”Yeni Dünya.” Bu romantikleştirilmiş terim, onlarca Avrupalıyı baskıcı yönetimlerden kurtulup özgürlüğü aradığımız yerlere ya da daha sonraları Avrupa ırklarının olduğu iddia edilecek hazinelere doğru hızla koşmalarına ilham kaynağı oldu.

Amerikan Cennet Bahçelerine varanlar hiç bu kadar mahvedilmemiş topraklar görmemişlerdi. Avrupalılar yeni coğrafyayı, yeni bitkileri, yeni hayvanları gördüler ama bu insanlar için en kafa karıştırıcı şey, İlk İnsanlar ve bizlerin yaşam biçimiydi. Kızılderililerin bütün yabancı yaşam biçimlerinin içinde Avrupalıların yok etmeyi hedefledikleri ilklerden biri, Amerikan Yerlilerinin kültüründeki İki Ruh geleneğidir. Bu noktada, bütün Kızılderili toplumları üçten beşe kadar cinsiyet rollerini kabul etmişlerdir: Kadın, Erkek, İki Ruhlu kadın, İki Ruhlu erkek ve transseksüel. Saygıdeğer kabile kimlikleriyle özdeşleşmek ve  diğer ırklarla gruplandırılmak istemeyen LGBT Kızılderilileri, 1989 yılında İki Ruh terimini Winnipeg, Manitoba’daki Ojibwe dilinden alarak resmi olarak kullanıma soktular. Her kabilenin sahip olduğu kendine has belirli bir terimi var ama genel nüfusun anlayabileceği evrensel bir terime ihtiyaç vardı. Navajo İki Ruhtan Nadleehi( değişim geçiren) olarak bahsediyor, Lakota civarında Winkté (kadın gibi davranma dürtüsü olan erkeğin belirtisi), Ojibwe’de Niizh Manidoowag (iki ruh), Cheyenne’de Hamaneh (yarı erkek, yarı kadın). “İki Ruhun” amacı  İngilizce’de evrensel bir terim olarak kullanılmak olduğu için İki Ruh Yerli dillerde her zaman çevrilebilir olmuyor. Örneğin, Iroquois Cherokee dilinde bu terimi çevirmenin bir yolu yok ancak Cherokee “kadın gibi hisseden erkekler” ve tam tersi için çeşitli cinsiyet terimlerine sahip.

Yeni Dünyadaki Eski Ön yargılar

Cizvitler ve Fransız kaşifler, “günaha verilmiş” ve eşleriyle beraber “Avlanan Kadınlar” hakkında hikayeler anlattılar ve sonra Britanyalılar İngiltere’ye benzer söylentilerle döndüler. George Catlin Amerikan Yerlileri arasındaki İki Ruh geleneğinin “iyiden iyiye tam olarak kaydedilmeden ortadan kaldırılması gerektiğini” belirtti. Yerlilere karşı geliştirilen Avrupa tabanlı önyargılı tutuma uygun olarak, İspanyol Katolik rahipler, özellikle İki Ruhtan bahsedenler de dahil olmak üzere geleneksel Yerli inançlarını ve tarihini kökünden kurutmak için birçok  Aztek kanunu yok ettiler. 1530’da İspanyol kaşif Cabeza de Vaca günlüğüne Florida’da kadın gibi giyinen ve çalışan “yumuşak” Kızılderili Yerlileri gördüğünü yazdı. Avrupalıların Kızılderililerle ilgili diğer bütün yönleri gibi cinsiyet çeşitliliği de tolare edilmemişti. Avrupalılar, ve eninde sonunda Avrupa-Amerikalılar, bütün insanların kendileri tarafından önceden belirlenen cinsiyet rollerine riayet etmesini talep ettiler.

Amerikan Yerlisi inancına göre bazı insanlar iki cinsiyetin de ruhuyla doğarlar ve ikisini de kusursuz bir şekilde yansıtırlar. Sanki bir vücutta iki ruhları var gibidir. Bazı Siouan kabileleri, bir çocuğun ruhunun çocuk doğmadan öncede Yaratıcının huzuruna, erkek rolünün göstergesi olacak ok ve yaya ya da kadının göstergesi olacak sepete uzanmak için geldiğine inanıyorlardı. Çocuk cinsiyetle eşleşen ele uzandığında bazen Yaratıcı elleri değiştirirdi ve çocuk zıt cinsiyetin rolünü ve buna bağlı olarak da hayatında o rolün kaderini yaşardı.

