Hayatın basit bir gerçeği de herkesin farklı bir okuma tarzının olduğudur. Bu romantik romanlar, dertli eski donanma askerlerinin dünyayı kurtarmak için zamanla verdiği savaş hakkındaki kitaplar veya kendi yaşlı akrabalarına dönüşen insanları konu alan bilim kurgu romanları olabilir. Okuyan herkesin birçok kitap arasından seçtiği bir kanal vardır. Nihayetinde okumak bir eğlence şekli, zaman geçirme yolu ve her şeyden önce öğreten ve entelektüel ufukları genişleten bir eylem. Bu nedenle en sevdiğiniz roman türünü keşfettiğinizde tekrar tekrar o türe dönmeniz son derece doğal.

Elbette zaman zaman hepimiz bir “Sebzelerini Ye” anını deneyimliyor ve okulda hevezsiz bir şekilde göz gezdirdiğimiz veya hayatımız boyunca dehasıyla ilgili ününü duyduğumuz bir klasiği okumamız gerektiğini düşünüyoruz. Okumanız gereken klasik romanları düşünmeye başladığınızda ise bir problem ortaya çıkıyor: Okunması gereken çok fazla klasik roman var. Kendinizi bir “Zamanın En İyi 100 Romanı” listesi ile sınırlandırsanız dahi bu okumanız gereken yüz adet roman olduğu anlamına geliyor. Ortalama bir yetişkin dakikada 200-300 kelime okuma kapasitesine sahipken birçok kitap bir sayfada 200 kelimeye sahip. Bu, “Savaş ve Barış” ı okumanızın toplamda 33 saat süreceği anlamına geliyor, ve bu yalnızca bir klasik roman. 

Çoğumuzun okumaya ayırabildiği günlük süre oldukça az olduğundan “Savaş ve Barış” ı bitirmemiz yarım sene sürebilir.  Bu yüzden 100 roman listesi biraz hırslı görünüyor. Onun yerine daha gerçekçi bir yol izleyelim: Eğer klasik romanlara yönelik bir “Sebzelerini Ye” anı yaşıyorsanız okumanız gereken beş roman nedir?

“Moby Dick”

Moby Dick donuk olduğuna dair haksız bir üne sahip. Melville’in romanı basıldığında fazla ilgi görmemişti (insanların romanın ne kadar iyi olduğunu görmesi onlarca yıl sürdü). Ve her sene romanı okumaya zorlanan öğrencilerin olumsuz homurtuları yankılandı. 19. Yüzyılda balina avcılığıyla ilgili birçok şey en düşünceli okuyucuyu bile Melville’in ne zaman aksiyona geçeceğini merak etmeye zorluyor. Bunun yanı sıra roman son derece geniş bir kelime hazinesine sahip-Moby Dick, 17000’in üzerinde eşsiz kelimeyle yazılmış en yoğun romanlardan biri. Bu kelimelerin bazıları özelleştirilmiş balina avcılığı terimi ve dolayısıyla birçok insanın okumuş gibi davranmayı tercih ettiği bir kitap için bir tarif var.

Neden Okumalısınız?

Bu yüzeysel zorluklara aldırmadan “Moby Dick”i okumanız için birçok sebep var:

Popüler Kültür Statüsü: “Beyaz balina” teriminin gözüpek ve tehlikeli bir saplantının sembolü haline gelmesinin bir sebebi var. Kaptan Ahab ismi ise saplantılı bir otorite figürünü temsil eden kültürel bir sembol olarak kullanılıyor. Başka bir deyişle, günlük konuşmalarımızda farkında olmadan romana atıfta bulunuyoruz. Ve bu durum romanın ne kadar güçlü olduğunu ve “Moby Dick” karakterlerinin sosyal rolünü gözler önüne seriyor.

Derin Temalar: Bu yalnızca bir adamın bir balinayı avlamasıyla ilgili uzun bir kitap değil. Varoluş, etik ve gerçekliğin doğasıyla ilgili karmaşık ve tarifi zor temaları keşfediyor. Ünlü açılış cümlesi “Bana Ishmael de” den ıssız sona kadar okuduğunuzda dünyaya bakışınızı değiştirebilecek bir roman.

“Moby Dick” yoğun, zorlu ve tam anlamıyla mükemmel. Bu ay 13-15 saatinizi ayırın ve yalnızca ölmeden önce yapılacaklar listesinden silmek için ve insanlara hava atmak için de olsa kitabı okuyun.

