Site icon Düşünbil Portal

Düşünün durun: Güzellik standartları neden bu kadar meşakkatli?

Güzellik anlayışı, Narcissus

"Echo and Narcissus", John William Waterhouse

Paylaş

Bikini giymeye hazır mısınız? Altı haftada gelişmiş karın kaslarına sahip olmak ister misiniz? Ameliyat, kırışıksız bir cilt görünümü için tek çare mi? Günümüz güzellik dergilerinin başlıkları, kabul edilebilir görünüş standartlarını yakalamanın her geçen gün zorlaştığının kanıtı.

Bu güzelikle silahlanma yarışı, Heather Widdows ve birkaç diğer akademisyen tarafından Beauty Demands (Güzellik Talepleri) adlı blog ve Widdows’un yeni çıkacak kitabı Perfect Me! (Mükemmel Ben!) için belgelendi.

Birmingham Üniversitesi’nde küresel etik ve felsefe dersleri veren Widdows, bugün çok rağbet gören birçok güzellik uygulamasının bundan birkaç yıl öncesine kadar “aşırı” kabul edilebileceğini belirtiyor. Bu trendi gösteriş olarak kabul edip küçümsemek cezbedici; ancak Widdows, bu durumla ilgili bir karşılaştırmaya giderek kurbanları suçlamayı tercih ediyor. Güzellik standartları her geçen gün giderek daha zorlayıcı bir hal alırken, “durum, zevk meselesi olmaktan çıkıp gerekli, bu nedenle de karşı koyması ve reddetmesi zor bir şeye dönüşüyor.”

Dublin’e bir ziyaretten bahsederken, güzelliğin etik bir mesele olduğunu ve ona ulaşmakta zorlanan insanların genellikle zayıf olarak gördüğümüz kişiler olmadığını söylüyor.

Ne gariptir ki” diyor Widdows, “Özgürlüğün ziyadesiyle değer gördüğü kültürler, güzellik taleplerinin en fazla olduğu yerlerdir .” Ki, burada günümüze ait bir fikri de dile getiriyor: “Güzellik standartları ne kadar ulaşılması güç olursa, seçeneklerimiz çoğalmak yerine daha da azalıyor.”

Yani diyorsunuz ki, geçmişte isteğe bağlı olarak yaptırdığımız güzellik uygulamaları, bugün zorunlu hale geliyor. Peki, bu sistemi harekete geçiren nedir?

Bu, bir çeşit teknolojik zorunluluk: çünkü daha önce yapamadığımız şeyleri artık yapabiliyoruz. Daha fazla paramız var; kazancımızı kimliğimizi beslemek için kullanıyoruz ve bunun büyük çoğunluğu görüntü odaklı harcamalar. Giderek daha görsel hale gelen bir kültürde yaşıyoruz. İnsanlar, neredeyse tamamen görünüşleriyle tanımlanıyor; ve bu oldukça hızlı gelişen bir süreç.”

Geçmişte, insanlar bu konu için erkekleri suçlayabilirlerdi. Baş etmek zorunda oldukları güzellik ölçülerini göz önüne alırsak, onlar da kurban mı?

“Evet. bu projeye başladığımda cinsiyetçi tartışmalara dahil olacağımı düşünmüştüm ve devam ettikçe tam da söylediğiniz durumla karşılaştım.

Bununla birlikte, ideal erkeğin, ideal kadının küresel doğasına yaklaşabildiğini düşünmüyorum. Erkeklerden beklenenlerle kadınlardan beklenenler arasında büyük bir uçurum olduğunu düşünüyorum.

Alternatif ideal erkek figürleri de var. Bilhassa, erkeklerin yaşlanması konusunda daha toleranslıyız.”

Bu gerçekten de etik bir problem mi? Eğer yetişkinler görünümlerini geliştirmek için her yola başvuruyorlarsa bu sadece bir seçimden ibaret değil mi?