Amerikan Yerlileri geleneksel olarak aşka ya da cinselliğe hiçbir ahlaki değer biçmiyorlardı; bir insan kabileye katkılarına ve karakterine göre yargılanıyordu. Ayrıca ailelerin doğaya karışmamaları gelenekti ve bazı kabilelerde çocuklar kendileri için seçecekleri yolda yürümeye karar verdikleri yaşa ulaşana ve uygun törenler düzenlenene kadar cinsiyetsiz kıyafetler giyerlerdi. Dış dünyayla tanışmamış Yerli Amerika’da İki Ruhlu insanlar oldukça saygıdeğer kabul ediliyordu ve aileleri şanslı sayılıyordu. Kızılderililer, dünyayı aynı anda iki cinsiyetin de gözlerinden görebilenlerin Yaratıcı tarafından bir armağan olduklarına inanıyorlardı.

Geleneksel olarak İki Ruhlu insanlar kabilelerinde onlara büyük saygı getirecek görevlere getirirlerdi; tıp gibi.  Erkekler/Kadınlar/şamanlar/ileriyi görebilenler/ mutasavvıflar/büyücüler,  kabilenin sözlü geleneklerinin muhafızı gibi pozisyonlarda görev alırlardı; çocuklara ve yetişkinlere ad koyan tevcih ediciler (söylenenlere göre Çılgın At adını bir Winkte’den aldı), sefer sırasında hemşirelik edenler, aşçılar, çöpçatanlar ve evlilik danışmanları, mücevherat/deri kullanarak soylu kıyafetleri yapanlar, çömlekçiler, dokumacılar, yetim çocukları evlat edinmeye ve yaşlılara bakmaya ek olarak şarkıcı/ressam olanlar da İki Ruhlu insanlardan seçilirdi.. Kadın vücudundaki İki Ruhlular, tipik erkek işi olarak ilişkilendirilen avcılık ve savaşçılık yapıyorlardı ve deyim yerindeyse her zaman korkusuzlardı. Geleneksel Amerikan Yerlileri, İki Ruhlu insanları adeta yüksek işlevli zekaya (muhtemelen kendini sorgulamayla geçen bir hayattan), keskin sanat yeteneği ve müstesna bir şefkat kapasitesine sahip olmakla ilişkilendiriyorlardı. Bugünün Avrupa-Amerikan kültüründeki sosyal sefiller olmaktansa, geleneksel kabile sosyal yapılarına katılmaya tamamen izinleri vardı. İki Ruhlu insanlar, özellikle erkek vücutlular (biyolojik olarak erkek, cinsiyeti kadın) savaşa ve buhar kulübesi gibi erkek aktivitelerine gidebilirlerdi. Bunun yanında yemek yapma, temizlik ve kadının rolü olan, evle ilgili diğer sorumlulukları üstlenebilirlerdi. Kadın vücutlu (biyolojik olarak kadın, cinsiyet erkek) İki Ruhlular Lakota çevresinde, kadınlarla genellikle yalnızca ilişki içinde bulunurlar ya da evlenirlerdi, bazense kocası ölmüş kadınlarla da ilişki içerisine girebiliyorlardı. Erkek vücutlu İki Ruhlular birbirlerine “kız kardeş” dedikleri için İki Ruhluların birbirleriyle ilişki içinde bulunmalarının ensest görüldüğü söylentiler arasında. Bu kültürde İki Ruhlulara biyolojik cinsiyetleri doğrusunda hareket etmeleri amacıyla yaklaşmak oldukça saldırgan kabul ediliyordu.

