Paylaşmak güzeldir..

Bir tartışmada ne zaman birisi göreciliğe (rölativizm) bir darbe indirmek istese, iki şeyden birini yapar. Bunlardan ilki göreciliğin kendi kendini çürüttüğünü iddia etmektir, diğeri ise basitçe bazı şeylerin göreceli değil, kesin olduğunu dile getirmektir. Bahsini ettiğimiz favori örnekler aynı zamanda matematik ve mantık da içerir.

Bu tartışmalar her şeyin kesin olduğunun, değişmediğinin ve herkes için de aynı olacağının söylenmesiyle uzar da gider. Görecilik tarafından ortaya konulan belirsizliklerin ötesinde biliriz ki 5+5 bu değişmezliğin içerisinde hep 10 eder ve mantığın doğal bir sonucu olarak bir şey aynı zamanda hem doğru hem de yanlış olamaz.

Peki ya mantığın kendisi düşündüğümüz gibi mutlak değilse? Mantık göreliyse?

Batı mantığı her zaman günümüzdeki gibi değildi, yüksek ihtimalle aynı da kalmayacak

Her ikisi de Oxford Üniversitesi Press’in Mantık Sözlüğü’nde yazar olan felsefe profesörü Graham Priest ile Thomas Macaulay Ferguson, Batı mantığının tarihine damga vuran üç ana aşama olduğunu gözler önüne sermişlerdir: Antik Yunan mantığı, Orta Çağ mantığı ve modern mantık.

Antik mantık, kendiliğinden üniter değildir. Aristoteles mantığın babası olarak bilinmektedir, ancak onun mantık tanımı kullanılabilir tek tanım değildir. O, mantığı kendi doğruları içerisinde filizlenen sistematik bir disiplin olarak tanımlamıştı. Ancak onun sözde kategorilendirilmiş mantığı, kavramlar arasındaki mantık bağlantıları etrafında konumlanmıştır ve bu stoacı Chrypsippus’un önermeler etrafında şekillenen tanımından oldukça farklıdır.

Priest ve Ferguson tarafından ortaya konan, ikinci aşama, John Buridan ve Antik mantığa büyük katkıları olan Ockhamlı William gibi düşünürler ile Orta Çağ’da biçimlendirilmiştir. Bilhassa Buridan ve Ockham diğer şeylerin arasında suppositio doktrinini -kavramın bir şeyi ‘temsil etme’ kabiliyetine sahip olması, sophismata ya da insolubilia– ve son olarak, mantık sonuçları ve teoremlerini (örneğin; “doğru olandan yanlış olanın sonucunu çıkarmak imkansızdır”) geliştirmişlerdir.

Rönesans Hümanizminin yayılması ile, Priest ve Ferguson’un işaret ettikleri gibi, Orta Çağ zamanlarında elde edilen mantık alanındaki çoğu gelişme kaybedilmişti; 20. yüzyılda tekrar keşfedilene kadar.

İşte bu yüzden Kant Lectures on Logic’in giriş bölümünde “Mantık … özünde, Aristoteles’in zamanından bu yana çok fazla şey kazanmadı, doğası gereği gerçekten de kazanamaz …. Çünkü içinde düşünme biçiminden çok az şey barındırır,” şeklinde yazdığında gerçekten yanılmıştı.

Mantık evriminin üçüncü ve son aşamasına Frege, Russell ya da Gödel gibi karakterler ve matematik derinlemesine damga vurmuştur. Aristocu ya da Stoacı mantıkla çok az kesişmesine rağmen çoğunlukla “klasik mantık” olarak bilinmektedir.

Bugün ise, mantık ile Kant’ın olduğu kadar ilişkiliyiz. Onun gelişiminden ve tarihindeki tesadüflerden bihaber gibi duruyoruz

Priest ve Ferguson’un deyişiyle:

“Mantığın öğretiliş biçimi genellikle tarih dışı ve bir nebze dogmatiktir. Mantık işte budur; sadece kuralları öğren. Sanki Frege, Sina Dağı’ndan yazıtları indirmiş gibi: sonuç Tanrı vergisi, sabit ve sorgu suale kapalı.”

Ancak mantık uzun zamandır gelişiyor ve gelişmeye de devam edecek gibi. Günümüzde, klasik olmayan mantık, klasik mantıkta yanlış olan yanları düzeltmek için çabalıyor ve mantığın kuralcı konumu tartışılıyor. Yapay zeka da mantıktan etkilenmektedir ve şimdi, sırası gelmişken, yapay zeka da mantığı değiştiriyor.

Bazı şeylerin hep aynı kaldığını ve hiçbir zaman değişmeyeceğini düşünsek de mantık bunlardan biri değil. Alan hiçbir zaman bugün olduğu gibi olmamışken, nasıl olur da aynı kalabileceğini düşünürüz?


Yazar: Ana Sandoıu
Çeviren: Sultan Eylem Atabay

Kaynak: Big Think

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

 


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Düşünbil Portal, bilim, felsefe ve psikanaliz alanlarında yazılı ve görsel içerikli makale, deneme ve çeviri yayınlayan çok içerikli bir portaldır. Genel okur-yazar kitlenin bilinçlenmesini ve farkındalık kazanmasını amaçlamaktayız. “Düşünen her insan gençtir” vizyonu ile her genç insana hitap etmeyi amaçlayan Düşünbil Portal, dergi ve etkinliklerle bu amacını geliştirmektedir.