Felsefe okumaya nasıl başlarız? Raftan bir kitap alıp sayfalarını karıştırırken mantıklı ve işe yarar olanı tesadüfen seçebilir miyiz?

Meşhur ve “önemli” bir çalışma bulursan incelemeye başla; önsözü, çevirmenin tanıtımını ve benzeri bölümleri oku.

Kitaba başladığımız andan itibaren kitap hakkında çok az şey bildiğimizi ne kadar da erken fark ederiz. 

Dipnotlarda, açıklamalarda, yorum bölümlerinde, Wikipedia maddelerinde ve benzeri bölümlerde kendimizi kaybedip amaçsızca dolaştığımızda, ne yazık ki önemli bir kitap okunmamış olarak kalıyor…

Otodidakt, yani kendi kendini eğiten kişi, olan bir çok insan için, bu iki ekstrem nokta arasında işe yarar çeşitli yaklaşımlar vardır. Veribilimci Grant Louis Oliveira, “fikirlerini titizlikle araştırmak” için kendi kılavuzluğunu yapmaya karar verdi ve dürüst bir şekilde işe koyuldu: “Felsefe dünyasını biraz anlaşılmaz buluyorum.” 

Bazılarımızın bir çizelge ya da okuma listesi oluşturabileceği yerde, Oliveira kendi kılavuzluğunu yapmak için “felsefe tarihini” bir sosyal ağ görselleştirmesi olarak ortaya koydu.

“Hayal ettiğim, bir zaman tüneli içinde düzenlenmiş bir ağaç gibi bir şey,” diyerek projeyi anlatan Oliveria şöyle devam ediyor: “Daha etkili filozoflar daha büyük bağlantı noktasına sahip olacak ve bağlantı noktaları arasındaki çizgilerin boyutu, etkinin gücüyle değişecek.”

Philosopher’s Web adındaki bu proje, fiber-optik bir kablodaki ince teller gibi bir araya getirilmiş, etkileyici sayıya sahip bir koleksiyon sunuyor. Her mavi nokta bir filozofu temsil ediyor ve noktalar arasındaki ince gri çizgiler, etkilenim çizgisini temsil ediyor.

Projede yer alan bilgiler akademik çalışmalardan değil, Oliveira’nın etkileyen ve etkilenen bağlantıların ağını oluşturmak için kullandığı Wikipedia’nın benzeri olan Dbpedia’dan geliyor.

Yakınlaştırıp etrafına tıkladığınızda, farklı görünümlere erişebilecek; ayrıca noktalar ile çizgilerin deniz anemonunun kolları gibi dalgalandığını görebileceksiniz. Oliveria bu süreci şöyle anlatıyor: “Daha etkili filozoflar, daha kalın ve daha fazla çizgi ile gösteriliyor. Temsil ettiği filozofu görmek için bu noktalardan birine tıklayabilirsiniz. Tıklar ve basılı tutarsanız, etkilediği ve etkilendiği filozofların listesini görebilirsiniz. Her satırın sonunda etki ilişkisinin yönünü belirtmek için bir ok var.” (Ayrıca, Oliveria’nın bağlantı ağı sitesi sadece erkeklerden oluşmuyor.)

Projenin internet sitesi ve Daily Nous adlı site daha fazla nüans ve açıklamayla konuyu detaylandırılmış. İlk bakışta Philozopher’s Web biraz anlaşılmaz ve karışık gelse de; onu kullandıkça içerdiği çalışmalara kolayca erişebilirsiniz. Mavi noktaların birine basılı tutun. Basılı tutulan noktanın kendi küçük kümesine doğru genişlediğini, aynı zamanda merkezdeki figürün etrafında dolaşan bağlantılar kümesi oluşturduğunu göreceksiniz. “Odaklanma” (focus) sekmesini açtığınızdaysa ikincil ilişkilere sahip filozoflara erişebilirsiniz.

Etki çizgilerinin üzerine tıkladığınızda “etki puanı”nı görebilirsiniz. Ayarlar sekmesinin altındaki “Filtreler” kısmına tıkladığınızda ise haritanın kapsamını geçmiş dönemlere doğru daraltmanıza veya genişletmenize olanak tanıyan bir dizi filtre bulabilirsiniz.

Filozoflara ek olarak, bu site yazarları, gazetecileri, köşe yazarlarını ve Ayaan Hirsi Ali, Paul Krugman gibi popüler aydınları da içinde barındırıyor. Ayrıca mavi noktalar ile belirtilmiş olan sayısız toplumsal hareketleri ve düşünce okullarını da sitede bulabilirsiniz. Örneğin; “İsyancı Anarşizm” düşüncesinin büyük isimlerini bilmek ister misiniz? Noktaya tıklayın ve özgüllük düzeyinizi seçin.

Ancak yaklaşımın hemen göze çarpan zayıflıkları da var. Felsefeyle yeni tanışanlar için tarihsel ve entelüktüel bağlamın dışarısında olan alışılmadık isimler ne kadar iyi olabilir? Ayrıca Oliveira yabancı karakterler ve tercüme yazılımı ile alakalı problemlerin de altını çiziyor. (Slavoj Žižek’in yukarıdaki başlığında da görebileceğiniz gibi.)

Philospher’s Web’in kullanıcı sayısı arttıkça, kullanılabilirliği de artacaktır. “Umarım, sitedeki kaynaklardan ve Google arama motorundan edinilen bilgilerle birlikte filozoflara ve onların düşünce sistemlerine hakim olabilirsiniz,” diyerek sözlerini tamamlayan Oliviera’ya göre; filozoflar arasında oluşan bağları görselleştirmek, ait oldukları toplulukları ve düşüncelerinin sürekliliğini bize gösterecek; ayrıca her küme arasında dayanak noktası oluşturmak için birkaç tanıdık ismin olması işimizi kolaylaştıracaktır.

Sonuç olarak, Philosopher’s Web bilim dalı haritası oluşturmayı amaçlayan diğer benzer görselleştirmelerin yanındaki yerini alıyor.

Eğer yaklaşımı biraz kısır ve şematik bulursanız, bir kaç saat önce elinizden bıraktığınız kitaplar hala bıraktığınız yerdeler…


Çeviren: Cavit Karakuzu
Kaynak: Open Culture

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.