Adrian Loya, gerçekte yaşanmamış bir saldırı nedeniyle intikam almak için barok tarzda[1] önceden tasarlanmış bir cinayet işledi. Onu suça teşvik eden nedenler ile hayatını gölgeleyen çeşitli psikiyatrik tanılar, akıl sağlığı ile suç işleme kastının ayrıştırılmasını gerektirecek bir güçlüğü doğurdu.

Otuz birinci doğum günü olan 5 Şubat 2015’in soğuk sabahında, Sahil Güvenlik Deniz Astsubayı Adrian Loya ölmek için hazırlıklara başlamıştı. Ancak önce, “saldırganını” öldürmek zorundaydı.

Adrian Loya; kabuslar, panik ataklar ve onu yiyip bitiren korkunç mide bulantılarından sonraki bir yılı aşkın süre içerisinde, tüm detaylarına kadar saldırıyı planladı. O, iş arkadaşı tarafından cinsel saldırıya uğradığına inanıyordu. Şimdi ise kurban, kötü adamı almaya gelmişti. “Ben doğru şeyi yaptığıma inanarak öleceğim.” diyerek “Loya Savaşları” adını verdiği manifestonun gelişini haber etmekteydi. 250 sayfada detaylandırılmış cinayet-intihar görevi, iki kelimeyle şöyle özetlenebilir: “O kadını öldür.”

Loya, Virginia’dan buz kesmiş kar parçalarıyla kaplı Massachusetts’a kadar yüzlerce mil katetmişti. 5 Şubat sabahı, saat 2’den hemen sonra, göğsüne bir GoPro kamera bağladı ve planının son aşaması olarak düşündüklerini yazmak için kayıtlara başladı. Loya’nın “görevi” iş başındaydı. Eski iş arkadaşı Lisa Berlanga’nın Cape Cod’taki evinin kapısına av tüfeğiyle ateş edip içeri girdikten sonra üst katlara koştu.   

AR-15 tipi tüfek ve bir tabanca ile silahlanmış olan Loya, “onun hayatının son anlarına korku saçmaya hazırdı” Bu sözleri, sadece birkaç gün önce yazmıştı. Ancak, silahlar göstermelikti. Bunun yerine; Berlanga’nın boğazını kesmeyi, karısı Anna Trubnikova’yı bağlamayı ve polisi, nihayet Loya’nın ölümüyle son bulacak destansı çatışmanın içine çekmeyi planlamıştı.

Ancak, Loya ölmedi, hatta zarar bile görmedi. Plan, dehşete kapılmış çiftin yatak odasına daldığı ve kayak maskesini çıkardığı anda bozuldu. Loya, Berlanga’ya bağırdı: “Üzgün olduğunu söylemek için iki yılın vardı.” Kendisini kaçırtacak korkuyu gözlerinde görmeyi beklememişti. Oysa başka şeyler tasarlamıştı. Daha kötüsü, kontrolünü kaybettiğini anlamıştı. Kadınlar aniden panikleyip kendilerini korumak için yatağı üstlerinden attıklarında, Loya dokuz-milimetrelik tabancayı üzerlerine boşalttı ve Berlanga’yı o dakikada öldürdü.

Loya, ateşe verdiği Mazda’sı ile mahallenin girişini engellemişti. Cinayetten sonra, polislerin gelmesini sabırsızlıkla beklerken, oyuncak bombaları etrafa saçarak ve büyük portatif bir teypte Batman Begins ve James Bond filmlerinin şeytani müziklerini çalarak oyalandı. Komşular şok içindeydi. Daha sonra, bir psikiyatrist bu sahneyi şöyle betimledi: Loya “Spielberg kurmacası gibi” özenle hazırlanmış bir sahneyi gösterime koydu.

Anna Trubnikova, karısını öldüren yaylım ateşinde dört defa vuruldu ve Loya, senaryosuna koyduğu eşyalar arasında dolanıp dururken, Anna, polislerle bir saat kadar telefonla iletişim halindeydi. Dışarıda ise, sağlık görevlileri onu kurtarmak için içeri girmeye çalışıyorlardı.

