Kısa zaman önce biz insanlar kendi içimizde sonradan “Süper Yaşlılar” diye tanımladığımız bir gurubun var olduğunu fark ettik. Bu güzel insanlar 80 yaş üzerinde olmalarına karşın bilişsel yetilerinde zamanın neden olduğu yıpranmadan etkilenmemiş görünüyorlardı. İnsan türü olarak orta yaştan sonra (hatta bazı çalışmacılara göre 25 yaşından sonra) belirli işlevsel yetilerimizde –özellikle bellek yapılarında olmak üzere-…

Bu makaleyi okumak için Ücretsiz Site Aboneliği yapınız.
Giriş Yap Kayıt Ol
Please complete the required fields.


Önceki İçerikJean-Paul Sartre ve eserin değeri
Sonraki İçerikPara Konuşur
Doğmak nedense 1967 yılına nasip olmuş. Ankara’da geçen ve oldukça uzun gelen okul yıllarını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1991'de mezun olarak tamamladım. Yetmedi yine aynı ciddi şehirde uzmanlık eğitimi alıp 1997’de nöroloji uzmanı oldum. Sonrasında Haziran 2001 tarihinde yolum Zonguldak'a düştü. Halen bu şehirde Üniversitenin Nöroloji Kliniğinde Öğretim Üyesi olarak hayatımı kazanmaktayım. Davranış bilimleri dışında, müzik, edebiyat ve doğa fotoğrafçılığı diğer ilgi alanlarım. Okumak dışında elimden geldiğince yazmayı ve yazdıklarımı paylaşmayı da seviyorum. Yazdıklarımı bir araya getirdiğim yayımlanan kitaplarım var; Yeni Yetenlere (Şiir); Olduğu Gibi (Şiir); Sormadan Gidilir Bazen (Öykü); Yarının Dünüdür Bugün (Öykü); Gölgeler Güneşte Gezinir (Öykü); Bir Nöroloğun Gözünden İnsan Neden Sanat Yapar? (Araştırma-İnceleme).