Künye | İletişim | Yazı Gönder | Bize Katıl | Yazarlar | Çevirmenler | Çizerler | Arşivler
Paylaşmak güzeldir..

Yükselen popülizm, korku ve yabancı düşmanlığı çağında, aşka, çok kültürlülüğe, ilhama ve güzelliğe dair, sınırları ve kuşakları aşan bir insanın yaşamını ve eserlerini kronolojik olarak sunan aydınlatıcı ve zengin bir kitap okumak için ne kadar iyi bir zaman.   

Bu büyük ulusun kurucularına şunları söyleyebileceğinizi düşünüyorum: “İşte buradayım. Genç biri. Genç bir ağaç. Kökleri Lübnan tepelerinden koparılmış. Yine de ben burada çok köklü biriyim. Ve verimli olacağım.”

Cibran’ın Suriye kökenli genç Amerikalılara mesajı (Abu-Fadil)

Bu zamansız sözler Halil Cibran(nam-ı diğer Cibran Halil Cibran) tarafından 1926’da The Syrian World dergisinin giriş yazısında Suriyeli Amerikalılar için kaleme alınan bir mesajın parçasıdır ve bu mesaj, neredeyse bir yüzyıl sonra çok daha inandırıcıdır.

O, kültürleri birleştiren, birkaç kıtada yaşayan ve kendini yazılı olarak (Arapça ve İngilizce) ifade eden bir Rönesans adamıydı. Duygularını sanatla ifade etti; kalbi ve ruhu Lübnan dağlarının eteklerindeki Bsharri’de kalmış uluslararası bir şöhret haline geldi.

Eskiz kitabından oto portresi Kahlil Gibran koyun güdüyor 1890’ların sonlarına doğru (Soumaya Müzesi, Fundacion Carlos Slim, Mexico City)

Halil Cibran: Sınırların Ötesinde, Ermiş(1923)’den keyif almış, Deli (1918) üzerine kafa yormuş, Kırık Kanatlar (1912) ile başka diyarlara yelken açmış, İnsanoğlu İsa (1928)’dan büyülenmiş ve üretken sanatsal portföyü ile hipnotize olmuş herkes için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.    

Halil’in “Ermiş”e dair notlarından 1920’ler (Soumaya Müzesi)

“Sevgili Blanche.. 1883 yılında Ocak ayının 6’sında dünyaya geldim. Doğum da ölüm gibi bir efsanedir. Yine de garip şekilde, kelimeler ve sembollere olduğu kadar mitlere de inanırız. “ dedi yayın evinin editörü Blanche Knopf ‘a.

21 bölüm ve 524 sayfadan oluşan kitap, Interlink Yayınevi tarafından yayımlanmış olup, tüm nefis malzemelerin hazmedilebilmesi için cömert bir arak ( anavatanına ait bir içecek) dozuyla sunulan, inanılmaz bir meze (başlangıçlar), ana yemek ve tatlı servisi gibidir.

Sınırların Ötesinde kapağı (Soumaya Müzesi)

Yazarlar Halil G. Cibran, Cibran’ın uzak akrabalarından kuzeni  ve eşi Jean okuyuculara bir dizi bilgi, arşiv fotoğrafları, çizimler, skeçler, resimler, gazete küpürleri, yayınlanan eserlerin kopyaları, notlar, miras ve mültecilik konusunda belgeler, araştırmacıları, akademisyenleri, yazarın sözlerine kitaplardan, alıntılardan ve tebrik kartlarından aşina olan sade hayranları mutlu edecek kapsamlı bir kaynakça sunuyor.     

Bsharri’nin Lübnan Sedirleri (Abu-Fadil)

Kadisha Vadisi’nin üstündeki bir köyden, Cibran’ın doğduğu topraklardan, sekiz yaşındayken babasının zimmete geçirme suçlamasıyla tutuklandığı ve annesinin çocuklarını alıp Amerika’nın yolunu tutmaya karar verişine, yeteneklerinin gelişmesinden dünya çapında ünlü oluşuna, bu hikaye epik bir Hollywood filmi olabilecek niteliktedir.     

Gibran çocukken resmi bir eğitim almamasına rağmen, bir Hıristiyan köyü olan Bsharri’de bir Maruni köyünde eğitim almıştır.