Sonunda, polis memurları göründüğünde, Loya yarı otomatik tüfeğinin tetiğine bastı. Bir polis yaralanıp yere düştü. Polis memuru, ateşe karşılık vermediğinde, bir yıllık plan suya düştü. Sabah, 2:48’de yapacak hiçbir şey kalmadığında Loya, teslim oldu. “Görevinden” sağ kurtularak savaşı kaybetti. 

Yarım Kalan Bir Başarı Öyküsü

Adrian Thomas Loya 5 Şubat 1984’te, El Paso, Teksas’ta Shirley Guerrero ve George Loya’nın üç çocuğundan ilki olarak dünyaya geldi. Anne babası ayrı yaşıyordu, hatta babası Adrian’ın doğumundan aylarca haberdar olmadı. Adrian 2 yaşına geldiğinde anne ve babası evlendi, ancak 2 yıldan kısa süre sonra boşandılar.   

Loya’nın annesi, Loya 8 yaşına geldiğinde, onun içe kapanık bir çocuk olmaktan çıkıp agresifleştiğini söylemişti. Duygusal olarak tepkisiz kaldığı bir anın hemen ardından genelikle kardeşlerine karşı hırçın olabiliyordu. Shirley, bir uzmanın Adrian’ı görmesini istemişti, ancak George en büyük çocuğunun geçici bir dönem içerisinde olduğu konusunda ısrar etmişti.

Annesi ve kardeşleri San Antonio’ya taşındıklarında, Loya liseyi bitirmek için El Paso’da babası ile kaldı. Burges lisesi yüzme takımında yetenekli bir yüzücü olmasına rağmen Loya aynı zamanda ev ödevlerini genellikle ihmal eden başarısız bir öğrenciydi.

21 yaşına bastıktan bir ay sonra, Loya babasının evinden ayrılmak istedi ve Sahil Güvenlik’e katıldı. Sunulan hizmetin yapısını ve güvencesini araştırdı. Hizmet can kurtaran, can almayan bir hizmetti. 

“Şu an hayatta olmamam gerekirdi” dedi, Loya.

Massachusetts Bridgewater’da Old Colony Correctional Center’ın misafir odasında oturan Loya, orman yeşili bir mahkum elbisesi giymişti. 75 dakikalık görüşme boyunca, onu bu yere getiren şeylerin arkasında yatan dehşet verici detayları anlatırken göz teması kurmayı sürdürdü ve uysal tavırlar sergiledi.

Loya: – Lisa ölmeyi haketmiyor. Ancak, o masum da değil. O yaptığı şeyden hala pişmanlık duymuyor.

Loya, 2012’de meslektaşı Berlanga ile birlikte bilgi sistemleri teknikeri olarak çalıştıkları Alaska’da, Berlanga tarafından cinsel istismara uğradığını ısrarla iddia etti. (Lisa, karısının soyadı olan Trubnikova’yı almıştı, ancak karısı ile karıştırılmaması için evlenmeden önceki soyadını kullandık.) Polise teslim olduktan yaklaşık iki saat sonra, Loya kayıtlı görüşmelerde “kafasında kurduğu tecavüz” den öç almak uğruna cinayet işlediğini anlatmıştır.  

Eylül 2017’de görülen duruşmada, bir jüri Loya’nın tasarlanmış suçları işlediği esnada yanlışı doğrudan ayırt edebilme yeteneğini bozan bir akıl hastalığına sahip olup olmadığı konusu üzerinde durdu.

Eyalet avukatları ise Loya’nın Berlanga cinayetini acımasızca planladığını savundular. Kanıtlar ortadaydı: şok edici yazılı bir manifesto, ülkeyi baştan başa kateden takipler, hararetli itiraflar. 7 numaralı jüri üyesinin dile getirdiği gibi: “Önceden tasarlamanın sözlükteki yerine bakarsanız, altında bu adamın resmini görürsünüz.”   

