Paylaşmak güzeldir..

Bourdieu’nun çalışmalarını biliyorsanız, büyük olasılıkla sosyoloji ya da felsefe alanında çalışmalar yaptığını biliyorsunuzdur. Çalıştığı disipline ne derseniz deyin, adam her bağlamda iktidar dinamikleriyle esaslı bir şekilde ilgilenme devam etti. Bu ilgi, 1950lerin sonları, 1960ların başlarında Cezayir’de bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığı dönemde çektiği fotoğraflardaki sanatsal çabalara kadar uzadı. Cezayir Savaşı’nın yeri ve zamanı, görsel olarak ya da herhangi bir şekilde, isteyen herkese bol miktarda belge verir fakat belli nedenlerden ötürü bir Fransız’ın iktidar dinamikleri hakkında düşünmesi için özellikle zengin entelektüel bir zemin oluşturmuştur. Columbia Üniversitesi Yayınları, son zamanlarda Bourdieu’nun emeklerinin meyvelerini topladı, bir hafta boyunca “Cazayir’i Resmetmek” koleksiyonunu bloglarında incelediler. Bu yazıdaki fotoğraflar, kitaptan birkaç seçkinin yer aldığı bir makaleden alınmıştır. “Bourdieu’nın fotoğrafçılığı, görünüşte Fransa’nın düşmanı olan bir ülkenin ve insanlarının sempatik ve anlayışlı portresini sunuyor.” diye yazıyor. Başka bir makalede, sosyolog ve Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu Direktörü Craig Calhoun, kitabın fotoğraflarını tanımladığı Cezayir’i Resmetmek’in önsözünde “Ne yeni başlayan birinin tamamen naif enstantane fotoğrafları ne de tam teşekküllü bir sosyolog ve antropologun ürünleri.” diyor.

Genç Bourdieu iyi bir fotoğrafçıydı” diye devam ediyor Calhoun. “Fotoğrafları ilginç, bazen güzel kompozisyonlar sunuyor. Ama Bourdieu neredeyse bir ömür sonra bu fotoğraflara baktığında, kendisini en çok etkileyen fotoğrafların en naif olanlar olduğunu söyledi.” Columbia Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan Bourdieu’yla derinlemesine yapılmış bir röportajı okuyabilirsiniz. Savaşın sarstığı Cezayir’den geçen profesyonel fotoğrafçıların çektiği fotoğraflardan Bourdieu’nun naif fotoğraflarını ayıran şey nedir? “Nadiren rastlantı olanların dışında, sanırım bu toplumun alışılmadık bakış açısını çekmek onlar için kolay değildi” diyor Bourdieu, “Tasarım itibariyle sadece pitoresk olmayan bir görünüm: işyerinde bir dokumacı, kuyudan eve gelen kadınlar.” “En tipik fotoğraf” olarak adlandırdığı motosiklet üzerindeki örtülü bir kadın için “onların da çekebileceği bir fotoğraf” diyor. Ancak, “İkili, çelişkili ve ikircikli tecrübesi” nin zorlayıcı niteliğini almaya devam eden bir kişi,  “Sürekli bir trajedi hissettiğim ama yine de beni güldüren veya gülümseten garip bir ülke, […] Fransa’da anlatmanın ya da aktarmanın çok zor olduğunu düşündüğüm birçok komik şey gördüm.” diyor. “Sadece bir şey ki Avrupalı akademisyenler bunu nadiren kabul ederler, kelimeler değil, fotoğraflar tamamen uyandırır.”

Yazar: Colin Marshall
Çevirmen: Gözlem Küçük
Kaynak: openculture.com

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Tiyatro Oyunculuk Bölümü lisans; Tiyatro Anasanat Dalı yüksek lisans; Masaryk Üniversitesi Theatre and Media Studies bölümü yüksek lisans mezunu. Yarım kalan doktora sürecinde 2 yıl mesleki metin çevirileri yaptı. Akademik hayatı süresince yurt içi ve yut dışı çalışmalar yaptı. Oyunculuk alanında da ödüllere sahip. Tiyatro, sanat tarihi, sanat felsefesi ve güncel olan her şeyle ilgilenmeye çalışıyor.