Film, televizyon ve kitap karakterleri bizlere pek âlâ gerçek gelebilir. Espri yaptıklarında güler, mutsuz olduklarında onlar için ağlarız; daha sonra hiç kimsenin bizi görmediğinden emin olmak için omzumuza şöyle bir bakarız. Ya da eğer partneriniz ile izliyorsanız, kolunu sıkıca tutar, uzunca birbirinize bakarak konuşur ve güveniniz birikirken heyecanla tartışırsınız.

Saatlerce izlenilen Game of Thrones ya da Narcos, daha verimli geçebilecek zamanlarmış gibi görünebilir. Ancak bu zamanı sevdiğinizle geçirmeniz durumunda, bilim buna bir açıklık daha kazandırıyor. İskoçya Aberdeen Üniversitesi’nin yeni araştırmasına göre: ‘Birlikte toplumsal bir gerçeklik’ yaratıyorsunuz.  

Psikoloji araştırmacıları, yakın olduğunuz kişilerle; özellikle ortak bir arkadaş grubunuz yoksa, uzun mesafe ilişkisinde ya da ailenin dahil olmadığı bir ilişkideyseniz, film, kitap gibi medya tüketiminin oldukça yarar sağladığını keşfetti. Ortalama 16 aydır ciddi ilişki yaşayan 259 öğrenci ile çalıştılar. Genel geçer olmayan ancak medyanın dahil olduğu ve çiftlerin beraber vakitlerinde; yakınlık hissiyatının geliştiği yönünde bir gözlemde bulunuldu. Araştırmacıların medyaya dair araştırma süresinde, ortak arkadaşa sahip ya da daha az ortak arkadaşla kurulan ilişkilerin, en yüksek memnuniyete sahip olduğu raporlandı.

Ortak arkadaşı fazla olan çiftlerin az olanlara kıyasla, ilişkinin geleceğine dair daha fazla memnuniyet, bağlılık, yakınlık, iyimserlik duyduğu farklı bir araştırmayla  keşfedildi. Bu yüzden, eğer çiftler bir şekilde toplumsal bağlar konusunda eksiklik hissederlerse, tuhaf bir durgunluk hissedebilirler. Neyse ki bizler, her şeye çare bulabiliriz. Psikolojik ihtiyaçlarımızdan yoksun kaldığımızda, ihtiyaçlarımıza kavuşmak için yaratıcı çözümler buluruz. Birini özlediğimizde fotoğraflara bakarız. Arkadaş sevgisini gidermek için evcil hayvan ediniriz. Anlatıdaki herhangi bir ortaklık, bizi kitap okuduğumuzda psikolojik olarak sarar. Katılımcıların büyücü özelliklerini kişiliklerine aşılaması, insanın derin ihtiyaç duyduğu amaca ait hissetmesinin, Harry Potter okuduktan sonra tatmin edici olduğu; 2011’de yapılan bir araştırmayla keşfedildi.

Aşırı yalnızlıkta, bazılarımız Wilson adında bir futbol topu ile arkadaşlık kurar. Aberdeen Üniversitesi’nin araştırmalarında keşfettiği şey, kurgusal karakterlerin toplumsal vekil görevi görmesidir. Aynı araştırmaya göre: “Bireyler partnerleriyle kısıtlı ortak arkadaşlıklar kurduğunda, televizyon şovları, kitaplar ve film gibi medyatik paylaşımlar, yakınlığı yenileyerek bu eksikliği telafi edebilir.”

Ayrıca yazarlar, 2013 yılında yapılmış, evlilik sıkıntısı ve ayrılmanın önlenmesi adında bir araştırmadan bahsediyorlar. Bu araştırmaya göre, çiftlerin ilişki temalı filmler izlemeleri ve tartışmaları, ilişkinin bozulmasına yönelik üç yıla yakın süren uzman danışman müdahaleleri kadar etkili.

Partnerinizle ilişkinizin yakınlık düzeyini ilerletmek için, gerilim, korku ve aksiyon türlerini gözden geçirmenizde yarar var. Bu doğru! Korkuyu hissetmek istersiniz, böylece bütünüyle onu yanlış yorumlarsınız.

McKendree Üniversitesi’nin adrenalin uyarılması ve cazibenin etkilerine yönelik bir araştırmaya göre: bireyin duygusal olarak uyarılması arttığında (cinsel uyarılma bağlamı dışında, yalın bir duygusal uyarılma düşünün: kalbin hızlanması ya da avuç içi terlemesi gibi) vücuda adrenalin dolar ve bu, iki kişinin birbirine duyduğu çekimi fazlalaştırır. Bu durum, Dutton ve Aron tarafından yapılmış yaratıcı bir araştırma olan, sallantılı köprüyü geçtikten sonra, telefon numaralarını paylaşmanın ve ayrıca, neden avangart ilişki danışmanlarının çiftlere paraşütle atlamayı terapi olarak önerdiğini açıklar.

Bu sebepten; partnerinizle olan yakınlığınızı yoğun dramalar, komediler ve aşk hikayelerindeki karakterlerin deneyimlerini paylaşarak ilerletebilirsiniz. Nörolog Joseph Ledoux’ın belirttiği gibi: “Kötü olan şeyler iyi olanlardan daha ağırdır.” Örneğin, Game of Thrones’dan bir karakterin kafası patlayana kadar gözlerinin oyulmasını izlemek bunu destekler, tıpkı Barb’ın en yakın arkadaşı tarafından uzaklaştırılmasını ve sonrasında Stranger Things’teki canavar tarafından ‘ters yüz’ sürüklenmesini izlemek gibi. Dünyanın her yerinde, duygusal olarak güçlü çiftler Barb’a bu sebepten dolayı teşekkür eder.

Yazar Adı: Jana Roose
Çevirmen Adı: Simge Şirin
Kaynak: Big Think

Please complete the required fields.