Holokost, transatlantik köle ticareti, IŞİD’in uyguladığı soykırım ve günümüzün diğer korkunçlukları… 14. yüzyıl İtalyan şairi Dante bunların hiçbirini ön göremezdi.

Yine de, Dante’nin 700 sene önce yazdığı, ilk bölümü “Inferno”dan hatırlayacağınız İlahi Komedya, kötülüğün kökenlerini keşfe çıkan en önemli eserlerden biri olarak yerini koruyor.

Dante’nin yapıtları sayısız romanı, müziği, filmi, telefon uygulamasını ve hatta bilgisayar oyunu etkiledi veya bunlara ilham oldu. Ortaçağ el yazma tezhipçileri, sanatçılar, Sandro Boticelli ve Salvador Dali de dahil Dante’nin hikayelerini yansıtan resimler yaptılar. Son olarak, Dante’nin bu eserini, Tom Hanks’in rol aldığı bir suç ve gizem filmi olan Inferno’da uyarlama olarak gördük.

 “Tom Hanks gibi bir aktör, Dan Brown gibi çok satan bir yazarın romanından uyarlanan filmde oynadığı zaman, haliyle her zamankinden çok daha fazla soru gelmeye başlıyor Dante hakkında,” diyor  Arizona Üniversitesi Fransız ve İngiliz Çalışmaları Departmanı’ndan Profesör Fabian Alfie.

 “Dante’ye olan ilgi ölümünden beri, 700 yıldır azalmış değil. Batı kültüründe 14. yüzyıldan beri bozulmamış bir Dante etkisi geleneği var. Onun eserleri her zaman güncele ilişkin kalabildiği için, Dante hiç unutulmadı ve popüler kaldı.” diyerek ekliyor Alfie.

Alfie şöyle devam ediyor, “Dante varlığa dair ‘büyük soruları’ cevaplamaya çalışıyordu: Kötülük nedir? İnsan doğası nedir? Günahlardan arınma, faziletlilik, kutsallık nedir?

Biz de, son zamanlardaki Dante ilgisinin de ışığında, Alfie’ye sorularımızı sorduk:

Tom Hanks’in de rol aldığı Inferno, Dante’nin eserini ne kadar doğru yansıtıyor?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu film ne Dante’nin eserinin yeniden yorumlanışı ne de Dante’nin hayatının bir kurgusu. Günümüz gerilim filmlerinden biri demek daha doğru olacaktır.

Bununla beraber, Tom Hanks’in canlandırdığı Robert Langdon karakterinin gördüğü halüsinasyonlardan etkilendiğimi söylemeliyim. Bu halüsinasyonlardan bazıları, Dante’nin cehenneminde bahsettiği cezalardan yola çıkılarak yazılmış; gerçekten korkutucu ve sarsıcılardı. Karakterlerden bazıları da, Dante’nin yaşam öyküsünden konuşuyorlardı, romantikleştirecek olursak, bunlar da doğruydu diyebiliriz. Genel anlamda baktığımızda, bunlar küçük çatlaklar tabii.

 Klasik eserlerin film uyarlamalarının/yorumlamalarının değeri nedir?

Dante uyarlamaları toplumda onun eserlerine olan ilginin diri kalmasını sağlıyor. Ayrıca, diğer sanatçıların onun bu eserini farklı farklı yorumlamalarını görmek gerçekten ilginç. Onun eserini günümüz dünyasına nasıl güncellediklerini görmek… Dante’nin eserlerinin içinde şu an mevzu bahis edilmeyen bir çok bölüm de var. Mesela, Ortaçağ’da insanlar faizcilik, sapkınlık[1] gibi şeylerden çok endişe duyuyorlardı. Bugünse bu günahlar pek endişe konusu değil..

Öte yandan, Dante cehenneminde, soykırım gibi modern zamanların icadı olan kötülüklere yer veremedi. Fakat, yine de, Dante’nin tüm kötülükleri sınıflandırarak oluşturduğu cehennem tasviri halen etkileyiciliğini koruyor.

Ayrıca, Franz Liszt ve Tchaikovsky gibi İlahi Komedya’yı müziğe aktaran bestecilerden konuşabiliriz. Bundan başka, bu konuda üzerine konuşabilecek bir çok yazar, edebiyat eleştirmeni ve yorumcu da var.

Bu eserden başka neler öğrenebilir, ne çıkarımlar yapabiliriz? Hangi açılardan, Dante’nin verdiği mesajların “zamansız” olduğunu söylemek mümkün?