“Aşk ve Gurur”

Aşk ve Gurur, Rosetta Stone’un edebi versiyonu gibidir. Olay örgüsü ve karakterlerine düşündüğünüzden daha tanıdık olduğunuz birçok modern romana ilham, temel ve model oluşturur. 19. Yüzyılın başında yazılmış bir kitaba göre son derece modern olması şaşırtsa da çok geçmeden “Aşk ve Gurur”un modern romanı tanımlayan roman olduğunu anlayacaksınız.

“Aşk ve Gurur” un en güzel yanı doğal bir yazar olan Austen’ın kullandığı birçok teknik ve yeniliğin anlaşılmamasıdır- yalnızca evlilik, sosyal sınıflar, tutum, kişisel gelişim ve evrim hakkında mükemmel bir hikâye okursunuz. Kitap o kadar iyi yapılandırılmıştır ki birçok modern yazar tarafından örnek alınmıştır. En ünlü ve bariz örnek “Aşk ve Gurur”dan aldığı ilhamı gizlemeyen “Bridget Jones” kitaplarıdır. Birbirinden nefret ediyor gibi görünen ancak sonradan aşık olduklarını anlayan iki insanla ilgili okuduğunuz her kitabı Jane Austen’a borçlusunuz. 

Neden Okumalısınız?

Eğer ikna olmadıysanız “Aşk ve Gurur” u okumanız için 2 sebep daha var.

Dil: “Aşk ve Gurur” un yazılmış en sert romanlardan biridir. Mükemmel ve epik açılış cümlesi “Zenginlik sahibi bir adamın bir eş arzulaması evrensel bir gerçektir.” ile başlayarak kitabı yalnızca dili ve dehası için okuyabilirsiniz.

Hikaye: “Aşk ve Gurur” u dilinde bazı çağdışılıklar barındırsa da modern dünyada hikayesi ile geçerli olacaktır. Başka bir deyişle, Austen’ın zamanından bu yana evlilik, ilişkiler ve aile namına pek fazla değişim yaşanmadı.

“Aşk ve Gurur” fazla kafa yormadan zevk alabileceğiniz nadir klasik romanlardan biri. 10 saatinizi okumaya ayırırsanız romanı bir veya iki haftaya sığdırabilirsiniz (ya da yatakta geçirilen epik bir güne.)

“Ulysses”   

James Joyce’un “Ulysses”i insanların yüreğinde korku uyandırabilecek güce sahip ve   “post-modern” kavramıyla lekelenmiş koca ciltli bir roman. Ve doğruyu söylemek gerekirse yazılmış en zor romanlardan biri. Kitap hakkında hiçbir şey bilmiyor olsanız bile “bilinç akışı” terimi daha var olmadan önce bu tekniğe yer verdiğini biliyor olmalısınız (Joyce tekniği kullanan ilk kişi değildi; Tolstoy birkaç on yıl önce “Anna Karenina” romanında benzer bir teknik kullanmıştı-ancak “Ulysses” bilinç akışını edebi bir teknik haline getirerek mükemmelleştirdi.) “Ulysses” aynı zamanda kinayeler, kelime oyunları, belirsiz şakalar ve karakterlerin yoğun ve uzun düşünmeleri ile bezenen geniş bir roman.

İçerdiği bulmacalar, bilmeceler ve hırslı deneyler bu kitabı daha da mükemmel ve eğlenceli hale getiriyor. “Ulysses”i okurken yapmanız gereken önemli ve devrim nitelikli bir klasik olduğunu unutmak.

Neden Okumalısınız?

Romanı açık saçık ve tutarsız şamatası için okumalısınız. Ancak bunlar yetmiyorsa, işte iki sebep daha:

Mizah: Joyce harika bir mizah anlayışına ve geniş bir zihne sahipti. Homer’in epik şiirini seks ve vücut fonksiyonları ile ilgili şakalara uyarlamasıyla “Ulysses” in nihai mizahı oluştu. Şakalar edebi bir tekerleme stilinde yazıldığından referansları anlayabilmek için internete ihtiyacınız olacak ancak bu roman kendini çok da ciddiye almıyor; siz de almamalısınız.

Zorluk: İlk okuyuşunuzda tek kelime bile anlamazsanız endişelenmeyin- eğer biri size kitabı tamamen anladığını iddia ediyorsa yalan söylüyor demektir. Bu, Ulysses’i okuduğunuzda zor ama ödüllendirici bir iş yapmaya karar vermiş bir insan grubuna katıldığınız anlamına geliyor.

