“Aynı metin sayısız yoruma izin verir: ‘Doğru’ bir yorum yoktur.”
-Friedrich Wilhem Nietzsche

Friedrich Nietzsche anlaşılamaz. Böyle bir önermeyi temellendirmek için çok şey gerek – hem de, böyle bir önermede bulunduktan sonra, söylenecek çok şey yok…

Tek bir tutarlı, birlikli bakışı; bir “kuram”ı olmamasından dolayı mı – Hayır; ne kadar “kuram”ı varsa (ki, çeşitli konularda çeşitli “kuram”ları vardır) hepsi “birlikli” ve “tutarlı”dır; bunların hepsinin toplamı bir “dizge” oluşturmasa da, tek bir dizgeli bakışın ürünüdür(ler) – o zaman?…

Niye anlaşılamaz olsun?

Nietzsche-9

Nietzsche’nin her yazdığı “stratejik”tir – düz, “lojistik”teki anlamıyla; bir “meydan savaşı”nın nasıl “kazanıla”bileceğine, bir “düşman”ın nasıl “yenile”bileceğine yöneliktir, bir sorunun nasıl çözülebileceğine…

Çünkü Nietzsche’nin her yazdığı perspektiflidir; belirli bir açıdan bakılınca nasıl görünüyor diye düşünür bir konuyu ele aldığında. Çünkü aradığı “hakikat” değildir – bilir ki, insanın zaten her “hakikat” saydığı yalnızca kendi bakış açısından öyledir; “mutlak hakikat” diye bir şey yoktur.

Felsefe, hakikat arama işi değildir – yaşam sorunlarını çözme işidir; bu da, çeşitli açılardan çok çeşitli biçimlerde yapılabilir.

Felsefe böyle anlaşılınca, nasıl yapılabilir? -Belki önce, yapılabilir mi, diye sormak gerekirdi; ama, Nietzsche’yle -Nietzsche’den- biliyoruz ki, yapılabilmiş; o yapmış- nasıl?…

Zerdüşt “Kendi omuzuna tırman; başka türlü nasıl yüklenebilirsin ki” der. Bu eğretilemeyi izleyebiliriz:
Felsefe kendi omuzuna tırmanma işidir: Sırasıyla gidelim; kendi omuzuna tırmanma; yani kendini, kendinde olan bir şey olarak arama ve ulaşmaya çalışma; ulaşınca da onu aşma – ötesine geçme…

Soruna dönelim:
Sorun benden kaynaklanan bir şeydir; ben yaratırım sorunu -dolayısıyla, sorun çözme, kendimdeki bir şeyle uğraşma, kendimde bozuk duran bir şeyi düzeltme, kendimi eğri durduğum bir noktada doğrultmadır- felsefe “kendi”yle didişmedir: Şu kişilik özelliğim nereden geliyor? Şu inancımı nasıl edinmişim? Şu tutkumun temeli ne? Şu düşünceme nasıl ulaşmışım?

Felsefe en temelinde “Ben neyim?” sorusuna yanıt bulma çabasıdır. Felsefe kendini sorun olarak görebilen bazı kişilerin, kendi üzerlerinde yürüttükleri bir bilme çabası, kendini anlama uğraşısıdır.

Nietzsche bu uğraşıyı XX. yüzyıla taşımış olan bilinçtir: Nietzsche’den ancak kendini anlamaya çalışanlar bir şeyler anlayabilirler; anladıklarında da, Nietzsche’yi değil, kendilerini anladıklarını anlayarak…

Yazar: Oruç Aruoba
Nietzsche’yi Anlamak – Cogito, Sayı 25, Kış 2001
Bu yazı Cafrande Kültür Sanat & Hayat‘ın internet sitesinden alınmıştır.

Please complete the required fields.