“Bize katılmak istemez misin?” Geçenlerde bir iki tanıdığım, gece yarısı, neredeyse bomboş bir kafede tek başlarına otururlarken bana böyle sordular. “Hayır, istemem.” dedim. (1)

 

Odanızdan çıkmanız gerekmiyor. Masanızda oturmaya devam edin ve dinleyin. Hatta dinlemeyin bile, sadece bekleyin; sessiz, sakin ve yalnız kalın. (2)

 

Gereğinden fazla insan ilişkisi size iyi gelmez. (3)

 

Her şeyi unut. Pencereyi aç. Odanı temizle. İzin ver rüzgâr içeri girsin. Baktığın şey sadece bir boşluk, her köşede bir şey arıyorsun ama bulamıyorsun, bulamadığınız kendinizdir. (4)

 

Kapasitenizi insanlarla zaman geçirmek ve konuşmak yerine tamamen kendinize dönmek ve kendini düşünmek için kullanın. Aslında birilerine yetiştirecek hiçbir sözünüz yok. (5)

 

Duygusal olarak etkilenmeyecek noktaya gelene kadar, kendinizi diğerlerine kapatın. Bundan dolayı bırakın herkes size düşman olsun. Bir süre kimseyle konuşmayın. (6)

 

Kendinle bile neredeyse hiçbir ortak yanın olmasın ve bir köşede sessiz sedasız oturun, nefes alabildiğiniz için mutlu olun, nefesi bu memnunlukla kullanın. (7)

 

Kimsenin nerede olduğunuzu bilmemesinin tadını çıkarın bir süre. Keşke bunu hep devam ettirebilseniz! (8)

 

Bir yerden sonra geriye dönüşün olmadığını fark etmeniz asıl ulaşılması gereken noktadır. (9)

 

İnsan ile dünya arasındaki oynana bir oyun varsa, bahsinizi dünya üzerinden kullan. (10)

 

Kaynakça

1 The Diaries 1910-1923

2 The Blue Octavo Notebooks

3 Letters to Felice, yazar tarafından biraz değiştirilmiştir.

4 The Diaries 1910-1923

5 The Diaries 1910-1923, yazar tarafından biraz değiştirilmiştir.

6 The Diaries 1910-1923, yazar tarafından biraz değiştirilmiştir.

7 The Diaries 1910-1923, yazar tarafından biraz değiştirilmiştir.

8 Letters to Felice, yazar tarafından biraz değiştirilmiştir.

9 The Blue Octavo Notebooks

10 The Blue Octavo Notebooks

©® Düşünbil (2020)

Yazar: Scott Stein
Çevirmen: Lara Şahin
Çeviri Editörü: Elif Arslan
Kaynak: mcsweeneys.net

Please complete the required fields.