Kısaca, Ulysses’i okumanız sekiz veya dokuz saat sürecektir. Ancak araştırma ve üzerine düşünmeye de bir ay ayırmalısınız.

“Bülbülü Öldürmek”

Aldatıcı bir basitliğe sahip olan roman genelde 1930’lu yıllarda Alabama’da Scout isimli bir kızın yetişkinlik endişeleriyle ilk karşılaşmasını anlatan ilgi çekici bir kitaptan ibaret görülür. Yetişkinlik endişeleri, korkunç ırkçılık ve kasabanın beyaz insanlarının değişmeyen kabalığını içeriyor. Hikaye beyaz bir kadına tecavüz etmekle suçlanan bir siyahinin ve onun avukatlığını yapan Atticus’un etrafında gelişiyor.

Günümüzde ırkçılığın ve adaletsizliğin en az 1960’larda olduğu kadar geçerli olması son derece üzücü ancak bu “Bülbülü Öldürmek” romanını okumayı daha da gerekli kılıyor. Harper Lee’nin akıcı ve yalın yazımı ön yargı ve adaletsizliğin süregelmesinin altında yatan tutum ve inançları incelerken aynı zamanda okuyucuya zevk vermeyi başarıyor. Okurken aynı zamanda günümüzde hala gizlice ırkçı hırslar barındıran insanlar olduğunu keşfederek ortak bir şok yaşıyoruz.

Neden Okumalısınız?

1950’lerde yazılmış ve 1930’ları konu alan bir kitap pek de sürükleyici görünmeyebilir ancak göz önünde bulundurmanız gereken iki faktör var:

Yine de Modern Hissettiriyor: Bazı yönlerden hepimiz Scout Finch’iz. Scout’un büyürken yaşadığı deneyimlerden biri de kasabasında iyi ve adaletli olduğunu düşündüğü insanların kusurlu olduğunu görerek hayal kırıklığına uğraması. Bu ülkede yaşayan birçok insan her gün haberleri dinlediğinde benzer bir deneyim yaşıyor.

Kültürel Bir Anahtar: “Bülbülü Öldürmek” romanına dair birçok referansa kültürümüzde rastlamak mümkün. Ve kitaba yabancıysanız hepsini kaçırıyorsunuz demektir. Bir kez okuduğunuzda baktığınız her yerde referansları görüyorsunuz.

 Bülbülü Öldürmek romanı gibi 50 yıldan fazla akıllarda olmak bir roman için oldukça nadir görülen bir durum. Harper Lee’nin bunu nasıl başardığını merak ediyorsanız 7 saatinizi ayırmanız ve kitabı okumanız gerekiyor.  

 “Büyük Uyku”  

Raymond Chandler’ın 1939 basımlı kitabına bu tip listelerde sıklıkla rastlanmaz. Basımından neredeyse yüz yıl sonra hala bazı kesimlerce “değersiz” görülüyor. Modern okuyucular tarafından sert stilli bir kitap olarak görülmesinde içerdiği eski usul argo, gizem türüne göre bile fazla karmaşık olan olay örgüsü ve çözülmeyen bir çok olay bırakmasının rolü büyük. Ancak yine de bu kitabı okumanız için iki sebebiniz var:

Model: Günümüzde rastladığınız her “suç üzerine film” diyaloğu ve tanımı “Büyük Uyku” nun ikinci veya üçüncü el imitasyonları. Chandler’ın (Dashiel Hammet gibi diğer akranlarıyla birlikte) dedektif hikayelerini yarattığı söylenebilir.

Güzellik: Chandler aynı zamanda vahşi, kasvetli ve görkemli bir üsluba sahip- kitabın tamamı adeta şiddet ve hırsı konu alan bir şiir gibi okunuyor. Orijinal bir statüye sahip olması romanı dedektif hikayeleri hakkında düşünceleri ne olursa olsun herkesin okuması gereken bir kitap haline getiriyor.

“Büyük Uyku” yu okumanız birkaç saatten fazla sürmez. Yalnızca hazırlıklı olun: kitaptaki her gizem bir çözüme kavuşmuyor.

Kısa Liste

Beş kitap yalnızca birkaç günlük okuma demek. Eğer bir klasik okumak istiyorsanız seçmeniz gereken kitaplar tam da bu listedekiler.

Yazan: Jeffrey Somers
Çeviren: Göksu Nur Kayacılar
Kaynak: thoughtco

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.