Düşünbil Portal

Bir İngiliz’in Auschwitz hikayesi

Paylaş

Bir İngiliz’in Auschwitz hikayesi

21 Ocak 1943’te, bir İngiliz, Hollandalı karısı ve iki yaşındaki oğlu, Auschwitz I ile Auschwitz II-Birkenau arasındaki eski tahliye rampası olan “Altejudenrampe” adlı yere geldi. Aile hemen ayrıldı ve tesadüfen, Leon Greenman adlı İngiliz, kamp içinde köle emekçileri olarak seçilen küçük bir erkek grubu arasında yer aldı. Yürümeye başlatılmadan önce, karısı ve oğlu Barny’nin kamyonlara yüklendiğini gördü. Bu, onları son gördüğü andı.

 

Greenmanler için olayların trajik olarak ortaya çıkması Leon’un, ailesinin İngiliz pasaportlarını korumak için Yahudi olmayan bir arkadaşına verdiği zaman başladı. (Yahudi kimlik belgeleriyle yakalanmaktan korkması üzerine, arkadaşına yakması için verdi.) Ve kimliklerini kanıtlamak için bir yol olmadığından, aile tutuklandı.

Leon Greenman

Daha sonra Greenmanler Ekim 1942’de Rotterdam’daki evlerinden alınıp, Hollanda’daki Westerbork kampında hapsedildi. Leon’un başka belgelerle kimliklerini kanıtlamak için yaptığı çaresiz girişimler bir şey ifade etmedi, her ne kadar belgeler kampa ulaşmış olsa da Greenmanler’in yetkililer tarafından görülemeyerek Auschwitz’e sınır dışı edildiği gün geldi.

Leon, Birkenau’da, Auschwitz III-Monowitz’de, ölüm yürüyüşünde ve Buchenwald toplama kampında hayatta kalmaya devam ederken, Else ve Barney Auschwitz’e varışlarından birkaç saat sonra sığınakların 1. ve 2. gaz odalarında öldürülmüştü. (1. ve 2. sığınak olarak bilinen iki geçici gaz odası 1942’de Birkenau şantiyesinin yanında Yahudileri yok etme kampanyasının bir parçası olarak hizmete girdi.)

Hayat nasıl devam edebilir?

Sonuçta Leon hayatta kalmasını şansa borçluydu. Fakat aynı zamanda, bir gün Else ve Barny ile yeniden birleşme umuduyla körüklenen becerikliliği ve kararlılığına inandı. Buchenwald toplama kampından “kurtuluş”undan aylar sonra Leon, eşi ve çocuğuna neler olduğunu ortaya çıkarmak için Hollanda’daki evine döndü.

Rotterdam’dan, 40 yıl boyunca Londra’da bir pazar tüccarı olarak çalışıp hayatını kazanabileceği İngiltere’ye döndü. Çok gerekli olmasına rağmen İngiliz hükümetinin Holocaust’tan kurtulanlara sağlanan Alman kaynaklı tazminat programından Leon’a herhangi bir mali yardım vermeyi reddetmesi nedeniyle zor bir nakil süreciydi.

Leon, Else ve Barney Greenman, Rotterdam, Yaz 1942. Yahudi Müzesi / UCL Holokost Eğitimi Merkezi

Kışkırtıcı Fanatiklik

Leon çalışmadığı zamanlarda, deneyimlerini öğrencilerle, öğretmenlerle ve dinlemeye hazır olanlarla paylaşarak ülkeyi dolaştı. On yıllar boyunca binlerce kişiyle konuştu. Ayrıca, aşırı sağcılığa karşı savaşmak için yüzlerce gösteriye katılmaya ve kışkırtıcı fanatiklikle karşılaştığı yerde savaşmaya söz verdi. Bu iki etkinlik onun “hayatı” haline geldi ve çabaları için 1998’de Kraliyet Subay Ödülüne layık görüldü.

Leon, Kraliyet Subay Ödülünü Kraliçeden alırken 1998. UCL Holokost Eğitim Merkezi

Fakat Leon’un aktivizminin bir bedeli vardı. Evinin pencerelerine atılan tuğlalarla sağın hedefi haline geldi ve posta kutusuna gönderilen mektuplardan nefret etti. Yerel konseyden olduğu söylenen ancak Holocaust inkarcıları tarafından yazılmış sahte bir mektup, kamp üniformasını giyinip evini müzeye çevirmesini önerdi.

Bu ve bunun gibi deneyimler, Leon’un tam anlamıyla içine kapanmasına neden oldu. Pencerelerine metal panjurlar taktı ve evinin üst katında yaşamak için kendini sınırladı. Her gün geri dönmek için, “Sağ kalmaktan Sağ Kurtulma”yla ve yalnız olma tecritiyle boğuşmak için oradaydı. Bununla birlikte Leon, ulaşılamaz bir azimle ve cesaretle çalışmalarını okullarda ve ziyaretçilerle Londra’daki Yahudi Müzesi’nde sürdürdü.

Geçmişle Uzlaşmak

Leon’un 2008 yılında 97 yaşında ölümü ona yaraşır bir şekilde medyada övgülerle, yerel bir anıtla ve ayinlerle dikkat çekti. Ancak on yıl boyunca Leon, Britanya Ulusal Holocaust Bilincindeki tartışmasız olarak bulunması gereken yerini alamadı. Savaş zamanı deneyimleri, Holocaust’un karmaşıklıkları ve olasılıkları vurgulandığında, savaş sonrası hikayesi günümüz İngiltere’siyle ilgili önemli sorular ortaya çıkartıyor. Bu sorular ortadan kalkmadı,  ırkçılık ve antisemitizm yükseldiği için aksine daha da önem kazandı.

Leon’un Hikayesi:

https://youtu.be/5HTBqLgXjDY

Bugün, Leon’un hikayesi ve hikayesinin Holocaust ve kalıntıları hakkındaki düşüncelerimize meydan okuma gücü, UCL Holocaust Eğitim Merkezi çalışmalarında yaşıyor. Leon öğretmenler için araştırmaya dayalı mesleki gelişim programımızdaki araştırmacılarımıza, öğretmenlere sınıftaki deneyimlerini kullanma araçlarını veren altın bir iplik gibi işliyor. Bu, öğrencilerin daha sonra tarihsel bilgi, anlayış ve konuyla ilgili eleştirel düşünce sistemlerini geliştirmelerini sağlıyor.

Hayatta kalanlar Holocoust’u nasıl hatırladıkları ve nasıl öğretecekleri konusunda sorular ortaya attığında, bu yenilikçi ve güçlü bir yaklaşım olacaktır. Çünkü bu, Leon ve onun gibi diğerleri aracılığıyla, tarihin yol açtığı acıyan çağrışımlarla yüzleşmek ve geçmişle uzlaşmanın gerçekten mümkün olup olmadığını değerlendirmek için bizi zorlayacaktır. Leon’un sesinin bize söyleyecek çok şeyi var, fakat eğer gerçekten dinlemeye hazırsak.

Yazar: Andy PEARCE
Çevirmen: Gözlem KÜÇÜK
Kaynak: The Conversation 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaş
Exit mobile version