Ancak, savunma Loya’yı cinayete götüren kararın kurgusal olduğunu ve bu nedenle,   korkunç bir adaletsizlik olarak gördüğü şeyle yüzleşmesinde cezai sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmiştir. Tanıkların Loya’nın davranışlarına koydukları oldukça çelişkili teşhisler, cinayet sahnesinin çarpıcılığı kadar cinayete neden olan intikam hislerini de sıra dışı hale getirdi.

Kurgusal Tecavüz

Loya, Lisa Berlanga ismindeki ufak tefek, esmer kadınla Eylül 2011 tarihinde Sahil Güvenlik tarafından düzenlenen bir sosyal etkinlikte tanıştı. Teksas’ta birbirlerine birkaç saatlik mesafede büyüdüklerini fark ettiler. İkisi de Kodiak, Alaskayı’yı görev yeri olarak son tercihlerine yazmıştı ve şimdi ikisi de buradaydılar. Sıradışı TV dizisi Arrested Development’tan yaptıkları alıntılarla yavan bir mizah duygusunu paylaşıyorlardı.

Berlanga’nın henüz Alaska’ya gelmediği dönemde, ev kuşu Loya kendini dışa kapamış, video oyunları oynamakta veya internetten alışveriş yapmaktaydı. Bir keresinde, doğumgünü için kendine 450 Dolar değerinde bir kılıç almıştı. Eğlenceli ve sempatik Berlanga’nın gelişiyle, Loya -Berlanga evlenmek üzere olsa bile- yeni bir arkadaş edindiğini düşünmüştü.    

Berlanga’nın eşcinsel olduğunu öğrendiğinde, Loya günlük hayatta faggot [2] kelimesini kullandığına pişman oldu. Evlilik fikrinden nefret etmesine rağmen, Loya, Berlanga ve Sahil Güvenlik üyesi olan nişanlısı Trubnikova’ya mutluluk diledi. Trubnikova, Alaska’ya vardığında açıklayamadığı bir şeylerin varlığından şüphe etmeye başlamıştı. Bu yüzden, eşinin Loya ile iş dışında görüşmelerini sınırlandırmasını istemişti. Loya, onun bu kuşkularına alınmıştı.

Bu süre içinde, Berlanga ve Loya arasındaki uzaklık ofiste de giderek açılmıştı. Hoş olmayan tartışmalar yaşanmakta ve eski dostların arasındaki gerilim aylarca düşmemekteydi. 2012’nin bir Eylül akşamı, Berlanga Loya’yı kendi oturduğu yere davet ettiğinde eski anılar canlanmıştı. Gece yarısından sonra, Berlanga çok sarhoş oldu ve o sırada, karısı üç haftalık bir görev nedeniyle uzaktaydı. Loya’nın yazdıklarına göre, kanepede The Simpsons izledikleri esnada, Berlanga, onun yanında masturbasyon yapmaya başladı ve Loya, bu nedenle endişeye kapıldı.

Loya, Berlanga’nın onu öpmeye çalıştığını, sonra onu kollarından tutup yatak odasına çektiğini iddia etti. “Hadi, gel. Yapabiliriz.” diyordu Berlanga, Loya’nın yazılı notlarında. “Anna’ya anlatmadığımız sürece sorun olmaz.” Onun cazibesine rağmen, Loya defalarca onun sınırı aşmasına anlam veremediğini dile getirdi. Berlanga’nın ısrarları, Loya’nın bedenini hırpalamıştı. “Dostum! Senin sorunun ne? Hadi, yatağa gel.” Adli psikolog John Daignault cinsel birleşme olmasa da, Loya’nın “Lisa’nın ona tecavüz ettiği sanrısına kapıldığı” yönünde ifade verdi.

