Noam Chomsky, La Voce di New York ile yaptığı özel röportajda, Daniel Everett’in teorisini ve Trump’ın dilini eleştiriyor.

Filozof, bilişsel bilimci, tarihçi, toplum eleştirmeni, politik aktivist ve en önemlisi de “Modern Dilbilimin Babası” Dr. Noam Chomsky şunları söylüyor: “Kimse dil kurallarının doğuştan geldiğini iddia etmiyor. Durum bu değil, ancak dil yetisinin çok önemli bir genetik bileşeni bulunuyor. Eğer böyle olmasaydı, çocukların dil öğrenmesi bir mucize olurdu.”

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (İng. Massachusetts Institute of Technology, MIT) fahri profesör olan Noam Chomsky, dönüşümsel dilbilgisi kuramının mimarı olarak bilinir. Söz konusu kuram, yirminci yüzyılda kuramsal dilbilim alanına yapılan en büyük katkılardan biri olarak değerlendirilmektedir. Dr. Chomsky’nin dilbilim, savaş, siyaset ve kitle iletişim araçları gibi konularda 100’den fazla kitabı bulunmaktadır. Chomsky’nin Evrensel Dilbilgisi kuramına göre, beynimizde doğuştan gelen dilbilimsel biyolojik bir mekanizma bulunmaktadır. Bu mekanizma “Dil Edinim Aygıtı” olarak adlandırılmaktadır ve yalnızca maruz kalma yoluyla, yani dilbilgisel sisteme dair açık bir eğitim olmaksızın dil öğrenir. Bu kuram, elli yıldan fazla bir süredir dilbilim alanına yön vermektedir. Filozof, bilişsel bilimci, tarihçi, toplum eleştirmeni olmasının yanı sıra, “modern dilbilimin babası” olarak görülen Dr. Chomsky, aynı zamanda, düzen karşıtı fikirleriyle de tanınan bir politik aktivisttir.

Dr. Chomsky, Daniel Everett‘in Pirahã dili üzerine yaptığı tartışmalı çalışmaya dair sorularımızı yanıtladı. Pirahã dilini, Brezilya’da dilin kendisiyle aynı ismi taşıyan izole bir Amazon kabilesi konuşmaktadır. Everett’in dilin doğuştan gelen değil, toplumsal bir olgu olduğunu öne sürerek Chomsky’nin Dil Edinim Aygıtı kuramına karşı çıktığı araştırması, Tom Wolfe’nin Ağustos ayında yayımlanan The Kingdom of Speech adlı eserinde de ele alınmaktadır.

Merhaba sayın Dr. Chomsky. Daniel Everett’in Pirahã halkının dili üzerine araştırmasını inceleme fırsatı buldum. Görünüşe göre, sizin Evrensel Dil Edinimi kuramınızı karşısına alıyor. Peki bu eşsiz dile dair sizin görüşünüz nedir?

Söz konusu dille çok fazla ilgilenildi ve bu dil hakkında mantığa sığmayan iddialar ortaya atıldı. Bu yüzden gerçekten de “eşsiz” bir dil. Bunun yanı sıra, hakkında yapılan titiz araştırmaların da gösterdiği üzere, diğer dillere çok benziyor. Basit bir mantık yürütülürse, dil hakkındaki iddialar doğru olsa bile, bu dilin herhangi bir kuramımı yanlışlamasının imkânsız olduğu görülecektir. Mantığı çok basit. Bu kuramlar, dil yetisiyle, ayrı dilleri öğrenip kullanma zeminiyle alakalıdır. Bu her zaman açıktır, ortadadır ve belirsizliğe mahal vermez. Pirahã dilini konuşanların da insanlara ait ortak dil yetisi bulunuyor; Portekizceyi akıcı biçimde konuşabiliyorlar. Tartışma zaten bu noktada bitiyor.

Pirahãda, insanın dil yetisindeki en temel özelliklerden biri olan özyineleme olayı bulunmuyor. Dilin “eşsiz” olduğuna yönelik iddiaların temelinde bu var. Pirahãya yönelik iddiaların doğru olduğunu (ki görünüşe göre değil) farz edelim. Merak uyandıran bir şey olurdu bu. O kadar. Benzer bir örnek verelim. Mesela, insanların bir gözüne korsanlarınkine benzer göz yaması taktığı ve dolayısıyla da dünyayı iki gözle algılayamadıkları bir kabile bulunsa, bu durum insanın görme yetisine dair bize hiçbir ayrıntı vermezdi.

