Yer çekimi, çocukluğumuzdan beri deneyimlediğimiz bir kavram. Bir maddeyi belli bir yükseklikten bırakırsınız ve yere düşer. Ayrıca, fizikçilerin yer çekimi tanımları birbiriyle tutarlıdır. Einstein’in 1915’teki “Genel Görelilik Teorisi”ne göre yer çekimi, ana dört temel kuvvetten ya da doğanın “etkileşimler”inde biri olarak kabul edilir ve işleyişi bu teoriyle açıklanmıştır.

Fakat, Amsterdam Üniversitesi ve Delta Teorik Fizik Enstitüsü’nden, sicim teorisinde uzman Profesör Erik Verlinde’ye göre yerçekimi, her zaman var olmadığı için doğanın temel kuvvetlerinden biri değil. Profesör Verlinde’nin iddiasına göre yer çekimi, uzay zamanın yapısındaki bilginin mikroskobik bitlerindeki değişimlerinin sonucunda “ortaya çıkar.”

Profesör Verline, 2010 yılındaki Newton kanunlarını eleştirdiği makalesinde bu çığır açan teorisinden bahsederek, yerçekimini “maddi yoğunlukların pozisyonlarıyla ilgili bilgilerin değişiminden ortaya çıkan entropik bir kuvvet” olarak tanımladı. Makalesinde, herkesçe bilinen şekliyle “yerçekimi bir illüzyondur” ifadesini kullandı ve bu ifadeyi daha da ayrıntılandırdı:

Dahası da var. “Ortaya Çıkan Yerçekimi ve Karanlık Evren” (Emergent Gravity and the Dark Universe) adlı makalesinin devamını yakın zamanda yayınlamış olan Hollandalı profesör, bu makalesinde karanlık maddenin var olmadığını savunuyor. Karanlık madde,  teorik olarak evrenin %95’ini oluşturan ve karanlık enerjiye sahip olduğu düşünülen fakat henüz keşfedilememiş gizemli bir maddedir. Karanlık maddenin tek başına, evrenin kütle enerjisinin yaklaşık %27’sini oluşturduğu düşünülmektedir.

Direk olarak keşfedilmemiş bir kuvvete fazlasıyla önem verilmesi bilimsel açıdan rahatsız edici bir durumdur.  Kara maddenin varlığı sadece yerçekimi efektleriyle kanıtlanabiliyor. İlginç bir şekilde, kara maddenin varlığına dair ilk iddia, başka bir Hollandalı bilim adamı olan gökbilimci Jacobus Kapteyn tarafından 1922 yılında ortaya atıldı.

Karanlık maddenin varlığı, dış uzaydaki yıldızların teoriye göre neden daha hızlı döndüğünü açıklamak için kullanılıyor. Bu noktada, Profesör Verlinde, yerçekiminin bizim düşündüğümüzden daha farklı işlediğini ve karanlık madde konseptinin yaratılmasının yersiz olduğunu iddia ediyor. Ayrıca, Profesör Verlinde, yeni teorisinin yardımıyla dış uzaydaki yıldızların hızını ve bu yıldızların “aşırı yerçekimi kuvvetleri”ni tahmin ediyor:

“Yeni yerçekimi görüşünün, yapılan gözlemlerle uyumlu olduğuna dair kanıtlara sahibiz. Geniş ölçeklerde, yerçekiminin, Einstein’nın teorisine uygun olarak davranmadığı görülüyor.”

Profesör Verlinde’nin çalışmasının önemli sonuçlarından biri, bizi genel görelilik kuramı ile kuantum fiziğini bağdaştırmaya itmesidir. Profesör Verlinde’nin bu konudaki açıklaması şu şekilde:

Benim gibi çoğu teorik fizikçi bu teorinin yeniden gözden geçirilmesi üzerine çalışır. Son zamanlarda bu konuda, bazı büyük ilerlemeler kaydedildi. Belki de uzay, zaman ve yer çekiminin doğası hakkında görüşlerimizi tamamıyla değiştirecek yeni bir bilimsel devrimin eşiğindeyizdir.

Çevirmen: Cansu Balku
Yazar: Paul Ratner
Kaynak: bigthink.com

Please complete the required fields.