Paylaşmak güzeldir..

Netflix dizisi Making A Murderer’ı izleyen milyonlarca insan arasındaysanız muhtemelen polis tarafından sorgulaya çekilen 16 yaşındaki zihinsel engelli Brendan Dassey’in sahnelerini zorlukla izlemişsinizdir. Detektif Mark Wiegert’ın, 2005 yılında amcasının fotoğrafçısı Teresa Halbach’ın tecavüzüne yardım ettiğini itiraf edinceye kadar Dassey’e sinsice baskı yaptığını ve görüşlerini değiştirmiş olduğunu gördünüz. O çocuğun odadan çıkabilmek için herhangi bir şey söyleyebileceği çok açıktır.

Bu rahatsız edici sorgulama, aşırı bir örnek olsa da Birleşik Devletler’deki birçok polis departmanında ve birçok uluslararası şirketin güvenlik şubelerinde standart bir çalışma usulüdür. Buradakiler, hatasız bir şekilde gerçek itiraflara ulaşan, adım adım “insan yalan detektörleri” yetiştirmeyi amaçlayan bir proje olan Reid Tekniğini öğreniyorlar. Tabii ki de bunun doğru olamayacağına dair iddialar da var.

Peki bunu nasıl mı biliyorum? Çünkü yetkili bir Reid sorgulayıcısıyım.

Chicago merkezli John E. Reid & Associates şirketi sorgulama işinin Wallmart’ıdır. Şirket, kendi internet sitesine göre, sorgulama üzerine ders kitapları hazırlıyor ve her yıl binlerce kamu ve şirket güvenlik görevlisini eğitiyor. Eski polis ve poligraf uzmanı John E. Reid tarafından 1940’ların sonlarında geliştirilen teknik, vücut dilinin bir kişinin yalan söyleyip söylemediğini gösterdiğine ve aldatmaya eğilimli bir kişinin kaygı belirtileri gösterebileceği varsayımına dayanmaktadır. Bu teknik, psikologlar tarafından onaylanmasa da yıllarca sorgulama eğitiminde altın standart olarak kabul gördü.

Birkaç yıl önce, gazetecilik soruşturmasının bir parçası olarak, eğitime ilk elden şahit olmak için üç günlük bir kursa başladım. Yaşadığım şey, sözde bilim dalında verilmiş bir seminerden daha fazlası gibi gözükmüyordu. Psikologlar tersini savunsa da, eğitmenimiz bir şüphelinin yalan söylediğini anlamak için vücut dilini okumayı öğrenmemiz gerektiği üzerine fazlaca zaman harcadı. Şüphelinin yalan söylediğini tespit ettiğimizde, o izlenime tutunmamız ve cesurca ilerlememiz gerektiğini öğretti. Psikologların “doğrulama önyargıları” olarak adlandırdıkları tekniğin aslında bilinçsizce inancımızı doğrulamak için kanıt aramaya başlamak olduğunu ve bunun da gereksiz olduğunu düşünüyordu. Ayrıca rahatsızlık düzeyinin artmasının reddetme ile nasıl bir ilişki içinde olduğunu ve itiraf etmeyi nasıl daha çekilir kılabileceğimizi öğrendik. Sorulanan insası açık seçik sorulardan ziyade, kaçınılmaz olarak hatıralara yönlendirerek çarpıtılmaya müsait çoktan seçmeli soruların nasıl sorulması gerektiği de öğretildi.

En rahatsız edici şekilde, kanıt hakkında yalan söylemenin yasal olduğunu öğrendik. Bu, doğru olsun ya da olmasın, itirafa götüren bir taktik. Dedektif Wiegert, Brendan’a itiraf atarak sonuca ulaşmıştı: “Bunu senin yaptığını biliyoruz.” Dedektifler, 1988’de ailesi mutfak zemininde bıçaklanmış halde bulunduktan sonra, New York, Long Island’lı bir genç olan Martin Tankleff’i tutukladılar. Polis saatlerce onu sorguya çekse de sonuç alamadı. Sonunda bir hikâye uydurarak istedikleri sonuca ulaştılar. Hikâyeye göre babası ölmeden hemen önce oğlunun katil olduğunu söylemiş. Bu uydurulmuş hikâye Martin Tankleff’in 17 yılına mal oldu.

Bu taktikler etkili bir itirafı beraberinde getirse de, birçok çalışmanın gösterdiği gibi, yanlış itiraflar da ortaya çıkarabiliyor. Ayrıca yetişkinler için zorlayıcı olan bu süreç, çocuklar için çok daha fazlası demek.

Belgeseldeki sorgulamalar sırasında gördüklerimiz şuydu: Dedektif, savunmasız bir genç adama karşı güç kullandı.. Yetkili bir Reid sorgulayıcısı olan Wiegert, Dassey’nin 2007’deki duruşması sırasında bu gerçeği doğruladı. Savcı tarafından güvenilirliğini desteklemesi istediğinde, Reid Şirketi başkanı Joseph Buckley’i çağırdı. Buckley, sorgulama videolarını izledi ve dedektifin ‘uygun bir bakım standardıyla hareket ettiğini ve kabul edilen uygulama standartlarını takip ettiğini’ gösteren bir rapor yazdı.

Adil olmak gerekirse, son yıllarda Buckley, belgeselde resmedilen yüksek baskı içeren taktiklerin, şirketinin kabul ettiği standartları aştığına dair ifade verdi. Ayrıca şirket genç insanları sorgularken daha da dikkatli olunması konusuna dikkat çekiyor. Ancak ben bunu tamamen rahatlatıcı bulmuyorum. Şirketin tekniğinin temelleri değişmedi. Ayrıca Reid şimdi öğrencilerini sorgulamak isteyen okul yöneticileri için seminerler ve çevrimiçi eğitim kursları sunan yeni alanlara da ulaşıyor.

1990’ların başında İngiltere’deki İçişleri Bürosu, birçok sahte itiraf skandalının ardından Reid tarzı suçlamaları reddetti ve bunun yerine bilgilendirici görüşmeler yapma zorunluluğu getirdi. Bu yöntem açık uçlu sorulara ve kişinin duygusal etkisinden ziyade mülakatın içeriğinin nesnel bir analizine dayanıyor. Şimdi tüm Amerikan polis departmanlarının İngiltere’nin yaptığı yeniliği izlemesi gerekiyor. Sözde bilimin cezai soruşturmalarda yeri yok.


Yazar: Douglas Starr

Çeviren: Fırat Çelebi
Kaynak: Aeon 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

 


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

Lisansta Felsefe, Eskiçağ Dilleri ve Kültürlerini tamamladı. Şu anda Felsefe ve Din Bilimleri’nde yüksek lisans öğrencisi. Karşılaştırmalı din felsefesi üzerine çalışmalar yapmakta ve bu uğraştan geriye kalan boş zamanlarında piyano çalar ve bisikletiyle doğayı keşfeder.

Comments are closed.