Düşünbil Portal

Ölümsüzler: Mitlerin ve efsanelerin devamı

İllüstrasyon Leonard De Selva, Corbis

Paylaş

Muhtemelen en eski ölümsüz efsanevi karakter Mezopotamya’lı Gılgamış. Sıradan bir insan olmasına rağmen bir türlü ölemediğine inanılıyordu. Fakat mitoloji kaynaklarına göre ölümsüzler her zaman var olmuştur. Yani Gılgamış tarihin ölümsüz tanıklarından biri olarak görülebilir

İki Ömür, İki Farklı Kişilik

Enkidu’nun hikayesinde, yeni doğan Enkidu’nun yanına dokuz ölümsüz kadın gelir. Bu dokuz kadın çocuğun hayatı ve kaderiyle ilgili kehanetlerde bulunur. İlk sekiz iyimser kehanetin ardından sonuncusu –en genç ve en bilgesi- Enkidu’nun iki farklı hayatı olduğunu söyler; biri hatalar yapacağı ama kendisine ait bir hayat, öteki ise kahine ait ama erdemli bir hayat.

Dahası kahin, ikinci hayatında onu büyük bir ödül beklediğini söyler. Ve haklıdır da. İlk hayatında, diğer kahinlerin söylediği gibi güçlü, özgür ve bilge olmasına rağmen Enkidu birçok hata yapar ve hem krallığını hem de kendi hayatını rezil eder. Krallığının çöküşü sırasında Enkidu da ölüm döşeğindedir. İki hayatı olacağını tahmin eden bilge kahinden af diler. O anda birden kahin belirir ve zamanı geriye, Enkidu’nun gençliğine getirir. İkinci hayatında Enkidu erdem içinde yaşar. Ninsun’la evlenir ve kahinin söylediği büyük ödül olan Gılgamış doğar.

800px-relief_ninsun_louvre_ao2761
Karun’un Dileği

Karun Etrüsk kültüründen bir ölümsüz. Cehenneme gidip dönmesiyle ve ölümsüz olmaktan duyduğu rahatsızlıkla biliniyor. Ölmeyi isteyen çok az ölümsüzden biri. Mitolojide, cehenneme gidip geri gelebilenler, hayatı ölmeden terk edip geri döndükleri için ölümsüz kabul ediliyorlar. Mitolojik tanrılar da ölümsüzler. Bazıları ise tanrıların, insan kılığına girmiş ölümsüzler olduklarına inandı. Slav tanrısı Veles ölümsüz olduğu ama gerçek bir tanrı olmadığı kabul görmüştür.



Vampirler, Kurt Adamlar ve Kilise

Ölümsüz mitolojik varlıklardan biri de vampirler. Asıl ölümsüzlerin, kendilerini gizlemek adına vampirleri yarattıklarına dair bir teori var. Taulreus, Gheestelycke Sermoonen adlı kitabında buna değiniyor. Vampirler, kurt adamlar gibi mitolojik karakterlerin ve korkunç tasvirlerinin sebebinin, dikkati insan kılığına girmiş ölümsüzlerin üstünden almak olduğu iddia ediliyor.

Geçmişte Vatikan, beden bulmuş ölümsüzlük fikrini içeren tüm kitapları yakmayı denedi. Dahası, ölümsüzlük iksiri yapmakta kullanılan Felsefe Taşı’nı bulmaya çalıştıkları için simyacılar idam edildi.


Diğer Efsaneler

Gheestelycke Sermoonen’de asker bandosuna katılan genç bir asker anlatılır. Genç adam, savaşta komutanının öldürüldüğünü görür. Ölmeden önce komutan, yerini gence bırakır. Genç asker yıllar sonra emekli olup Mısır yakınlarında bir şehre yerleşir.

Çarşıya giderken bir gün, artık yaşlı bir adam olan askerimiz, ölü sandığı komutanıyla karşılaşır. Komutan oldukça canlı duruyordur ve eski halinden hiçbir farkı yoktur. Yaşlı adam eski komutanına ölümsüz olup olmadığını sorar. Ölümsüz adam kimliğini itiraf eder ve amacına ulaştığını söyler.

Çok bilinen bir başka ölümsüz ise Saint Germain Kontu’dur, fakat tarihte oldukça ileri bir dönemde anılır. Yakın tarihteki bir başka ölümsüz ise, Felsefe Taşı’nı bulup ölümsüzlük iksirini yaptığına inanılan Nicolas Flammel.

Birçok efsanede ve mitte ölümsüzlerden söz edilir. Ayrıca birçok farklı ölümsüz türü var. Bazılarının ölümsüz doğduğuna inanılıyor, bazılarının ise Felsefe Taşı’nı bulan simyacılar olduğu söyleniyor. Bu hikayeler ne kadar doğru? Belki de bu hikayeler, gerçek ölümsüzler tarafından kendilerini gizlemek amacıyla yaratıldı. Cevabı asla bilemeyeceğiz.

Yazar: Valda Roric
Çevirmen: Şebnem Ertan

Kaynak: Ancient Origins 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaş
Exit mobile version