyle karşılaştırır. Sörf alt kültürünün normları ve geleneklerini ele alarak ekonomi ve kapitalizm ile ilgili belli teorilere ışık tutar ve sörfçülerin yaşam tarzı ile varoluşçuluğun yargılarına meydan okur. Sabahınızı dondurucu suda yukarı aşağı sallanarak ve sörf hizasında büyük bir dalganın gelmesini bekleyerek değil Varlık ve Hiçlik okuyarak geçirseniz bile, James sizi denizde ve dalgalarda, sizin felsefenizde hayal edilenlerden daha çok şey olduğuna inandırmayı umuyor.

 

Aaron James’in Sartre ile Sörf adlı eserinden esinlenilmiştir.

İllüstrasyonlar ve yazar: Nathan Gelgud
Çeviren: Berfin Bulut
Kaynak: Signature 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Düşünbil Portal, bilim, felsefe ve psikanaliz alanlarında yazılı ve görsel içerikli makale, deneme ve çeviri yayınlayan çok içerikli bir portaldır. Genel okur-yazar kitlenin bilinçlenmesini ve farkındalık kazanmasını amaçlamaktayız. “Düşünen her insan gençtir” vizyonu ile her genç insana hitap etmeyi amaçlayan Düşünbil Portal, dergi ve etkinliklerle bu amacını geliştirmektedir.