• 19 Haziran 2018
  • Düşünbil Portal
  • 0
Paylaş

Eski klişenin aksine, fahişeliğin dünyanın en eski mesleği olmadığı neredeyse kesindir. En eski meslekler avcılık ve toplayıcılık olabilir, muhtemelen peşi sıra da geçimlik tarım gelir. Ancak, kayıtlı insanlık tarihi boyunca geçmişe uzandıkça fahişelik neredeyse dünyadaki bütün medeniyetlerde vardır. Ne zaman alışverişi yapılacak para, mal veya hizmet varsa, birisi bunları büyük olasılıkla seks için kullanmıştır.

M.Ö. 18. Yüzyıl: Hammurabi Yasaları Fahişelikten Söz Ediyor

Hammurabi Yasaları, Babil Kralı Hammurabi’nin hükümdarlık dönemi başında, M.Ö. 1792 ila 750 arasında derlenmiştir. Bu yasalarda, fahişelerin miras hakkını koruyan hükümler de bulunmaktadır. Bu kategori, hiçbir erkek destekleyicisi olmayan dullar haricinde, kadınlar için tek kategoriydi. Yasa kısmen şöyle der:

Babasının çeyiz ve tapu bıraktığı “sadık bir kadın” veya bir fahişe bu nedenle…babası ölürse, o zaman erkek kardeşleri tarlasını ve bahçesini alacaklar ve ona payına göre mısır, yağ ve süt vereceklerdir…

Bir “kadın” veya bir fahişe babasından bir hediye ve istediği takdirde satabileceğini açıkça belirten bir tapu alırsa…o zaman mülkünü istediği kişiye bırakabilir.

Eski çağlara ait elimizdeki kayıtlara göre, fahişelik her zaman öyle ya da böyle yaygın gibi görünüyor.

M.Ö. 6. Yüzyıl: Solon Devlet Destekli Genelevler Kuruyor

 Yunan edebiyatı üç sınıf fahişeden söz eder:

  • Pornai veya köle fahişeler
  • Özgür sokak fahişeleri
  • Hetaera veya neredeyse tüm fahişe olmayan kadınların mahrum olduğu bir sosyal nüfuz düzeyine sahip fahişe-göstericiler

Pornai ve sokak fahişeleri erkek müşterilere hitap ederdi ve hem kadın hem de erkek olabilirlerdi. Hetaera hep kadın olurdu.

Anlatılanlara göre, Solon, eski bir Yunan devlet adamı, Yunanistan’ın kalabalık kentsel bölgelerinde devlet destekli genelevler kurdu. Bu genelevlere, gelir seviyesi ne olursa olsun bütün erkeklerin parasının yeteceği ucuz pornailer alındı. Romalı Hıristiyan hükümdarlar sonradan şiddetle karşı çıksalar da, fahişelik Yunan ve Roma dönemleri boyunca yasallığını korudu. 

M.S. 590 (yaklaşık): Reccared Fahişeliği Yasaklıyor

Dinini yeni değiştiren İspanya’nın birinci yüzyılın başlarındaki Vizigot Kralı Reccared I, ülkesinin Hıristiyan ideolojisiyle uyum sağlaması girişiminin bir parçası olarak fahişeliği yasakladı. Fahişe kiralayan veya fahişelerden yararlanan erkekler için bir ceza yoktu ama para karşılığında cinsel ilişkiye girmekten suçlu bulunan kadınlar 300 defa kırbaçlanırdı ve sürgüne gönderilirdi. Çoğu durumda bu, ölüm cezasından farksızdı.

1161: Kral II. Henry Fahişeliği Yasaklamıyor, Denetim Altına Alıyor

 

Ortaçağa gelindiğinde, fahişelik büyük şehirlerde hayatın bir gerçeği olarak kabul görmüştü. Kral II. Henry fahişelerin bekar olmasını ve diğer kanunların çiğnenmemesini sağlamak için Londra’nın adı çıkmış genelevlerine haftalık denetimler yapılmasını emretse de, insanları fahişelikten uzak tutmuştur ama fahişeliğe izin vermiştir.

 

 

1358: İtalya Fahişeliğe Kucak Açıyor

 

Venedik Büyük Meclisi 1358’de fahişeliğin “dünya için kesinlikle vazgeçilmez” olduğunu açıkladı. İtalyan büyük şehirlerinde 14. ve 15. yüzyıllar boyunca devlet destekli genelevler kuruldu.

 

 

1586: Papa V. Sixtus Fahişeliğe Ölüm Cezası Getiriyor

Sakat bırakmaktan idama kadar fahişeliğe verilen cezalar 1500lere kadar birçok Avrupa ülkesinde teknik olarak yürürlükteydi, fakat genel olarak uygulanmıyordu. Yeni seçilen Papa V. Sixtus bu duruma sinirlendi ve fahişelik yapan bütün kadınların öldürülmesini emrederek daha doğrudan bir yaklaşımda karar kıldı. Talimatının, dönemin Katolik ülkelerinde gerçekten geniş kapsamda uygulanıp uygulanmadığına dair bir kanıt yoktur.

Sixtus sadece beş yıl hüküm sürmüş olsa da, bu onun ününün tek gerekçesi değildi. Ayrıca, hamileliğin hangi döneminde olursa olsun kürtajın cinayet olduğunu ifade eden ilk Papa olarak bilinir. O Papa olmadan önce kilise, fetüslerin yaklaşık 20 haftalık gebelik döneminde canlanmalarına kadar insan halini almadığı bilgisini vermişti.

