Habitus’tan çıkan Akışkan Modern Dünyadan 44 Mektup isimli kitapta Bauman’ın “Ana Baba ve Çocuk Zıtlaşması” olarak çevrilen bir yazısı bulunmaktadır. Bauman, burada, eski ve yeni kuşaklar arası karşılıklı anlayışsızlığın eskiden beri var olduğunu söyler. Bu anlayışsızlığa eşlik eden bir de kuşkuculuktan bahseder. Geçmişten beri izini sürebildiğimiz bu kuşku modern çağda daha da belirginleşmiştir ona göre.

“… [K]uşaklar arası kuşku, yaşam koşullarının durmaksızın derinden ve hızla değiştiği modern çağımızda daha da belirginleşmiştir. Yüzyıllardır süre giden sonsuz tekrarların ve ağır değişimlerin tam aksine, modern zamanların karakteristiği olan değişimin aşırı yüksek temposu, ‘değişen şeylerin’ ve ‘bir daha asla eskisi gibi olmayacak şeylerin’ bir insanın ömrüne sığacak sürede bizzat yaşanmasını ve görülmesini sağladı. Bunu ayırt etmek insanlık koşulları ile eski kuşakların gidişi ve yenilerinin gelişi arasında bir ortaklık (hatta sıradan bir bağlantı) gerektirdi.

[…]

“Sonuçta yaşlı genç her iki yaş grubu da birbirini genellikle yanlış algılamaları ve yanlış anlamaları harmanlayarak karşılıklı izliyor. Yaşlılar dünyaya yeni gelenlerin kendilerinin ve büyüklerinin nice emeklerle kurduğu ve özenle koruduğu tanıdık, rahat ve temiz ‘normalliği’ yıkmak, bozmak üzere olduklarından endişe edecek; gençlerse tam aksine yaşlı kurtların berbat ettiği, yüzlerine gözlerine bulaştırdığı her şeyi derhal düzeltmek isteyecek. Bu durumdan ve dünyanın gidişatından her iki taraf da hoşnut olmayacak (ya da en azından bütünüyle hoşnut olmayacak) ve kendi sıkıntılarından ötürü karşı tarafı suçlayacak. İngiltere’de yayımlanan saygıdeğer bir haftalık derginin peş peşe iki sayısında birbirinden farklı iki iddia/değerlendirme okurların huzurunda çatıştı. Bir köşe yazarı gençleri, ‘öküzlükle, kıçlarını yaymakla, asalaklık ve işe yaramazlıkla’ suçladı. Başka bir okurdan öfkeli bir yanıt geldi. Miskin ve umarsız denilen gençler aslında ‘akademik anlamda başarılıydılar ve ayrıca yetişkinlerin arkalarında bıraktığı enkaz karşısında endişe içindeydiler.’ Sayısız pek çok benzer itirazdaki gibi burada da fark açıkça değerlendirmeler ve öznel renkler taşıyan görüşler arasındaydı.”

Bauman’a göre bu anlaşmazlık nadiren ‘nesnellik’ yardımıyla çözüme kavuşturulabilir. Dolayısıyla, “günümüz dünya gençlerine ait yerleşmiş dünya görüşlerinin ve davranışlarının sonuçta bizi bekleyen dünyaya uyup uymayacağını” ve beklentileri karşılayıp karşılamayacağını söylemek için henüz çok erken olduğunu söyleyerek bu soruyu ertelemese bile cevabının erişilebilir olduğu başka bir zamana kadar bekletmeyi tercih eder. 

Please complete the required fields.