Eğer Mark Rothko’nun tablolarını – atmosferik renklerle dolu büyük tuvaller – görüp “bir çocuk bunu yapabilir” diye düşündüyseniz, Soyut Dışavurumcuya iltifat etmişsinizdir.

Rothko eserlerin tazeliğini, gerçekliğini ve duygusal yoğunluğunu takdir ederek çocuk sanatına büyük hayranlık duymuştur. Brooklyn Yahudi Merkezi’nde 20 yılı aşkın bir süre resim öğretmeni olarak çalıştığı için çocuk sanatını iyi biliyordu. Öğrencileri için – anaokulu öğrencilerinden 8. sınıf öğrencilerine kadar – o, yenilikçi bir hayalperest veya gelişen bir sanat yıldızı değildi, “Rothkie”ydi. Eski öğrencisi Martin Lukashok bir zamanlar onu “İri bir adam, tüm okulun en arkadaş canlısı, en iyi, en samimi üyesi” diye anmıştı.

Rothko çocuk sanat eğitiminde bir fikir lideriydi. 1934’te, bir kitapla sürdürmeyi düşündüğü (“Geleceğin Sanatçıları ve Sanatseverler İçin Yeni Eğitim”) başlıklı bir makale yayımladı. Projeyi hiçbir zaman tamamlamamış olsa da arkasında, yenilikçi pedagojisinin ayrıntılarını veren – ve Rothko’nun tüm resim öğretmenlerinin bilmesini istediği beş dersi aldığımız – “Karalama Kitabı” olarak bilinen 49 sayfalık notlar bıraktı.

Ders 1: Öğrencilerinize sanatın, konuşmak veya şarkı söylemek kadar temel, evrensel bir ifade şekli olduğunu gösterin

   Mark Rothko Kafalar, 1941-1942 Washburn Galerisi

Rothko herkesin – doğuştan yeteneği veya profesyonel eğitimi olmayanların bile – sanat yapabileceğini öğretmiştir. Ressama göre sanat, yaşam deneyiminin önemli bir bölümüdür. Ve çocuklar hikayeleri veya şarkıları çabucak kaptıkları gibi, gözlemlerini ve düşlerini kolayca sanata dönüştürebilirler. (Bir çocuğu sanat yapma girişiminden uzaklaştırmanın onun dil öğrenme yeteneğinin gelişmesine engel olmak kadar zararlı olabileceğine inanmıştır.)

Rothko’ya göre sanat tamamen anlatımla – birinin duygularını herkesin anlayabileceği görsel deneyimlere dönüştürmek –  ilgiliydi. Ve çocuklar bunu doğal olarak yapar. “Bu çocukların fikirleri var, genellikle güzel fikirler, ve fikirlerini canlı ve güzel bir şekilde dışa vuruyorlar, böylelikle hissettiklerini bize hissettiriyorlar,” diye yazıyor Rothko. “Dolayısıyla çabaları özünde sanat eseri.”

Ders 2: Bir çocuğun yaratıcılığını akademik eğitimle bastırmaktan kaçının

                                                  Rothko’nun gözünde, bir çocuğun dışavurumculuğu kırılgandır. Resim öğretmenleri mutlak değişkenleri olan bir proje verdiklerinde veya teknik mükemmellik vurgusu yaptıklarında bu doğal yaratıcılık hızla boyun eğmeye dönüşebilir. “Birinin çizim yapmayla başlaması zaten akademiktir,” şeklinde açıklar Rothko. “Bizler renkle başlarız.”

Öğrencilerinin yaratıcı özgürlüklerini korumak için Rothko basit bir öğretim yöntemi izlemiştir. Çocuklar onun sanat odasına girdiklerinde tüm çalışma malzemeleri – fırçalardan kile kadar –  seçmeleri ve serbest biçim çalışmalarında kullanmaları için çoktan kurulmuştu. Hiçbir görevlendirmeye gerek yoktu.

“Herhangi bir zorluktan habersiz, kendi yollarını buluyorlar ve bir yetişkinin saçlarını beyazlatacak engelleri aşıyorlar ve bir çırpıda!” diye açıklar Rothko. “Fikirleri yakında açıkça anlaşılır biçimde görünür olacak.” Bu esneklikle öğrencileri detay odaklı tarzlardan son derece dışavurumcu tarzlara kadar kendi eşsiz sanatsal tarzlarını geliştirdiler. Ve Rothko için birinin içsel dünyasını sanata yönlendirme yeteneği, akademik tekniklere hakimiyetten çok daha değerliydi. Bir zamanlar “Hiçbir şey hakkında iyi bir tablo gibisi yoktur.” diye yazmıştı.

Ders 3: Özgüvenlerini desteklemek için öğrencilerinizin çalışmalarından oluşan sergiler düzenleyin 

 

“Sanatta hiçbir zaman iyi değildim,” diye anımsadı Rothko’nun eski öğrencisi Gerald Philips. “Ama o…size gerçekten önemli bir şey, güzel bir şey ürettiğinizi hissettiriyordu.”

