Henüz 32 yaşındayken bir trafik kazasında hayatını kaybeden modern Fars edebiyatının dev ismi olan eski sevgilisi Füruğ Ferruhzad hakkında yarım asırdır sessiz kalan 94 yaşındaki İranlı aydın, Londra’nın 40 mil güneyinde, Batı Sussex’te yaşamakta.

Füruğ Ferruhzad’ın ani ölümünden 50 yıl sonra, Münzevi İbrahim Gülistan en sonunda sessizliğini bozdu; ilişkilerinin ciddiyeti hakkında konuştu ve Ferruhzad’ı en temel insani duyguları dürüstçe kelimelere döken bir şair olarak tanımladı.

Geçtiğimiz yüzyıl içinde İran’ın en sevilen edebiyat figürlerinden biri olan fakat batının gözden kaçırdığı Ferruhzad, İran’ın ataerkil sınırlarına meydan okuyan samimi yazılarıyla bilinmiş ve Sylvia Plath ile kıyaslanmıştır.

Gizemli yazar ve film yapımcısı Gülistan ile ilişkisi, Ferruhzad’ın en unutulmaz eserlerini yazdığı dönem ile çakıştı fakat çok az kişi buluşmalarından haberdardı ve pek çoğu Ferruhzad’ın duygularının karşılıksız olduğuna inandı. Bolney köyünde bulunan, İran’ın en seçkin sanatçılarının resimleri ile dekore edilmiş gösterişli, Viktoryen tarzı konağında verdiği nadir röportajlardan birinde Gülistan, yaşadıkları ilişkinin karşılıklı olduğunu kabul etti.

“Elbette, burada olmadığı yıllar için açık bir şekilde üzüntü duyuyorum,” dedi. “Biz çok yakındık, ama ona olan duygularımı ölçebilmem imkansız. Nasıl ölçebilirim? Kilo ile mi? Metre ile mi?”

Ferruhzad’ın Fars edebiyatı üzerindeki etkisi hakkında kapsamlı yazılar yazan Medhi Jami, Ferruhzad’ın şiirlerinin üzerinde Gülistan’ın önemli etkilerinin olduğunu söyledi. Jami, “Füruğ’a ilham olan bir kişinin ismini vermemi isterseniz, bu kişi şüphesiz Gülistan’dır. Onlar birbiriyle doğru anda tanıştılar“ dedi.

İranlı yazar ve film yapımcısı, İbrahim Gülistan. Fotoğraf: ITN/REX/Shutterstock

Jami sözlerine “Her kültürün kültürel ikonları vardır, tıpkı Britanya’nın Shakespeare’i gibi. Ferruhzad da modern İran için çağdaşlığımızın kimliğini oluşturan, böyle bir ikondu” diye devam etti. “O, oldukça sade ve içten bir şekilde yazdı. Ne kendisi ne de şiirleri sahteydi… O, ülkemizin gördüğü, hakikati anlatan son elçiydi.’’

İran’ın yaşayan en meşhur şairi Mohammad Reza Shafiei Kadkani, The Guardian’a, Ferruhzad’ın şiirlerinin “tamamen modern’’ olduğunu söyledi. “O, çok doğaldı […] Maskeleri yoktu. Bu yüzden, günümüzde onu hala okuyoruz ve gelecekte de onu okuyacağız.’’

Gülistan, 1950’lerin sonunda Ferruhzad’ın iş aradığı dönemde, onunla iki arkadaşı aracılığı ile tanıştığını söyledi. O zamanlar kendisi Kuzey Tahran’ın zengin bir bölgesinde yer alan ve tanınmış bir stüdyo olan Darrous’da çalışıyordu. Ferruhzad’ın ölümünden bir kaç yıl sonra Şah’ın altındaki siyasi atmosferin verdiği bunalımla İran’ı terk edip, 1975 itibariyle Sussex’de yaşamaya başladı. Ülkesi İran’a asla geri dönmedi.

Gülistan, genç Ferruhzad’a, 40 film yapımcısı ve fotoğrafçıyla beraber çalıştığı ofisinde, telefonlara bakma işi vermeye karar verdi.

Füruğ, 16 yaşında evlendiği kocasından sadece dört sene sonra boşanmıştı.

Gülistan, genç şairi, ilişkilerini bilen eşi kadar sevdiğini söyledi. “Dört çocuğunuzun olduğunu düşünün, diğerlerini severken ötekini sevmeyecek misiniz? Tıpkı onları bir arada sevdiğiniz gibi, iki kişiyi birden de sevebilirsiniz’’ diye ekledi.

İranlı akademisyen Farzaneh Milani, yakın zamanda Gülistan tarafından kendisine verilen ve Füruğ’un Gülistan’a yazdığı, ilişkilerinin samimi doğasına ışık tutan, daha önce görülmemiş mektupları içeren bir kitap yayınladı.

Ölümünden bir yıl önce Londra’da yazdığına inanılan mektuplardan birinde, Füruğ şöyle der: “Shahi [Gülistan’ın takma adı], sen hayatımdaki en güzel şeysin. Sevebileceğim tek kişisin… Seni seviyorum ve seni, ya hayatımdan aniden kaybolursan, diye korkacak derecede seviyorum. Bu olursa ben boş bir kuyu gibi olurum.’’

Fakat Gülistan, kendisinin Füruğ’a yazdığı mektupları yayınlamadığı için eleştirildi. Bu ona sorulduğunda, mektupların onda olmadığını söyledi. “Birine mektup yazdığınızda, gelecekte onları saklamayı ya da bir kopyasını yapmayı düşünür müsünüz?’’

İranlı şair ve Pennsylvania Üniversitesi’nde modern Fars edebiyatı profesörü olan Fatemeh Shams, Füruğ’un şiirlerinin o zamanlar asi bulunduğu için gizli tutulduğunu söyledi.

“Anneme ait eski kitaplarda Füruğ’un şiirlerinin ilk örneklerini gördüğümde 15 yaşındaydım. Şiirler uzun zamandır bodrumumuzdaydı. Üst kattaki kitapların olduğu raflarda değillerdi. Onları odama gizlice sokardım’’ dedi.

“Gururla ve tutkuyla aşık olma sanatını Hayyam ya da Hafız’dan öğrenmedim, Füruğ’dan öğrendim. O, çekinmeden, tüm sınırları aşan bir aşkı kaleme dökmüştü.’’

Füruğ bunu, kendi şiirini “hayati bir ihtiyaç, yemeğe, uyumaya, nefes almaya eş değer’” olarak üstü kapalı bir şekilde tanımlarken hissettirdi.

Gülistan Ferruhzad’ın şiirlerini “insanların yalın duyguları ile uyumlu’’ olarak tanımladı ve şiirleri üzerindeki etkisini önemsizleştirdi.

“O, tıpkı bir öğrenci gibi kendi çabalarından etkilenmişti. En büyük etkiyi kendi kendine veriyordu. Onu asla üretken olmadığı bir halde görmedim, o böyle biriydi.”
Yazar: Saeed Kamali Dehghan
Çevirmen: Özlem Zeytin
Kaynak: The Guardian

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.