Hapishanede felsefe öğretme ile ilgili serimiz,umutsuzların” bile eğitimden nasıl kazanım elde ettiğini göstermektedir.

“Benim” diyor ve düşünüyorum: Sen kimsin? “Benim ahbap”. Tekrar bakıyorum ve bu Jason. “Sorun değil” diyor. “Babam da beni dışarıda gördüğü zaman tanımamıştı. Her şey unutuluyor.” Omuzlarını, kollarını ve parmaklarını sanki bir şeylerden kurtulur gibi sarsıyor: “Çıktıktan sonra”.
Onu hatırlıyorum, omuzları çökmüş, beni felsefeyle dövmeyi bitirene kadar isteksizce koridorda ilerlerken. “İyi ol” derdim ona hep. Bu, ben bir yerlere giderken, annemin bana söylediği şeydi. Ve sonra dönüp, ifadesizce şunu dedi: “Şanslı ol”.
Aradan yıllar geçti ve Jason burada, şimdi, İngiliz Kriminoloji Derneği Konferansında ikimiz de bildiri sunuyoruz. Şöyle sohbetler içindeyiz: “O kadar çok şey hatırlıyor musun, şimdi ne yapıyor, bilmiyorum, bilmiyorum. Oh Alec, evet, çatlak, iki çocuğu var şimdi. Joe’yu hatırlıyor musun? O geri döndü. Kenny? Evet, geri döndü.”
Kimse Jason kadar iyi çalışmıyor. Ona Hapishane Eğitim Vakfı’nda konuşma yapmaktan söz ettim. “Eski mahkumları anlatabilirsin, takım elbiseli, kelepçe ve kravatlı, hepsi pırıl pırıllardı.” “Evet,” diyor Jason, “günlük kıyafetlerimi giyinmeyi deniyorum.” İşte yine de, takım elbisesiyle. “Sanırım, saygın olabilmek için bir özlem var” diyor.
Eğitimde geleceğe göz kulak olmamız gerekiyor ve istihdam edilebilirlik hakkında bir çok konuşma var fakat bana göre Jason ve Alec gibi insanlar temelde biraz zayıflar. Daha tipik olan, uyuşturucu yada suç yada işsizlik maaşı için tekrar dışarı çıkmayı umanlar ya da hiç dışarı çıkmayan ya da yaşlı, sakat olan, akıl hastası olanlar. Hepsi biraz eğitim alabilir. Neden? Ne için? Herhalde mutluluk için.
Bu günleri itiraf etmek çok da önemli olmayabilir. Ama insanları mutlu etme fikrinden oldukça hoşlanıyorum. Onlara, zaten sahip olamayacakları bir geleceği, iş dolu bir geleceği öğütlemekmekten iyidir. Bazen, çoğu insanın çalışmayı sevmediğini ve olabildiğince az şey yaptığını unutuyoruz. Waylon Jennings’in şarkısında söylediği gibi “Bu işi yap ve it”.
Ve bu yüzden, bayram tatilimden geri döndüğümde, sanat ve güzellik, akıl felsefesi hakkında konuşmayı planladım, orada bir masa olup olmadığını merak edeceğiz ve Platon’un İdealar Teorisi hakkında konuşacağız. Daha önce istihdam edilebilir olsalar bile, felsefe ve benim onlara yaptıklarımdan sonra olmayacaklar.
Hayır, sağduyu hakkında, mantıklı olmak hakkında, reform hakkında konuşmayın. Sınıfımda, çıktıklarında aktif olarak eroin bağımlıları olmayı planlayan insanlar vardı. Bu, rüzgarı liberal yelkenlerimin dışına çıkarma eğilimi gibi bir şey, ancak benimle felsefeyi seviyorlardı ve onlarla felsefeyi sevdim.
12 yıllık felsefenin ve hapishanenin beni kurnaz ya da yozlaşmış ya da her ikisini birden de yapmış olması iyi olabilir, ancak bildirimimi verdikten sonra Jason’la öğle yemeğim var ve bana biraz Adorno gibi (benim okumadığım ama onun okuduğu) olduğunu söylüyor ve sonra bana Hobbes’un farklılık kavramını ve onu penolojide modern fikirlere nasıl uyguladığını anlatıyor. Ve biliyorum ki ben haklıyım ve diğer herkes yanılıyor. Tekrar.

Yazan: Alan SMITH
Çevirmen: Gözlem KÜÇÜK
Kaynak: The Guardian 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.