Her olaya uygun felsefi bir söz vardır, şimdiye uyanlarsa daha çok Stoik felsefeye yatkın gibi.

Seneca, dinginlik duası adı verilen “Tanrım, değiştiremeyeceklerimi kabullenmem için huzur, değiştirebileceklerimi değiştirmem için cesaret ve ikisi arasındaki farkı anlamam için de akıl ihsan et.” sözünün yankılarını taşıyan bir aforizmasında “irade gücünüzü aşan şeyler için endişelenmeyi bırakın” demiştir.

Koronavirüs pandemisiyle beraber ortaya önemli politik, etik ve varoluşsal sorular çıktı. Peki, böyle zor bir zamanda filozofların nasıl bir yardımı dokunabilir?

The Irish Times, bu haftanın “Akıl-almaz” isimli köşesinde bu soruyu, birkaç etkin düşünüre yöneltti.

Charlotte Blease

Philosophy Ireland’ın [1] kurucu ortağı, Harvard Tıp Fakültesi’nin Boston’daki eğitim hastanesi olan Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi’nde disiplinlerarası araştırma görevlisi

“Pandemi paniği ile korkusu arasında, olay yerinde felsefe doktorlarının eksikliğini kınayan az sayıda insan olduğunu söylemek yanlış olmaz. Üstelik kendini soyutlama konusunda tüm sosyal gruplar arasında en pratik olan, muhtemelen filozoflardır.

Tüm pratik konulara abartılı bir şekilde burun kıvırmaya eğilimli olan akademik filozoflar, kronik olarak dünyevilikten uzak olma konusunda –haklı olarak– ün kazanmıştır. Felsefeye gelince, Covid-19 krizindeki uygulamaları ve bu süreçte alınan kararları felsefe, görünmez bir böcek gibi istila edip sinsice etkilemiştir bile. Onlardan bazıları şunlardır:

Sınırlı tıbbi kaynaklarla kimleri ve neden kurtarıyoruz? Sağlık örgütlerinin klinisyenlere, klinisyenlerin de ailelerine karşı sorumlulukları nelerdir? Maddi yardımı nasıl paylaştırmalıyız? Bu işin uzmanı kim ve neden? Yeni virüsün modellenmesinde neler kanıt oluşturur? Elektronik aletlerden alınan kişisel verilerle pandeminin izini sürmek makul müdür?

Felsefe doktorları tedavi öneremez. Kanıtlarla ve gerçek dünyayla çift taraflı bir ilişki içinde olmak, felsefe için idealdir. Ayrıca felsefe, tırnak içi alıntıları olmadan anılmaktan çekinir. Bir parça felsefe; sağlık personelleri, bilim insanları ve devlet memurlarından oluşan ekiplerimizi düşüncesizce alınan siyasi, kişisel ve sağlık hizmetleriyle ilgili kararlardan muaf edebilir. Felsefe, bu kapsamda büyük bir fark yaratabilir.”

Vittorio Bufacchi

Cork Üniversitesi, Felsefe bölümü

“Sosyal epistemolojide Covid-19 krizi ile ilgili uzmanlara, delillere ve güvene dair önemli tartışmalar var: Alan dışı insanlar, uzmanların beyanlarını nasıl değerlendirmeli? İki veya daha fazla rakip uzmandan en güvenilir olana nasıl karar verilmeli?

Uzmanlara duyduğumuz, ikinci seviye bir güven: Uzmanlara güvenmemizin sebebi, güvendiğimiz diğer insanların bu söz konusu uzmanlara yani hükümetimize güvenebileceğimizi söylemesidir. Siyasetçilere duyduğumuz güvenle bilim insanlarına duyduğumuz güven aynı değildir. Siyasetçilerin, uzmanlardan aldıkları bilgiyi sırf siyasi kazanç veya kolaylık sağlamak için çarpıtması bir ilk olmayacaktır. Peki ama bu durumda biz kime güveneceğiz?

İşte olası bir cevap, belki de felsefenin bize bu kriz zamanında öğretebileceği en önemli ders: Her bir bireyin, hükümetin ne demiş veya dememiş olduğuna bakmaksızın doğru şeyi yapmak konusunda ahlaki bir sorumluluğu vardır. ‘Öncelikle zarar verme’ anlamına gelen Hipokrat Yemini primum non nocere, yalnızca sağlık kurumlarında uygulanmakla kalmamalıdır. Bu, kişisel maliyeti yüksek de olsa, tatilde para kaybetmek veya Cheltenham Festivali’ni kaçırmak anlamına da gelse herkesin yapabildiği kadar uyması gereken ahlaki bir prensiptir.”