1802: Fransa Ahlak Bürosu Kuruyor

Hükümet, Fransız Devrimi’ni takiben öncelikle Paris’te sonra da tüm ülkede fahişelik yasaklarının yerine yeni bir Ahlak Bürosu veya Bureau des Moeurs getirdi. Yeni kuruluş, aslında yasalara uymalarını ve geçmişte olduğu gibi suç merkezi haline gelmemelerini sağlamak için fahişe evlerini gözetlemekle sorumlu bir polis kuvvetiydi. Kuruluş etkinliğini, kaldırılana kadar bir yüzyıldan fazla aralıksız sürdürdü.

1932: Japonya’da Zorunlu Fahişelik

“Kadınlar çığlık atıyordu” diye hatırlayacaktı II. Dünya Savaşı sırasında asker olan Yasuji Kaneko “ama kadınların yaşaması veya ölmesi umurumuzda değildi. Biz hükümdarın askerleriydik. Askeri genelevlerde olsun köylerde olsun, tereddütsüz tecavüz ediyorduk.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon hükümeti, Japon işgali altındaki bölgelerden 80.000 ila 300.000 arasında kadını ve kızı kaçırarak onları Japon askerlerine hizmet etmek üzere kurulan “rahatlama taburları”, askeri genelevlerde hizmet etmeye zorladı. Japon hükümeti bugüne kadar bunun sorumluluğunu üstlenmedi ve resmi bir özür dilemeyi veya tazminat ödemeyi reddetti.

1956: Hindistan Seks Ticaretini Neredeyse Yasaklıyor

Ahlak Dışı Ticareti Önleme Hareketi (SITA) 1956 yılında teorik olarak seks ticaretini yasaklamış olsa da, Hindistan’ın fahişelik karşıtı yasaları genellikle kamu düzeni kuralları olarak uygulanır – ve geleneksel olarak uygulanmaktadır. Belirli bölgelerde yasaklandığı sürece, fahişeliğe genellikle izin verilir.

Hindistan sonraları Mumbai’nin adı çıkmış Kamathipura’sına, Asya’nın en büyük fahişeler mahallesine ev sahipliği yapmıştır. Kamathipura, İngiliz işgalcileri için muazzam bir genelev olarak ortaya çıkmıştır. Hindistan’ın bağımsızlığından sonra yerel müşterilere yönelmiştir.

1971: Nevada Genelevlere İzin Veriyor

Nevada, Birleşik Devletlerin en özgür bölgesi değildir fakat en özgürlükçülerinin arasında olabilir. Eyalet siyasetçileri bireysel olarak her zaman yasal fahişeliğin karşısında bir tutum sergilerler, ancak eyalet düzeyinde yasaklanması gerektiğine inanmazlar. Son zamanlarda bazı idari bölgeler genelevleri yasaklamıştır, bazıları da işletilmelerine yasal olarak izin vermiştir.

1999: İsveç Feminist Bir Tutum Sergiliyor 

Tarihte fahişelik karşıtı yasalar fahişelerin tutuklanması ve cezalandırılmasına odaklansa da, İsveç Hükümeti 1999’da yeni bir girişimde bulundu. Fahişeliği kadınlara karşı bir tür şiddet olarak sınıflandıran İsveç, fahişeler için genel af teklifinde bulundu ve onların diğer iş kollarına geçişine yardımcı olmak için tasarlanan yeni programlar başlattı. Bu yeni düzenleme fahişeliği yasallaştırmadı. İsveç modelinde seks satmak yasallaşsa da, seks satın almak veya fahişeleri fuhuşa teşvik etmek yasa dışı olmaya devam etti.

2007: Güney Afrika Seks Ticaretiyle Yüzleşiyor

Fakir devletlerle çevrili gelişmekte olan bir ekonomiye sahip yarı endüstrileşmiş Güney Afrika, fakir ülkelerden gelen, avlarının ticaretini yapmaya istekli uluslar arası seks tacirleri için doğal bir limandır. Güney Afrika’nın ülke içi fahişelik sorunu olması, durumu daha da kötüleştirmektedir – fahişelerinin tahmini yüzde 25’i çocuktur.

Ancak, Güney Afrika hükümeti sert önlemler almaktadır. 2007 tarihinde yapılan 32. Ceza Hukuku Değişiklik Kanunu, insan ticaretini hedef alır. Hükümet tarafından, fahişeliği kontrol eden yeni düzenlemeler planlamak üzere hukuk adamlarından oluşan bir ekip görevlendirildi. Güney Afrika’nın yasal başarıları ve başarısızlıkları, diğer ülkeler tarafından kullanılabilecek iyi örnekler oluşturabilir. 

2016: Fahişeliğin Yasal Olduğu ve Olmadığı Yerler

Fahişelik, dünya çapında neredeyse tüm ülkelerin yarısında yasaldır: yüzde 49. Ülkelerin yüzde 39’unda yasa dışıdır. Kalan yüzde 12’lik dilimdeki ülkeler fahişeliği sınırlı koşullar altında veya eyaletler bazında yasallaştırmaktadır.

Yazan: Tom Head
Çeviren: Ayça Sofu
Kaynak: thoughtco

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.
Düşünbil Portal’da yayınlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. 


Paylaş

Düşünbil Portal

Düşünbil Portal, bilim, felsefe ve psikanaliz alanlarında yazılı ve görsel içerikli makale, deneme ve çeviri yayınlayan çok içerikli bir portaldır. Genel okur-yazar kitlenin bilinçlenmesini ve farkındalık kazanmasını amaçlamaktayız. “Düşünen her insan gençtir” vizyonu ile her genç insana hitap etmeyi amaçlayan Düşünbil Portal, dergi ve etkinliklerle bu amacını geliştirmektedir.

https://www.dusunbil.com