İlahi Komedya’da Dante büyük soruları ele alıyor. İlk bölüm “Inferno” tüm insani kötülük şekillerinin sınıflandırılması ve anlaşılmasına dair, en sıradan kötülükten en bozulmuş olanına kadar. “Inferno” ebedi bir işkence odası tasvirinden ziyade kötülük üzerine tefekkür eden, ettiren bir bölüm.

Dante kötülük nedir sorusuna bir Ortaçağ Hristiyanı perspektifinden yaklaşıyor, fakat bu soru hangi dinden olursanız olun yerinde bir soru. Kötü davranışların, büyük veya küçük fark etmeksizin, neler olduğunu merak etmeye başlamak için tek yapmanız gereken yaşadığınız dünyaya biraz daha dikkatli bakmak.

İkinci bölüm “Purgatorio” ise, Dante’nin, insan doğasını, günahkar halimizi aşmanın ve insani zayıflıklarımızın üstesinden gelmenin yollarını keşfettiği bölüm.

Son bölüm “Paradiso” ise iyiliğe dair.  Edebi bir yolculuk şeklinde kaleme alınmış Hrıstiyanlıkta ölüm sonrası yaşamı anlatan bir bölüm. “Paradiso” aşkınlık, günahtan arınma ve erdem kavramları ile ilgileniyor. Fakat, günümüzde en çok ilgi çeken bölümün “Inferno” olduğunu belirtmemiz gerek.

Üzülerek düşünmekteyim ki geçtiğimiz yıllar içerisinde gerçekleşen kültürel ve tarihi hadiseler bizleri cenneti düşünmekten çok cehennemi düşünmeye itti.

Reformasyon’da Dante’nin etkisi ne oldu? Popülaritesini bunca zaman nasıl sürdürebildi?

Belirtmeliyim ki Dante Protestan Reformasyonu’ndan iki yüzyıl once, 1265 ile 1321 yılları arasında yaşadı. Bunla birlikte, İlahi Komedya’da Dante, yozlaşmış Katolik Kilisesi’ni çokça eleştirmiştir. Dini makamları ve görevleri satmaktan (simony) kaynaklı ekonomik çöküntüyü, paragöz tarikatları, ruhban sınıfında çokça görülen cinsel uygunsuzlukları, papalığın siyasi entrikalarını ve bu camianın içinde bulundukları Hristiyanlık dışı eylemleri eserlerinde yermekten geri durmamıştır. Bunun gibi bir çok sebepten dolayı Dante’yi 16. yüzyıl Protestanlığıyla bağdaşan bir reformist olarak adlandırabiliriz.

Doğrusu, 17. yüzyıl İngilteresinde, bazı yazarlar anti-Katolik propaganda yaparken Dante’yi ‘fiilen Protestan’ olarak tanımlıyorlardı. Tabii ki bu tamamıyla isabetsiz ve anakronik bir yaklaşım. Ama bunları o yazarlara söyleten bazı dayanakların  Dante’nin eserlerinde bulunduğunu da söylemek gerek.

Dante, evrensel gerçekleri bulmanın peşindeydi ve bunu yaparken kullandığı yöntem bir hayli özeldi. Çoğu klasik epik şiirde geçmişte yaşamış büyük bir kahramanın yaşadıklarına şahit olurken İlahi Komedya’da  kahramanımız Dante’nin ta kendisidir, yıllardan 1300’dür, Dante 35’ine basmıştır. Ayrıca, şiir boyunca Dante’nin ailesine, yazdığı diğer eserlere ve otobiyografik tecrübelerine atıfta bulunduğunu görürüz.

Inferno’da, cehenneme doğru gizemli bir yolculuk süren meçhul biri değil, aksine, arkadaşları, düşmanları ve kendine mahsus bir geçmişi olan belirli biri vardır karşımızda. Bu yolculukta, karakterimiz özel olarak bir günahı temsil etmesi için, üstü kapalı soyutlamalarla oluşturulmuş kişilerle değil; gerçek, tarihi kişiliklerle karşılaşacaktır,

Aynı şekilde, Dante’nin bu yeraltı dünyasının (cehennem) günahların sıralanışını temsil eden ilginç bir topografisi vardır. Bu yapı, aynı zamanda okuru canlı tutan ve okumasını kolaylaştıran da bir özelliğe sahiptir. Cehennemin yapısının konik olması, Dante’nin bu insani kötülüğe doğru yaptığı yolculukta, okuyucunun hiçbir zaman yolunu şaşırmamasını sağlar.

[1] Burada sapkınlık, toplumsal değerlere, hakim olan değerlere aykırı görüş içinde olanlar manasında kullanılıyor.

Yazar: La Monica Everett-Haynes
Çevirmen: Emir Melek
Kaynak: Futurity 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.