Müziğe olan ilgisizliğin arkasında beyindeki iletişim bozukluğu olabilir.

Araştırmacılar, müziğin neden bazı bireyleri etkilemediğini inceliyor.

Hemen hemen her insan topluluğunda müzik oldukça popülerdir. Ancak, müzik ne kadar kıpır kıpır dahi olsa bununla ilgilenmeyen insanlar da var. Müziği sevmeyenler üzerine bir çalışma yapmak, onların aksine müziği seven bizlerin neden sevdiğini anlamamızı ve insan davranışı  üzerine daha genel bir anlayışa sahip olabilmemizi sağlayabilir.

Daha önce yapılan nörolojik görüntüleme çalışmaları müzik kaynaklı zevkin işitsel nöral ağlar ile beynin ödül sistemi arasındaki etkileşimden meydana gelebileceğini gösterdi. PNAS’de yayımlanan yeni bir çalışma, müzik sevmeyen insanların bu her iki sistemde de melodi dinlerken düşük beyin işlevine sahip olduklarını göstermektedir.

Bahsedilen çalışma, işlevsel MRI taramalarıyla 15 katılımcının dahil olduğu üç grubun beyin işlevlerini takip etti. Bir grup müziğe karşı ilgisiz, bir diğeri normal tepki verirken, son grup müzikten oldukça yoğun bir zevk aldı. Müzisyenler, yanlı bir etki sağlayabilecekleri çekincesiyle bu çalışmaya katılımcı olarak dahil edilmediler.

Her denekten, hoşlarına giden iki parça enstrümantal müzik paylaşmaları istendi (müzikten zevk almayan katılımcılar için bu görev oldukça zordu). Araştırmacılar, katılımcıların paylaştıkları müziklere ek olarak Spotify’ın müzik-eşleştirme algoritmasının önerdiği müzikleri de kullandılar. Deneklerin beyni, hem müzik dinlerken hem de kumar gibi geleneksel ödüllendirme etkinliklerine katıldığında fMRI ile görüntülendi.

Görüntüleme gösterdi ki, müzikten daha az zevk alan insanlarda müzik dinlerken beynin ödül sistemine dahil olan alanlara (özellikle nükleus akumbens adı verilen yapının etrafı) görece daha az kan akışı olmuştur.  Katılımcıların kumar etkinliklerine katıldıkları zamanki beynin ödül bölgelerine olan kan akışıyla önceki durum arasında ciddi bir fark gözlemlenmemiştir. Bu demek oluyor ki; müziği sevmeyen insanların beyinlerinin ödül sisteminde temel bir sorun yok, yani bu sistemi müzik harekete geçirmiyor.

Araştırmacılar bu farkın beynin müziği yorumlayan ve ödülü işleme sokan kısımları arasındaki azalmış bağlantıdan dolayı olabileceğinden süpheleniyorlardı. Bu hipotezi, ödül ve işitsel bölgelerdeki etkinlikler arasında güçlü bir bağlantı olup olmadığını kontrol ederek sınadılar. Sonuçlar, müziği sevmeyen insanların özellikle beyinlerinin işitsel işlemleriyle ve ödülle ilgili bölgeleri arasında daha az işlevsel bağlantı olduğunu gösterdi. “İşlevsel bağlantı”, bir uyarana verilen tepki esnasında ya da hemen ardından beynin hangi kısımlarının etkinleştirildiğine bakılarak ölçülür. Yani bu bulgu şu anlama geliyor: Müziği sevmeyen denekler müzik dinlemeye tepki olarak üst temporal giruslarında, ventral striatumlarında ve nükleus akumbenslerinde daha az etkileşim göstermişlerdir. Araştırmacılar bu çalışmadaki fMRI bulguları sayesinde, müzikten keyif almayan insanların işitsel korteksleri ve mezolimbik ödül sistemleri arasında azalmış bir iletişime sahip olduklarını net bir biçimde gösterdiler.

Bu çalışma, sebep sonuç tarzı bir yaklaşıma girmiyor; bu bölgeler arasındaki azalmış iletişim mi insanların müzikten daha az zevk almasına sebep oluyor, yoksa zevk almamaları mı bu azalmış iletişime sebep oluyor? Bu kısım hala net değil. Yine de bu bulgular nörobilimcilerin  ödüle verilen tepkileri (bazılarına sorun yaratan kumar gibi bu deneyin kontrol etkinliğine verilen tepkinin de dahil olduğu) daha geniş kapsamda araştırmalarına yardımcı olabilir.

Yazar: Roheeni Saxena
Çevirmen: İrem Tanyeli
Kaynak: arstechnica 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.