Rothko için bir resim öğretmeninin asıl sorumluluğu, çocukların özgüvenini teşvik etmekti. Bunu yapmak için 1934’te Blooklyn Müzesi’ndeki 150 parçalık bir gösteri de dahil New York’un her yanında öğrencilerinin çalışmalarından oluşan halka açık sergiler düzenledi. Ve Rothko bir yıl öncesinde Portland Sanat Müzesi’nde ilk tek kişilik sergisini düzenlediğinde yanında öğrencilerinin çalışmalarını da götürmüştü ve kendininkilerin yanında onları da sergilemişti.

Bu sergiler halkı çocuk sanatının potansiyeli hakkında eğitirken, Rothko’nun öğrencilerine çalışmalarıyla ilgili yeni keşfedilmiş bir heyecan verdi. “Çok sayıda sanatçının bu sergiyi [Brooklyn Müzesi’nde öğrenci çalışmalarından oluşan] gezmesi ve bu sergiden etkilenip heyecanlanması,” diye yazar Rothko, “önemlidir.” Rothko güzel sanatların başarılı olması için sadece duygusal yoğunluk gerektirdiğini eleştirmenlerin anlamalarını isterdi.

Ders #4: Sanat tarihini modern sanatın beraberinde sunun (Eski Resim Ustalarının değil)

 

Küçük öğrencilerinize sanat tarihini öğretirken nereden başlarsınız? Rothko için cevap aşikardı: Modenizm.

Henri Matisse’in, Milton Avery’nin veya Pablo Picasso’nun tablolarıyla olsun, çocuklar 20. yüzyıl sanatıyla kendilerininkine benzer çalışmalardan bir şeyler öğrenebilirler. Bu ikonik sanatçılar, geçmişin teknik standartlarından uzakta saf, kişisel görsel anlatım biçimleri aramışlardır. “[Modern sanat] eski resim ustalarınınki gibi tarz ve gelenekle perdelenmemiştir,” diye açıklar Rothko. “Bu nedenle, çocukla sanat akımı arasındaki ilişkiyi kurmak için tercümanlık etmek…özellikle bizler için faydalıdır.”

Fakat modern sanata maruz kalmak çocuğun güvenini ve yaratıcılığını artırmaya yardımcı olurken eşsiz bir tarzın gelişimine engel olmamalıdır. Rothko öğrencilerini, kendi resim uygulamalarının yanı sıra müze çalışmalarını taklit etmekten uzak tutmuştur. “Çocukların çalışmaları genellikle sadece sanatçı öğretmenin yaratıcı sınırlarının ilkel bir temsilidir,” diye uyarır. “Bu nedenle çocuk sanatı görünümü vardır ama çocuğun kendisi için temel yaratıcı çıkış noktasından yoksun kalır.” 

Ders #5: Profesyonel sanatçılar değil, yaratıcı düşünürler yetiştirmek için çalışın

İyi resim öğretmenleri öğrencilerin yaratıcı güdülerini alevlendirmenin yanında öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarında, daha anlayışlı ve işbirlikçi olmalarında yardımcı olabilirler – ve Rothko bunun uzun vadede daha iyi vatandaşlar ortaya çıkaracağına inanmıştır. Brooklyn Yahudi Merkezi’ndeyken öğrencilerin sanatta bir kariyer edinip edinmeyeceklerini neredeyse hiç önemsemedi. Bunun yerine Rothko öğrencilerinde sanatsal anlatıma karşı derin bir takdir geliştirmeye odaklandı.

“Bu çocukların çoğu muhtemelen olgunlaştıkça yaratıcılıklarını ve canlılıklarını kaybedecekler,” diye yazmıştı. “Ama birkaçı kaybetmeyecek. Ve onlar için sekiz yıllık deneyimin [benim sınıfımda] unutulmayacağını ve kendilerinde aynı güzelliği bulmaya devam edeceklerini umuyorum. Diğerlerine gelince, deneyimlerinin eski sanatsal zevklerini başkalarının çalışmalarında canlandırmaya yardım edeceğini umuyorum.”

Ve geri dönüş olarak, Rothko’nun kendi yaratıcılığı öğrencilerinin cesur dışavurumculuğuyla canlandı. Sanatçı öğretmenliğe başladığında serbest fırça darbeleriyle sokak görüntülerini, manzaraları, portreleri ve iç mekanları tasvir eden çalışmaları halen kısmen figüratifti. Emekli olduğunda tarzı, yetişkinlerde ve çocuklarda içgüdüsel olarak aynı şekilde yankı uyandıracağını umduğu canlı, renk dolu tuval biçimleri alarak tam soyutlamaya dönüşmüştü.

Yazan: Sarah Gottesman
Çevirmen: Ayça Sofu
Kaynak:artsy

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.