Uluslararası Bilim İnsanları Tarafından Yürütülen Araştırma Ten Renkleri Arasındaki Farklılığın Temelini Oluşturan Genetik Kökenleri Aydınlattı

Bilim insanları tarafından yapılan çarpıcı çalışmada insanlar arasındaki ten rengi farklarının temelinde yatan genetik yapılar incelendi. Araştırmayı yapan bilim insanları Avrupa’da açık ten rengine sahip insanların gen yapılarının Afrika’dan kaynaklandığını buldular.

Çok uzun yıllar boyunca, insanlar türleri ten renklerine göre gruplara ayırdı. Bir insanın yüzünün renk tonu diğer insanların o insan hakkında düşüncelerini etkiledi. O insanın nerede yaşayacağını, ne kadar para kazanabileceğini ve en önemlisi de kendini temsil etmek için bir politik güce sahip olup olamayacağını belirledi. Tarih boyunca, ten renginden ortaya çıkan ırksal bölünmeler savaşlara ve şiddete yol açtı.

Bilim insanlarının bizlere yıllarca ırk ayrımının insanların kafalarında icat ettiği bir algı olduğunu, aslında farklı renk tonlarına sahip olan insanların genetik yapılarında gerçek farklılıklar olmadığını anlatmalarına rağmen, bu algı insanlığın çoğunluğunun kendilerinden ayrı cilt renklerine sahip olan insanların birbirinden farklı olduğuna olan inanışını koruduğu için uzunca bir süre yıkılamadı.

Fakat, uluslararası araştırmacıların Science dergisinde yayımladığı bu çığır açan çalışma, insanların kafasındaki ırk konseptinin biyolojik bir konsept olduğu algısına son verebilir hatta bu algıyı yerle yeksan edebilir. Araştırmayı yürüten bilim insanları açık ten renklerinin ne sadece Avrupalılara ait olduğunu ne de Avrupa’dan kaynaklandığını ortaya çıkararak, cilt renginin ırk ayrımında bir etken olduğu düşüncesini reddetti ve cilt renginin sadece dış görünüşle alakalı olduğunu gösterdi.

Güney Afrika’da yaşayan San insanları Afrika’da yaşayan diğer çoğu insanlarda daha açık ten rengnine sahip.

Bilim insanları Güney Sudan’daki koyu ten rengine sahip olan Dinka insanlarından daha açık ten rengine sahip olan Güney Afrika’daki San insanlarının ten renklerine kadar, Afrika kıtasında binlerce kişinin ten renklerinin genetik kökenlerini inceledi. Science dergisinde araştırmaya ek olarak yayımlanan diğer bir haber, araştırma takımının 2000’den fazla bireyin ciltlerinin ışığa ne kadar tepki verdiğini ışık ölçerle ölçtüğünü açıkladı. Dergide araştırmacıların ölçümlere ek olarak deneklerden genetik araştırmalar için kan örnekleri topladığı da belirtildi.

Afrikalı insanlar üzerinde yapılan bu araştırma büyük bir öneme sahip çünkü daha önce ırkı belirleyen genetik yapının neler olduğu konusunda yapılan araştırmaların büyük bir kısmı Avrupalı insanlar üzerinde yapılmıştı ve sadece Avrupalılar üzerinde yapılan geçmişteki araştırmalar ırk ve genetik bağlantısının yetersiz ve yanlış algılanmasına sebep oluyordu.

Yazışmayı yaptığımız yazar ve aynı zamanda Pensilvanya Üniversitesi’nde genetik ve biyoloji dalında profesör olan Sarah Tishkoff, genetik araştırma yapan bilim insanlarının öncelikle ve genellikle Avrupa nüfusu üzerinde yoğunlaşmasının, araştırmacıların çoğunluğunun düştüğü bir yanılgı olduğunu bize yolladığı mailde belirtiyor. Ve Sarah “Bu yanlış yoğunlaşma, bizim cilt rengi gibi kişisel özellikleri belirleyen ve insanların ne kadar hastalık riski taşıdığını anlamamızı sağlayan genetik faktörler hakkında yanılmamıza yol açıyor” diyor. Özellikle, yalnızca Avrupalıların üzerinde yapılan araştırmalar bizim tanımladığımız cilt rengiyle ilgili olan değişkenlerin çoğunu gözden kaçırıyor.     