Tüm bunlar Loya’yı oldukça sarstı: Sarhoş bir iş arkadaşını -onun astı- ziyaret etmek geri dönüşü olmayan bir hataydı. Notlarında, aklının yerinden oynadığını yazmıştı: “Ya o, bunu bana karşı kullanırsa? Ya bu, dostluğumuzu bitirirse? En kötüsü de, ya Sahil Güvenik beni görevden atarsa?”

Berlanga, ertesi gün Loya’dan özür diledi ve bu olayı sır olarak saklayacağına söz verdi.

Yardım Arayışı

Loya bu olayın sonuçlarından korkuyordu. Eğer, Berlanga onu bir anda bir şeyden dolayı suçlamaya kalkarsa, olası iddiaların önüne geçebilecek gücü yoktu. Nadiren konuştuğu -liseden kalan tek dostu ve babası dahil- birkaç kişiye güvenirdi. Herkes cana yakın olmaktan çok onunla neden yatmadığı konusunda son derece meraklıydı.

Sonraki ay, Loya her ihtimale karşı, olayı kayıt altına almak için Sahil Güvenlik’teki üssünün ilgili ofisini ziyaret etti. Ona intihara eğilimli olup olmadığı soruldu. Hayır deyip yalan söyledi. Zira, notlarında da yazdığı üzere, kendini öldürmek istediğini kabullenmesi görevden atılması ile sonuçlanırdı.

Loya, suçlamaları gülerek geçiştiren şefiyle görüştü: “Evli bir lezbiyen sana tecavüz mü etti?” Loya’nın başka bir yere nakledilmesi çok fazla evrak işi gerektirirdi, ama Berlanga’dan uzak yeni bir masaya geçebilirdi. Bir ay daha geçti. Bir gün süren rutin “cinsel saldırılardan korunma” adlı kurs, dayanılması zor bir şeye dönüştü. Kurs boyunca, Loya gözyaşlarına boğuldu ve Berlanga’ya “Umarım ki not aldın” dedi.

Şubat 2013’te, Loya psikolojik durumunu yazılı olarak Lisa’ya göstermeye karar verdi. “Lisa’nın Etkisi” adını verdiği on dokuz sayfalık mektubu yazmak için haftalarını harcadı. Loya, “Hayatımda hiç bu kadar korkmamıştım.” diye yazdı ve acı çektirmek ile “o gece bana yaptığın şeyden dolayı tipik bir travma sonrası stres bozukluğu yaşamak” arasında neyi seçeceğini bilemediğini ekledi. Bunları yazdığı sırada, Stockholm sendromu, örselenmiş kadın sendromu gibi etiketlerle kendisine teşhisler koyan Wikipedia kuyusunun giderek içine düşüyordu.

Loya şeffaflığı sağlamak adına mektubun bir kopyasını da Anna Trubnikova’ya gönderdi.

Ofisteki gerginlik doruğa tırmanmış ve Kodiak’taki görev süresi tamamlanmak üzere iken Loya, Sahil Güvenlik Soruşturma Servisinden temsilcilerle görüşmüştü. Onlar, cinsel saldırının gerçekleşmiş olabileceğinden şüphelendiler. Bu olay soruşturulurken Loya’nın psikolojik destek almasını da önerdiler. Nisan’da terapiye başladı ve Alaska’da geçirdiği son 9 hafta boyunca terapiye devam etti. Saatler süren seanslardan birinde, rahatlaması için ona Berlanga’dan uzaklaşması gerektiği tavsiye edildi. Loya, sonradan, terapi “beni daha kötü yaptı.” yazacaktı notlarına. Yeni görev yeri olan Chesapeake, Virginia’ya vardığında danışmanını tekrar ziyarete geleceğine söz vererek 2013’ün Mayıs ayında Alaska’dan ayrıldı.

