Paylaşmak güzeldir..

Nietzsche’nin İyinin ve Kötünün Ötesinde kitabındaki teorisi, onun ahlaki bir pusula olmaksızın hareket etmeyi savunduğu anlamına gelmiyor. Nietzsche, insanlığın tüm potansiyelinin toplumsal bir sistem tarafından belirlenmiş eski değerlerle oluşturulduğuna inanıyordu.

Bunu açıklamanın en iyi yolu, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’te ruhun dönüşümlerini anlattığı hikayedir.
Bu dönüşümlerin ilki, deveye dönüşüm aşamasıdır. Deve, ona ne yapacağı söylenen bir yük hayvanıdır. Hepimiz bize ne yapacağımızı söyleyen, şekil verilebilir beyinlerimizi, içinde yaşadığımız toplumla uyum içinde olan istekler ve korkularla koşullandırarak nasıl düşüneceğimizi söyleyen ebeveynlere, öğretmenlere, koçlara, din adamlarına ve dahasına sahibiz. Ancak, belli bir yerden sonra deve kendini aslana dönüşmüş bulur.

Bu da ikinci aşamadır. Özgür, güçlü ve maceraya aç aslan, bir ejderha ile karşılaşana kadar etrafta dolaşır. Bu ejderhanın adı ise Thou Shalt’dır [Yapmalısın]. Aslan, ejderha ile savaşmalıdır. Bu uzun ve zorlu bir mücadeledir. Kişi tüm potansiyeline ulaşmak için Thou Shalt Ejderhası’yla savaşırken en az deve aşamasında harcadığı kadar zaman harcamalıdır. Bu zorlu sınav vasıtasıyla, kendi değerlerini toplum tarafından üzerine yüklenen değerlerden ayırmayı öğrenir. Ejderha tamamen yok edildiğinde ise aslan son aşamaya gelir, yani bir çocuğa dönüşür.

“aus sich rollenden Rad” (kendiliğinden dönen bir tekerlek)

Çocuk, tüm potansiyelini kullanarak işleyen; toplumun kuralları tarafından kullanılan biri olmaktan ziyade toplumun kurallarını kullanabilen bir insanı temsil eder. Tüm hayatını iyi ve kötü bir sistem içinde yaşamış bir insan, muhtemelen ahlaklı, cana yakın birisi olacaktır. Ancak ortalığın karışması ve muhteşem bir şeyin gerçekleşmesi için başkaldıran birisi gerekmektedir; bir Sokrates, bir İsa, bir Gandhi, bir Martin Luther King ya da bir Nelson Mandela gibi.

***

Thomas Jefferson’ı Nietzsche’nin felsefesinin mükemmel bir örneği olarak görme nedenim ise çok farklı. Jefferson, İngiltere hükümdarından toprak çaldığı ve kendi kralının otoritesini reddettiği gerekçesiyle bir “hain” olarak rahatlıkla asılabilirdi. Bunun yerine Amerika’nın ilk yerleşimcilerine ait olan toprağın üzerindeki dağın bir tarafına kendi yüzünü kazımıştı. Jefferson birçok nedenden dolayı büyük bir Amerikan kahramanı, aynı zamanda uluslararası olarak da beğenilen biri.

Ancak Nietzsche, bunun esasen Jefferson’ı olduğu yere getiren bir güç denemesi olduğunu bize hatırlatıyor. Eğer bu, herhangi bir toplumsal sistemde iyi ve kötüyü belirleyen “güç ve güç yapıları istenci” ise, ahlakın en yüksek noktasına ulaşmak için bu açıdan bakmalıyız.

Nietzsche’nin olumsuz etkisi ise “without” [burada, “dışında” anlamında ]kelimesinin çok sık olarak “beyond” [ötesinde] kelimesi yerine kullanılmasıdır. Bana kalırsa köle ve efendi ahlakı, ahlaksızlığa kıyasla daha tercih edilebilirdir. Nadir bir güzelliğin gerçekten nadir olması gerekir.

Yazar: Tom Gi
Çeviren: Tual Şekercigil
Kaynak: Quora

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

1994 yılında Ankara'da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği bölümünde lisans eğitimi aldı.

Comments are closed.