Kıdemli araştırmacı bilim insanı Alessia Ranciaro, genellikle fazlasıyla koyu cilt rengine sahip olan Nilo-Saharan etnik grubundan olan bir insanın cildinin güneşe  ne derecede tepki verdiğini ölçüyor.

Tishkoff “Araştırmamızdan önce açık ve koyu ten renkleriyle ilişkili olan değişkenlerin Afrika’da da yaygın ve çok eski olduğu bilinmiyordu” diyor. Ayrıca Sarah “Araştırmamız gösterdi ki koyu ve açık cilt tüm insanlarda evrim geçiriyor” sözlerini söylüyor. (Araştırmamızdan önce neden yalnızca Avrupalıların açık ten rengine sahip olduğu üzerine çalışmalar yapılıyordu). Sarah son olarak yaptıkları araştırmanın cilt renklerindeki değişimin evrensel tarihini değiştirdiğini vurguluyor.

Bilim insanları, insan cildinin dört bölgesinden deri rengini etkileyen sekiz genetik varyasyonu tanımladılar. Yaklaşık 1.600 kişiden alınan genetik bilgileri kullanarak, 4 milyondan fazla tek nükleotid polimorfizmini incediler. Bu araştırmaların sonucunda  Avrupalıların açık cilt rengine sahip olmasına neden olan gen varyasyonlarının Afrika’da ortaya çıktığını bulundu. – Nükleotid poliformizm: G, A, T ve C harfleriyle temsil edilen proteinlerden oluşan tanıdık DNA kodunun bir “harf” ile farklılık gösterebileceği yerler-

Cilt rengi genlerinin her yerde bulunan yapısı ve binlerce yıldır süren varlığı, ırksal bölünmelerin biyolojik bir bakış açısından oldukça anlamsız görünmesini sağlar. Tishkoff New York Times’la yaptığı röpörtajda, çalışmanın “biyolojik bir ırk kavramını yok ettiğini” söyledi. HowStuffWorks’e gönderdiği e-postasında ise çalışmanın ne gibi potaniyel etkileri olabileceğini ele aldı.

Güney Sudan’a yakın bir bölgede yaşayan Dinka etnik grubu da diğer etnik gruplarla kıyaslandığında daha koyu bir pigmentasyona sahiptir.

“Bence bu çalışma, bir ırkın genetik kriterlere göre tanımlanamayacağını göstererek, birçok genetikçi ve sosyologun zaten bildiği şeyleri güçlendiriyor. Sarah “Geçmişte bu konuda malesef birçok kötü olay yaşandı. Fakat artık bu yeni varsayımın temel alınarak,bizim yaptığımız çalışma ve yapılacak olan diğer çalışmaların da yardımıyla genetik olarak tanımlanmış ırksal grup kavramının ortadan kalkacağını ümit ediyorum.” diyor.

Dünya üzerindeki popülasyonlar arasında paylaşılan genetik varyantlar nedeniyle, bu ortaya çıkan yeni veriler insan evrimine de ışık tutuyor ve Afrika’nın güney kıyısından Asya’ya daha sonra da diğer bölgelere yayılan modern tarihin ilk büyük göçleri düşüncesini destekliyor.

Tishkoff çalışmayı daha ileri seviyelere taşımayı ve cilt rengini oluşturan genetik kökenler hakkında cevaplanmayan sorulara yanıt bulmayı umuyor. Bizlere aktardığı son sözlerinde de ileride bu alanda yapmak istediklerini şöyle anlatıyor: “Bu genetik varyasyonların cilt pigmentasyonunu nasıl etkilediğini daha iyi anlamak istiyoruz. Araştırmamızın ardından cilt pigmentasyon bozukluklarını ve melanom riskini daha iyi anladık. Aynı zamanda, etnik olarak çeşitli Afrika toplumlarında hastalık riskini etkileyen genetik ve çevresel faktörlerin yanı sıra, diğer koşullara adapte olabilen tür özelliklerinin genetik temelini de inceliyoruz.”

Yazan: Patrick J. Kiger
Çeviren: Doğukan Dizman
Kaynak: science.howstuffworks

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.