Oysa bu terapi hiç gerçekleşmedi. 2 Temmuz 2013’te görev raporu verdikten dakikalar sonra, Loya’ya Alaska’daki soruşturmanın kapatıldığı bilgisine ek olarak, anlaşmazlık süresince Berlanga’yı huzursuz ettiği ve “bireysel korku ve azalan verimliliğe” yol açtığı için kınandığına ilişkin disiplin raporu düzenlendiği de iletildi. Loya’nın cinsel taciz iddiaları geri tepmiş, işi ile tehdit edilir hale gelmişti. Alkol kullanımının rapor edilmesi dışında, Berlanga hiçbir ceza almamıştı. “Bu, ondan nefret ettiğim ilk andı.” diyor Loya. 2013’ün sonuna doğru, Loya Sahil Güvenlik’ten ve tüm hayattan uzaklaşmak istediğine karar verdi. Yeniden asker olamazdı ama Berlanga’yı öldürebilirdi.

Haksızlığa uğradığını düşünmesi Loya’yı tahrik etti: “Eğer ben öleceksem o da bu işten kolay sıyrılmamalı, zira aynı şeyi tekrar yapacak.” dedi. “Temmuz 2014’e kadar düşündüm ‘Eğer böyle düşünmeye devam edeceksem bunu gerçekten yapıp kurtulmalıyım.’’

Loya, “Ana Suikast Görevi” olarak adlandırdığı işe girişti. Sahil Güvenlik dosyaları üzerinde yaptığı araştırmalar sonucunda Berlanga’nın yeni adresinin Chesapeake’in 600 mil kuzeyi, New England olduğunu öğrendi. İki kez buraya gitti: Birincisi, Ekim 2014’te adresi bulmak, dört ay sonraki ikinci gidişi ise “Son Çarpışma” içindi.

Loya ve Berlanga’nın son konuşmalarının üzerinden neredeyse 2 yıl geçmişti. Umutlarının kaybolduğunu hatırlayınca, Loya onu gerçekten öldürmeye hazır olduğuna ikna oldu:

O gece onların evine giderken hiçbir şey hissetmiyordum. Beni kendimle ilgili en çok rahatsız eden şey hiçbir şey hissetmiyor oluşumdu. Ölüme gidiyordum. Ölüme yaklaşmaktan korkmuyordum, endişe yok, titreme yok, kelebekler yok… 2012’nin Eylül gecesi Lisa’nın evinde olanlar bugüne kadar yaşadığım en korkunç anlardı, beni öpmeye çalışan bir kadının tüm korkutucu duygularını hissediyordum. Onları görmek korkutucuydu. Ama Lisa’nın evinde geçirdiğim o dehşet gecesinden daha korkunç olamazdı.”   

Doğum günü için hazırladığı ölümcül saldırı onu ayakta tutan tek şeydi. Trubnikova’nın evinin yakınlarında, Bourne’deki Quality Inn’in 101 no.lu odasına gitmesine günler kala, Loya ufak tefek meseleleri de aradan çıkardı. Anne babasını aradı ve onlara doğum gününde kendisini aramamalarını söyledi. Başta airsoft [3] tüfeği ve Star Trek üniforması olmak üzere birçok eşyasını dağıttı. Loya’nın Chesapeake, Virginia’daki dairesinden çıkarken yaptığı son şey ise biraz eğlenmek oldu. Kendisini aramaya gelecek olan bomba imha ekibini selamlamaları için Prenses Leyla ve Han Solo’nun silahlı karton siluetlerini eve yerleştirdi. Yerleri silah yağı ile yağladı ve tavandan aşağıya büyük oyuncak bir örümcek sarkıttı. Sonra, hemen herkesin Super Bowl oyununa odaklanacağı Pazar gecesinde kimseye görünmeden sessizce çekip gidebileceğini bildiğinden yılın bu gecesinde Massachusetts’e doğru yola çıktı. 

(Yazının 2.Bölümü vardır.)

[1] Abartılı, tuhaf.
[2] Eşcinseller için ABD’de yaygın kullanılan aşağılayıcı kelime, hakaret.
[3] Bir simülasyon oyunu

Yazar: Patrick Flanary
Çevirmen: İpek Çavuşoğlu
Kaynak: psychologytoday

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.

Please complete the required fields.