Sizce Pirahã dilinin özellikle ilginç bir yönü bulunuyor mu?

Her dilin ilginç yönleri vardır. Pirahãnın da öyle. Pirahã dilinin ilginç özellikleri, çok farklı dillerde yıllardır derinlemesine araştırılıyor. Bunların en önemlisini, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde dilbilimci ve aynı zamanda da Everett’in akıl danışmanı olan Kenneth Hale yürütüyor. Hale, yerli diller alanındaki en önemli isimlerden birisi ve 1960’lardan bu yana bu konularda birçok önemli çalışmalar ortaya koydu.

Daniel Everett’in elinde kendi çalışmasını destekleyecek ölçüde kanıt olduğunu düşünüyor musunuz?

Nevins, Pesetsky ve Rodriguez, Language dergisine yazdıkları uzun ve ayrıntılı makalede, Everett’in (eski eserlerinde öne sürdüklerinden farklılık gösteren) şimdiki iddialarını dikkatli bir biçimde incelemiş. Ve ikna edici bir biçimde, söz konusu iddiaların yanlış olduğu, hatta çoğu zaman Everett’in bizzat sunduğu verilerin bu iddiaları yanlışladığı sonucuna varıyorlar. Uli Sauerland ve diğer başka bilim insanlarının yaptığı betimsel ve deneysel araştırmalar da bu çıkarımları doğrular nitelikte. Ancak şunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor: dil hakkındaki iddiaları doğru olsa bile, bu iddiaların, ilişkili oldukları iddia edilen daha kapsamlı meselelerle alakaları bile olmazdı, bunun basit nedenlerinden biraz önce bahsettim.

Dr. Everett, kitabında ve The Guardian’a verdiği bir röportajda, dil kurallarının doğuştan gelmediğini ve dilin temel yapı taşının toplum olduğunu söylüyor. Bu kuramı doğru buluyor musunuz? Hayvanlar da komüniteler halinde yaşıyor, o halde neden dil öğrenemiyorlar?

Kimse dil kurallarının doğuştan geldiğini söylemiyor. Durum bu değil, ancak dil yetisinin çok önemli bir genetik bileşeni bulunuyor. Eğer böyle olmasaydı, çocukların dil öğrenmesi bir mucize olurdu. Çocuk, sesli ortamdan gerekli bilgileri dilbilimsel olarak seçmeye doğum anında başlar. Zaten dil yetisi denilen şey, kendini bu andan itibaren belli eder. Daha sonra da, tahmin edilebilir bir dil edinim sürecine girilir. Söz konusu süreç, elimizde bulunan kanıtların ötesine geçen bir süreçtir ve basit kelimelerden başlayarak karmaşık yapılara ve bu yapıların yorumlamalarına doğru giden bir rotada ilerler. Temel olarak aynı işitme sistemine sahip bir maymun, aynı ortama konulursa, sesten başka bir şeyi ayırt edemez. Ya bu bir tür büyü, ya da büyümenin ve gelişmenin diğer bütün yönlerinde olduğu gibi, dil yetisinin de doğuştan gelen bir bileşeni bulunuyor.

Dr. Chomsky, dil her zaman siyasi bir araç oldu. Peki siz, Donald Trump’ın kampanyalarında kullandığı dil hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce onun kullandığı dilin diğer siyasetçilerin dilinden farkı ne?

Bu dilbilimsel bir soru değil. Kabalık, yüzeysellik, cehalet ve megalomani, bütünüyle şok edici seviyede.

Bu konuda daha fazla şey öğrenmek istediğimi belirtince, Dr. Chomsky, bana ayrıntılı ve hataya mahal vermeyen (aynı zamanda da komik) bir Wolfe incelemesi önerdi. Bu incelemenin sonlarında, Trump, Harpers, NY Times ve (“entelektüel” kanal) National Public Radio gibi vakaların bulunduğu son derece entelektüel karşıtı, yalanlarla dolu dünyanın yeni karanlık çağlarında bu konunun entelektüel arka planına dair birtakım akıllıca yorumlara da yer verilmiş.


Röportaj: Filomena Fuduli Sorrentino

Çeviren: Rafet Koca
Kaynak: La Voce di New York 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.