Skye Cleary

Massimo Pigliucci ve Daniel Kaufman ile beraber “How to Live a Good Life” isimli derleme kitabın eş-editörü ve felsefe yazarlarından biri 

“Pandeminin pek çok insan için, yeni bir tür belirsizlik ve endişe hali olması anlaşılır bir şey. Milyonlarca hayat beklenmedik şekilde altüst oldu; yanlış bilgilendirme, güvensizlik ve inkâr hüküm sürüyor; ölü sayısı ise gittikçe artıyor. Bu durumda Simone de Beauvoir’nın felsefesi işe yarayabilir çünkü kendisi, insan olmanın belirsizlik içinde yaşamak olduğunu söyleyip bunun çözümünün ise belirsizliği ortadan kaldırmak yerine bu belirsizliği varoluşun bir koşulu olarak kabul etmek olduğunu belirtmiştir.

Özellikle de karantinada izole olduğumuzu hissetsek de her birimizin bu insanlık halini birlikte deneyimlediğini bilmek iyi gelebilir. Birbirimizin gerçekliğinin bir unsuru olduğumuza göre, birbirimize karşı sorumluluklarımız vardır. Virüsün yayılmasını önlemek adına harekete geçmeyi reddetmekle durumu sadece başka insanlar için değil, kendimiz için de daha kötüye götürmekten sorumlu oluruz çünkü birbirimize bağlı olmak, refahımızın da bağlanmış olduğu anlamına gelir.

Bu kriz, bize bulaşmasa bile hayatlarımızı ve sevdiklerimizi bağlantısallık, iş ya da fiziksel ve zihinsel sağlık gibi alanlarda etkiliyor. Beauvoir, insanlığı mimari açıdan bir kemerin taşları olarak tasvir eder, taşlar ne kadar sağlamsa kemer de o kadar sağlam olacaktır. Küresel kemerimiz, pandemiler nedeniyle tehlikeye düşmüş olsa da cömert olmakla, savunmasız olanlarla ilgilenmekle ve birbirini desteklemekle güçlenmektedir.”

Paul O’Grady

Dublin Trinity Koleji, Felsefe Bölüm Başkanı

“Sokrates, ‘Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez’ sözüyle ünlüdür. Bu, kulağa şatafatlı veya gerçeklikten uzak gelebilir ancak Sokrates sorgulamalarını kamusal alanda, gymnasium’da ve meydanlarda da sürdürmüştür. Sorgulamak, yalnızca akademik bir görev değildi, iyi yaşamak için de zaruriydi. Sokrates iyi bir hayatın nasıl yaşanacağını, yapılacak doğru şeyin ne olduğunu, neyin değerli ve neyin önemli olduğunu bilmek istiyordu.

Bir keresinde bir öğrenci, bana bütün filozofların depresif olup olmadığını sormuştu. Bunu neden sorduğunu merak ettiğimde ise ‘insan yalnızca neşesi yokken bu kadar düşünüp taşınır’ diye cevap vermişti. Belki de öyleydi ancak bu sorgulamalar, içinde bulunduğumuz gibi kriz durumlarında da gerçekleşmektedir. Derin düşünme ve öz farkındalık araçları, her şey bir anda değişirken destekleyici olmaktadır.

Neyin önemli olduğunu ve neyin olmadığını fark etmek, durumlara verdiğimiz tepkileri şekillendirir. Bakış açısı kazanmak ve asıl ihtiyaçlarımızın ne olduğunu gözden geçirmek destekleyicidir. Bilgi konusunda şüpheci olmak, onu test etmek ve kaynağını kontrol etmek gibi kritik kabiliyetlerimizi kullanmak çok işe yarar.

Sokrates, felsefi yaşam tarzının onu cesaretlendirdiğini fark etmişti. Felsefe bilgi kaynağı olmaktan çok bir düşünce yapısı, sorgulama şeklidir. Felsefe, bilgelik sevgisidir; iyi bir yaşam ve ölüm adına, değerler ve duygular ile aklı birbirine bağlama yoludur.”

Dipnot:

  1. Philosophy Ireland, İrlanda toplumunun her düzeyinde felsefi diyalogları teşvik etmeyi amaçlayan; akademisyen, öğretmen, toplum çalışanı ve felsefe hayranlarından oluşan kolektif bir şirkettir. (ç.n.)

©® Düşünbil (2022)

Yazar: Joe Humphreys
Çeviren:
Feyza Nur Okut
Çeviri Editörü:
Selin Melikler
Kaynak:
irishtimes.com

Please complete the required fields.