İnsanın idrak etme yetisi, yanlış anlama veya kötüye kullanma kabiliyeti karşısında sönük kalmaktadır. Ne peygamberlerin ne de filozofların bu durum karşısında ayrıcalıkları yoktur. Yanlış anlama ve kötüye kullanma dedik, o zaman Nietzsche’den bahsetmezsek olmaz. Bu yalnız, acılı, en çok yanlış anlaşılan filozofu bu yarışmada kimse yenemez. Politik düşüncelerindeki her iki uca da dokunan aşırılıklar ile tanınır bu filozof (başka şeylerle de tabii) ve hala daha kültürel ve düşünsel tarihimizin geniş bir bölümünü etkilemektedir.

Friedrich Wilhelm Nietzsche, en çok acı çeken filozof olmuştur. Düşünceleri saptırılmış ve en karşı olduğu şeyler olan Yahudi aleyhtarlığı, ırkçılık ve milliyetçiliği desteklemek için kullanılmıştır. Bunun en büyük suçluları, öz kız kardeşinin de suç ortağı olduğu Nazilerdir.

Kendi zamanında neredeyse hiç tanınmamış olan Nietzsche, varoluşçuluk, post-modernizm, post-yapısalcılık, yapısökümcülük ve daha birçok akıma ve düşünceye ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca sanat, edebiyat, psikoloji, özellikle psikanaliz, politika ve popüler kültür alanlarındaki akımları da etkilemiştir.

Nietzsche’yi ilgiyle okuyan veya ondan etkilenen isimlerin bir kısmını belirtecek olursak; filozoflar Ludwig Wittgenstein, Jean-Paul Sartre, Albert Camus, Michel Foucault, Theodore Adorno ve Ayn Rand; sosyolog Max Weber; besteci Richard Strauss ve Gustav Mahler; romancı Franz Kafka, Joseph Conrad, Thomass Mann, Herman Hesse, James Joyce ve D.H. Lawrance; psikologlar Freud, Carl Gustav Jung, Alfred Adler ve Abraham Maslow; şairler Rainer Maria Rilke, W.B. Yeats ve Muhammad Iqbal; ressam Salvador Dali ve Pablo Picasso; oyun yazarı George Bernard Shaw ve Eugene O’Neill; yazarlar H.P. Lovecraft, Robert E. Howard ve Jack London.

Nietzsche’nin diğer okuyucuları arasında Naziler de bulunmaktadır. Adolf Hitler’in onu okuyup okumadığı tam olarak açık olmasa da Benito Mussolini, Charles de Gaulle ve Richard Nixon bunlar arasında sayılabilir.

Peki ya Nietzsche’nin felsefesi nedir, neden önemlidir? Nietzsche, “Tanrı öldü mü?”, “etik sadece işe yarar bir hata mı?”, “bilim her şeyi açıklayabilir mi?”, “eğitim nasıl olmalıdır?”, “içgüdüleri mantığa tercih etmeli miyiz?” ve “bireyselliği korumak neden önemlidir?” gibi önemli sorular ile ilgilenmiştir.

Nietzsche, yaklaşık 20 yıl içerisinde kayda değer miktarda eser üretmiş; etik, estetik, tragedya, ateizm ve bilinç gibi konulara değinmiştir. Eserlerinde, her zaman olmasa da Apollo-Dionysos dikotomisinin kültüre yaklaşımları ve etkileri görülür. Efendi-Köle ahlakı, “Tanrı’nın ölümü”, “Ubermensch” (Türkçe’ye “Üstinsan” olarak çevrilmiştir ve bireysel başarı ile ilgili bir kavramdır; Nazilerde olduğu gibi ırkçı bir tabir değildir), bengi dönüş -evrene, varlık ve eyleme döngüsel bir bakış açısı ile bakmak- ile ilgilenmiştir.

Nietzsche’nin başarılı yanlarından birisi de kolay okunabilir üslubudur; gerçi tartışmalı, çelişkili ve kışkırtıcıdır da. Kalabalık dili ve kendine özgü kelimeleri olan bildiğimiz klasik felsefe yapıtlarından farklıdır. Nietzsche’nin, felsefenin özü olan aforizmalara karşı özel bir düşkünlüğü vardı. En bilinen örnekler arasında: “Canavarlarla savaşan kişi dikkat etmelidir, ki kendi bir canavara dönüşmesin. Ve sen dipsiz bir kuyuya uzun uzun baktığında, dipsiz kuyu da sana bakar.”, “Öldürmeyen şey, güçlendirir” (Beni öldürmeyen şey güçlendirir, değil).

Nietzsche, kendi yetkinliği ile ilgili hiç şüpheye düşmemiştir. Otobiyografisi olan “Ecce Homo”da, “Neden bu kadar zekiyim?” ve “Neden böyle iyi kitaplar yazıyorum” başlıkları bulunur. Kıta Avrupası’nda saygınlığı olsa da ve hatta Nazilerin eserlerini kötüye kullanma girişimlerine rağmen, İngilizce konuşulan dünyada kendine pek yer edinememiştir.

Eserlerinin çevirileri çok kötüydü bir kere, Bertrand Russell gibilerin de tavırları olumsuzdu. Dönemin sözü geçen felsefe okulu Analitik Felsefe, Nietzsche’nin teorileri ile fazla ilgilenmiyordu ve hatta P.G. Wodehouse bile ona eleştirel yaklaşmıştı. “Carry on Jeeves”’te Jeeves efendisine: “Nietzsche’den fazla hoşlanmazdınız, efendim. O hasta,” der.

İngilizce konuşulan dünyanın Nietzsche’nin farkına varması, Tragedya’nın Doğuşu, Şen Bilim, Böyle Buyurdu Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde ve Putların Alacakaranlığı gibi eserlerinin Alman-Amerikan filozof Walter Arnold Kaufmann ve Oxford’dan R.J. Hollingdale’nin yaptığı çevirilerle mümkün olmuştur.

Yazar: Vikas Datta
Çevirmen: Burak Avcı
Kaynak: The Hans India 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.