Dönüşüm semptomu (Konversiyon belirtisi)* şeklinde ifade edilmeye mecbur olan fantazileştirilmiş kaygı, “hadım edilme (kastrasyon) kaygısı” denilen dayanılmaz kaygıdır.

Histeriğin psişik yaşamı, erkek çocuğun gözlerinde başlayan, hadım edilmiş Ötekinin cinsel deliğine dokunmasıyla devam eden ve çocuğun kendi fallusuna doğru geri dönüşüyle sonuçlanan bu görsel fantazi (düşlem) etrafında şekillenmektedir. Çocuğun bakışı hem haz hem de korku anlamı taşımaktadır; yani, annesinde olan eksikliği fark ettiği zamanki görsel merakın hazzı ve bu eksiklik annesinin başına gelmişse, kendisinin de başına gelebileceği, yani hadım edilebileceği sonucunu çıkardığı zamanki korku. Erkek çocuğun histerik fantazisinin baskın duygulanımı olan bu korkuya psikanalizde hadım edilme kaygısı denilmektedir. Doğrusu, hadım edilirken ortaya çıkacak acıya değil, bunun tehdidini algılamanın korkusuna işaret etmesinden ötürü, böylesi bir kaygıya hadım edilme tehdidi karşısında duyulan kaygı denilmelidir. Hadım edilme kaygısı, gerçekten hadım edilmenin korkusu değil, görsel olarak algılanan hadım edilme tehdidinin korkusu anlamına gelmektedir. Histerinin bu fantazi senaryosunda gerçekten hadım olan tek kişi annedir; hadım edilme her zaman öteki ile ilgilidir.

Hadım Edilme Kaygısı Bilinçdışıdır

Hadım edilme kaygısının bilinçdışı doğasına dair başka bir gözlem de şudur: Psikanalist bu ifadeyi kullandığında, bunu kabuslar, karabasan ve benzeri korkulara sahip çocuklarda gözlemlediğimiz kaygıyla karıştırmamamız gerektiğidir. Edimsel yaşantıdaki kaygı ve çocuğun korku biçiminde deneyimlediği kaygıda görülen böylesi rahatsızlıklar yalnızca, doğası gereği fantazide bulunan bilinçdışı hadım edilme kaygısına karşı egonun görünmez mücadelesinin klinik açıklamalarıdır. Dolayısıyla, adına korku dediğimiz bilinçli deneyimlenen kaygı, bastırmanın görünürdeki işaretçisidir. Bir başka deyişle, hadım edilme kaygısı dediğimiz şey, bilinçli olarak deneyimlenmeyen fantazmatik kaygıya karşı geliştirilen ego savunmasıdır. Tabii ki (buraya kadar anlattığım Freudyen kurama göre) bilinçdışı hadım edilme kaygısı, sadece bu korkuların değil, tüm nevrotik olguların kaynağıdır.

Terminoloji konusunda daha titiz olmak istiyorum. Bu noktada, bilinçdışı, bastırılmış ve histerik egonun dönüştürmesi istenilen dayanılmaz şeyi adlandırmak için kullandığım çeşitli ifadeleri bir araya getirmem faydalı olabilir. Şimdiye kadar yalnızca bilinçdışı hadım edilme kaygısından bahsettim. Bilinçdışı şeyi başlangıçta, travma teorisi bağlamında, bilinçdışı temsilin aşırı yükü olarak adlandırmıştım. Akılda tutulması gereken şeyse; dönüştürülen bilinçdışı şeyin, travma teorisi açısından enerjik aşırı yük, fantazi kuramı açısındansa hadım edilme kaygısı olduğudur. Dayanılmaz hadım edilme kaygısı ve dayanılmaz haz arasındaki farkı açıklamak için bir noktanın daha belirtilmesi gerekiyor. Hadım edilme kaygısı, vücudun belirli bir parçasının, yani fallusun hadım edilmesi tehdidine ilişkin yükselen kaygıdır. Dayanılmaz haz ise tüm varlığın bütünlüğünü tehdit eden sınırsız hazza karşı duyulan korku ve reddediştir. Bu durumda ya fallusumu riske atma fikri yüzünden kaygılıyımdır ya da ensest arzumu gerçekleştirdiğim takdirde varlığımı kaybedecek olmaktan korkuyorumdur.

Notlar: 

*Günümüzde psikolojik bozuklukları tanımlamada kullanılan DSM (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) ile tanımlanan konveksiyon bozukları, psikanalizde önemli bir yer işgal eden histerinin yeniden tanımlanmış halidir. Bu rahatsızlıkta görülen konveksiyon belirtileri, kaygı uyandıran bir bilinçdışı çatışmanın -hiçbir organik neden olmaksızın- fizyolojik bir rahatsızlığa “dönüşmesi” sonucu oluşur. Örneğin, ortopedik ve nörolojik tüm tetkikleri normal görülen bir hasta, eğer bacaklarını hareket ettiremiyor ve hissetmiyorsa bunu bir konveksiyon belirtisi olarak değerlendirebiliriz. Bu metinde konveksiyon belirtisi, psikanalizde yaygın kullanılan semptom kelimesini korumak için dönüşüm semptomu olarak ifade edilmiştir. (Ed.n.)

©® Düşünbil (2020)

Yazar: Juan-David Nasio
Çeviren: Salim Dın
Çeviri Editörü: Cemre Yılmaz
Kaynak: Nasio, J.-D. “Fantasied anxiety destined to be expressed in a conversion symptom is the unbearable anxiety called ‘castration anxiety’”, Hysteria from Freud to Lacan: The Splendid Child of Psychoanalysis (İng. Çev. Susan Fairfield) içinde ss.40-41.

Please complete the required fields.