Paylaşmak güzeldir..

Gelecekle ilgili olumlu vizyonları teşvik etmek için çalışmalar yürüten Future of Life Institute tarafından yapay zekâ üzerine, “Üstün Zekâ: Bilim mi Yoksa Kurgu mu?” başlığıyla ilgi çekici bir konferans düzenlendi.

Konferansta, Tesla Motors ve SpaceX’ten Elon Musk, fütürist Ray Kurzweil, Google Deep Mind’dan Demis Hassabis, yazar ve sinirbilimci Sam Harris, filozof Nick Bostrom, filozof ve davranış bilimci David Chalmers, Skype’ın kurucu ortaklarından Jaan Tallinn ve bilgisayar bilimcisi Stuart Russell ve Bart Selman gibi, farklı alanlarda uzman isimler konu üzerine çeşitli fikirler sundu. Tartışmanın moderatörlüğünü MIT’li kozmolog Max Tegmark üstlendi.

Söyleşi konuları yapay üstün zekânın gelecekte yaratabileceği fayda ve riskler üzerinde yoğunlaştı, herkesin uzlaştığı ortak görüş ise yapay zekânın hayatımızın vazgeçilmezi olmasının an meselesi olduğuydu. Eninde sonunda yapay zekânın, beraberinde çeşitli riskler ve dönüşümler getirerek insan zekâsını aşacağı belirtildi. Üstelik Elon Musk, günlük hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz teknolojik uzantılar göz önünde bulundurulunca, hâlihazırda birer cyborg sayıldığımız için bu konudaki endişelerimizin yersiz olduğuna inanmakta.

Avustralyalı filozof ve davranış bilimci David Chalmers‘ı endişelendiren durum iste bilinçten yoksun bir dünya yaratmamızdı. Gelecekteki süper zekâ formları üzerine yapılan tartışmaların, sıklıkla yapay zekânın bir noktada bilinç kazanacağını varsayılarak yapıldığını belirtti. Peki, yapay insanlar yaratacağımız bu bilim kurgu fikrini hayata geçiremezsek ne olacak? Bunun yerine, yapay zekâyla donatılmış fakat gerçek bilinçten tamamen uzak kalmış bir dünya yaratabiliriz.

Chalmers, öngörüsünü şu şekilde açıklıyor:

“Benim için, gelecekte büyük bir yıkım yaşama olasılığını yükselten şey, yapay genel zekâyı tamamen bilinçten yoksun bir insan veya süper insan seviyesinde yaratmamız ve tüm dünyanın bu yapay genel zekâ formu tarafından idare edilmesidir. Bu dünya, üstün bir bilgi ve zekâ potansiyeline sahip olabilir, ama bilinçten ve öznel deneyimden yoksun bir dünya olur. Şimdi, çeşitli görüşlerden pek çok kişi, hayatınızın herhangi bir anlam ifade etmesinin veya bir değer taşımasının temel şartının öznel deneyim ve farkındalıktan geçtiğini savunur. Bu nedenle, bilinçten yoksun bir dünya, olumlu bir sonuç olamaz. Belki çok olumsuz bir sonuca da sebep olmaz, belki de hiç sonuç bile alınmaz ve bu, alınacak en kötü sonuçlardan birisi olur.”

Chalmers, zihin felsefesi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmıştır ve bilincin doğasını özellikle derinden incelemiştir. Ünlü “bilincin zorlayıcı problemi” görüşünü formüle etmiş ve “sezgisel bilginin farkındalığına eşlik eden bu his neden vardır?” sorusuna cevap olarak “Bilincin problemiyle yüzleşmek” isimli makalesini 1995’te yayınlamıştır.

Peki, bilinç yoksunu yapay zekâlar tarafından yönetilen bir dünya sorunsalına getirdiği çözüm nedir? İnsansı bilince sahip yapay zekânın dünyasını yaratmak.

“Demek istediğim, yapmayı düşünmemiz gereken şeylerden biri; bilinci anlamadığımızı ve elimizde bilincin tamamlanmış bir teorisi olmadığını hesaba katarsak, bilinç hakkında en iyi bildiğimiz alana benzerlik taşıdığı sürece (örneğin insan bilinci) bu konuda daha rahat olabiliriz. Bu yüzden, insansı bilince sahip bir yapay genel zekâ üretmek, bir bilinç seviyesine sahip olacağına dair tam bir güven duymamıza yardımcı olabilir.”

Amacımızı, bütün insani özelliklerimizi de dâhil etmek kaydıyla kendimizi yeniden yaratmak olarak belirlersek eğer, ruhsuz ve makineleşmiş bir dünyayı mutlak kaderimiz olmasından kurtulabiliriz. Bu, henüz yapabiliyorken, üzerine düşünmeye değer bir uyarı ve görüş. Fakat Chalmers’ın, bilinci hala anlayamadığımız hakkında söyledikleri göz önünde bulunursa, bu amaç belki de başarısızlığa mahkûmdur.


Yazar:
Paul Ratner
Çeviren: Sezen Kiraz

Kaynak: Big Think

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

 


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Düşünbil Portal, bilim, felsefe ve psikanaliz alanlarında yazılı ve görsel içerikli makale, deneme ve çeviri yayınlayan çok içerikli bir portaldır. Genel okur-yazar kitlenin bilinçlenmesini ve farkındalık kazanmasını amaçlamaktayız. “Düşünen her insan gençtir” vizyonu ile her genç insana hitap etmeyi amaçlayan Düşünbil Portal, dergi ve etkinliklerle bu amacını geliştirmektedir.