Yeni Dünya’da ikinci yazınsal dili İngilizce’yi öğrenmiş ve sonunda Boston ve New York’da sergiler açmıştır. Paris’te biraz Fransızca öğrenerek sınırsız bir dünyayla etkileşime geçmiştir.  

Ancak karşılığında aşk ve nezaketle adilane bir tavır görülmedikçe bu bazılarının açgözlülüğe diğerlerinin de açlığa sürüklenmesine sebep olacaktır.  

Bu, bugünkü Lübnan’da, Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde eskiden daha büyük olan Suriye topraklarının bir parçası durumundaki “Oryantal” altyapısından farklı bir kültüre adapte olma mücadelesiydi. İç dünyasındaki çalkantılar ve meraklı zihni, onu inancını sorgulayan dini liderlerle de anlaşmazlığa sürükledi.  

Cibran Ailesi’nin 1895 baharında Amerika’ya gitmek üzere yola çıkmalarından önce birlikte son fotoğrafları (Soumaya Müzesi)

Cibran’ın işi ve seyahatleri onun sanatsal fotoğrafçılığın babası Fred Holland Day, Lübnanlı yazarlar Mikhail Naimy ve Amin Rihan, psikolog Carl Jung, Fransız sanatçı Auguste Rodin gibi önemli isimlerle tanışmasına vesile oldu.  

Kitapları, makaleleri ve derin düşünceleri Amerika’nın göçmen yayınevlerinin yanısıra Amerikan yayıncılar; ve Arap Dünyası’nda Mısır’daki  başka ünlü bir Lübnanlı yazar olan Jurji Zaidan ‘ın kurduğu “Dar Al Hilal” tarafından da yayınlandı.

Cibran’ın “ Asi Ruhlar”ı Mısır’da Dar Al Hilal tarafından 1912’de yayınlandı

Hayatındaki kadınlar- annesi Kamila, kızkardeşleri Sultana ve Marianna, arkadaşları Mary Haskell, Josephine Peabody, Emilie Michel, Gertrude Barrie,yazar May Ziade ve diğerleri- yeteneklerini şekillendiren ve zengin bir sanatsal ve edebi çevrenin parçası olan erkek akıl hocalarıyla meslektaşları gibi silinmez bir iz bıraktılar.

Kadınların Çağı tuval üzerine yağlı boya, 1910 (Soumaya Müzesi)

Cibran’ın yazışmaları kitapta yer verilen bir başka zengin kaynaktır ve sanatçının mücadelelerine, zaferlerine, yenilgilerine ve üretme konusundaki kararlılığına ışık tutar.

“….  Dün gece onu düşledim, Cennet krallığının anahtarını insana veren o ilahı…Keşke size gözlerindeki buruk sevinci anlatabilseydim…Yanına oturdum ve onunla konuştum, sanki daima onunla yaşamışım gibi. Kalbimdeki özlem bugün diğer her günden daha fazla. Ruhum iyiye, güzele aç ve hasret dolu. Yine de ne yazabiliyorum ne çizebiliyorum ne de okuyabiliyorum. Sadece tek başıma ve sessizce oturabiliyorum.

Cibran Müzesinin ve sanatçının ebedi dinlenme yerinin yeraldığı Mar Sarkis Manastarı  (Abu-Fadil)

Cibran, uzun süren hastalık döneminin sonucunda 1931’de öldü ve naaşı memleketine, Lübnan dağlarındaki Mar Sarkis Manastırı’na nakledildi. Aynı zamanda Cibran Müzesi de burada yer alır.

Yazar: Magda Abu-Fadil
Çeviri: Zeynep Şenel Gencer
Kaynak: Huffington Post 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.


Paylaşmak güzeldir..

İÇERİK SAĞLAYICI

11 Ekim 1980’de Antalya’da doğdu. Mühendis bir baba ve doktor bir annenin tek kızıdır. Eğitim öğretim hayatını İstanbul’da tamamlayan Gencer, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümünü bitirdikten sonra, eğitimine New York Film Akademi’de devam etti. 2008 yılından beri çeşitli platformlarda çeviri ve sinema eleştirileri ile yer almakta. Evli ve bir çocuk annesi olan Gencer, David Guetta hayranı. Gerilim ve cinayet romanları okumaktan hoşlanıyor.

Comments are closed.