Uygulamaları düşünmeye başladığınızda, bunun bireysel bir seçim olmadığı meselesi daha da netleşiyor. Eğer son 30 yıla bakarsanız -örneğin aldırılan tüylerin miktarına, bu sürecin tekrarlanma sayısına- taleplerin giderek arttığını görebilirsiniz.

“Şimdilerde bu durum, kadınların bile bunu yapmayı seçmekten bahsettiği bir noktada. Aslında, bunu yapmak hususundaki seçimi onlar yapmıyorlar. Ve bu konudaki çalışmalar, görünür vücut tüyleri olan kadınların bu durumu zor ve rahatsız edici bulduğunu ortaya koyuyor. ‘Utanç’ ve ‘iğrenme’ gibi kelimeler seçilebiliyor. Bu noktada, tüylerinizi almamak bireysel bir seçimden ziyade, bir nevi politik bir bildiridir.”

Buna karşı koymak için ne yapılabilir?

Buna karşı koymak bireylere düşmüyor. Bu, gerçekten de haksızlık. Bütün bir süreç size geri dönüyor. Başlangıç noktası müşterek olmalı.

Yapmamız gereken şeylerden biri, normal vücutların ne olduğu konusundaki farkındalığımızı artırmamız. İnsanlar kendilerinden iğrendikleri zaman, bunun sebebi, kendilerini gerçeklikle ilgisi olmayan ve geniş ölçüde dijital olarak değiştirilmiş görüntülerle karşılaştırıyor olmaları. Fransa, kozmetik operasyonların reklamının yapılmasını ve ‘önce’ ve ‘sonra’ resimlerinin yayınlanmasını yasakladı.

Bence bilgilendirme ve vücutları algılama konusunda birçok şey yapılabilir. Vücut, sadece bakılacak bir şey olmaktan ziyade, bir şeyleri gerçekleştirebilen araçlar olarak sunulabilir. Demem o ki, ciddi değilim tabii, normal göğüslerin olduğu illegal posterler asmak çok da aptalca bir şey olmayabilir.”

Bedeni aşağılamanın, insanları daha sağlıklı yaşam sürmeleri için cesaretlendirmek adına bir yöntem olduğunu düşünenler için ne söyleyebilirsiniz?

Ben, kilolu insanları aşağılama taraftarı değilim. Britanya hükümetlerinden biri, sağlıklı yaşam kampanyalarında ‘domuz gibi terlemek, tilki gibi hissetmek’ sloganını kullanmıştı; egzersiz yaparsanız ve kilo kaybederseniz seksi ve arzulanır olabilecekmişsiniz algısını uyandırmak için.

Bunu oldukça kaygı verici buluyorum. Özellikle de, insanların hevesle ulaşmak istediği idealin sağlıklı olmanın ötesinde zayıf -genellikle zayıf ve kıvrımlı- olmak olduğu düşünülürse bunun anlamı da operasyon geçirmeniz ya da çok zor ve yorucu egzersizler yapmanız gerektiğidir.

“Bu yeniden bireyi suçlamak anlamına geliyor. Gerçek şu ki, hepimizin vücudu sarkıyor, buruşuyoruz ve ölüyoruz. Ve güzellik ideali bu değişim vaadini elinde tutuyor – böylece, bir sürü diyet yapsanız ve kiloları yeniden alsanız bile hala ‘Bu sefer yapacağım’ diyebiliyorsunuz.”

“Sonuçta, kimse güzellik idealine erişemeyecek. Ve bana öyle geliyor ki, insanlar ulaşabilecekleri şeyleri hedeflediklerinde çok daha mutlu olurlar. Çünkü, sonuçta, ölüm döşeğinde zayıf, kıvrımlı ve mükemmel görünmeyeceksiniz.”

Çeviri: Zeynep Şenel Gencer
Kaynak:  The Irish Times 


Paylaş
Exit mobile version