Onları Bulur ve Öldürür

Onları bulur ve Öldürür olarak da bilinen Osh-Tİsch, Crow Badé (İki Ruhlu) idi ve aynı zamanda kendi kabilesinde  Lakota savaş grubuna saldırıp yandaş kabile üyelerini, 17 Haziran 1876’da Rosebud Muharebesi’nde kurtardığı zamanki cesareti sebebiyle ün kazanmıştı. 1982’de, Crow büyükleri etnik tarihçi Walter Williams’a: “Badé, Crow’lar arasında saygın bir sosyal gruptu. Zamanlarını kadınlarla ya da köyün ayrı alanlarına tipislerini (kızılderili çadırı) kurarken, bir arada geçirirlerdi. Birbirlerine ‘kız kardeş’ derlerdi ve Osh-Tisch’i liderleri olarak görürlerdi,” demiştir. Büyükler aynı zamanda onu devamlı erkek kıyafeti giymeye zorlayan eski B.I.A ajanının hikayesini de anlattılar, ancak diğer Kızılderililer doğaya aykırı olduğunu söyleyerek bunu protesto etmişlerdi. Joe Medicine Crow, Williams’a: “1890’ların sonuna doğru bir ajan… en saygın Badé olan Osh-Tisch’e müdahale etmeye kalktı. Ajan Badé’leri hapsetti, saçlarını kesti, onlara erkek kıyafetleri giydirdi. Onları amelelik yapmaya ve  şurada, B.I.A zeminlerinde gördüğünüz ağaçları dikmeye zorladı. Hak bu duruma o kadar sinirlenmişti ki Şef Hoş Kartal, Crow temsilciğine geldi ve ajana Kızılderililer için ayrılmış bu alanı terk etmesini söyledi. Onları değiştirmeye çalışmak bir trajediydi.” Değişmeye zorlamak da ayrıca Hristiyan misyonerlerinin başının altından çıktı. 1903’te Baptist bir papaz bu alana geldi. Thomas Sarı Kuyruk’a göre “Badé dahil olmak üzere geleneklerimizi lanetledi. Cemaatine Osh-Tisch’ten ve diğer Badéler’den uzak durmalarını söyledi. Ölümüne kadar Osh-Tisch’i lanetlemeye devam etti. Osh-Tisch öldükten sonra kimsenin Badé rolü almamasının nedeni de bu olabilir.”

Eve Daha Yakın

11 Şubat 1712’de Güney Carolina’dan Albay Barnwell ,Narhantes’de Tuscarora’lara saldırdı-Neuse Nehrinin hisarındaki Tuscarora, Kuzey Carolina Eyaleti. Barnwell’in birlikleri Tuscarora’nın en ateşli savaşçılarının “çoğu kılıçtan geçirilmeden” teslim olmayan kadınlar olduğunu görünce şaşırdılar. Düşmanı korkutmak için İki Ruhluları önlere koymak Iroquois geleneğiydi. Kadın kıyafetleri giymiş savaşçı kadın ve erkek şimdi olduğu gibi o zaman da Avrupa-Amerikalılara korkunç geliyordu. John Lawson, Tuscarora için “Kışlık avlanma bölgelerine göçerken kadınlar tahılları ve diğer erzakları taşırlardı. Vardıktan sonra, zamanlarının çoğu yakacak bulmakla, yemek pişirmekle ve el işi malzemeleri yapmakla geçerdi. Zayıf avlayıcılar olan erkekler-büyük ihtimalle berdacheler (Kızılderili kültüründeki translar), tahta kulübeler için ağaç kabuğu temin eder, yaşlıların kaldığı şehre döner işleri halleder, ahşap kaseler ve tabaklar yapar ve tütün pipolarını killerlerdi.” 1900’lere kadar,  Iroquois/Haudenosaunee Altı Ulusta sözlü hikayeler ve belgelere rağmen hiçbir alternatif cinsiyet olmadığı iddia edildi. Çoğu, eğer bütün kabileler Avrupa önyargılarından etkilenmediyse.

Berdache, LGBT ya da İki Ruh

Yüzyıldan önce, antropologlar “Berdache” terimini yaygın olarak İki Ruhlu insanlardan bahsetmek için bir cinsiyet terimi olarak kullanıyorlardı. Bu rahatsız edici terim, Arapçadan türeyen ve “tutsak” veya “köle” anlamına gelen “Bardaj” kökenine dayanan erkek seks işçisini ima etmek için Fransızca “Bardach’e” dayanıyor. LGBT (Lesbiyen, Gay, Biseksüel, Transeksüel) tipik olarak kendilerini cinsiyet üzerinden tanımlayan Avrupa-Amerikalılar tarafından türetilmiş bir terim. LGBT Amerikan Yerlileri kendilerini cinselliği ruhaniliğin üzerinde tutan bir kültürden çıkarma ve kendi kabile topluluklarıyla yeniden bağlanma yolları arıyorlardı. İki Ruhlu terimini uyarlamak bu sorunun çözümüydü. Bu terim bazen daha soyut olarak “Savaşçı ve Oymak Annesine” ya da “Kartal ve Çakala” delalet eden olarak gösterildi.

Sömürgecilik Bedelini Alır

Avrupalılar Kuzey Amerika’ya giden yollarını zorladıkça, sömürge yönetimleri beyaz güç yapılarını hevesle şekillendirdiler, topraklar Yerlilerden alındı ve Amerikan Yerlileri ve Avrupa-Amerikan yönetimleriyle ilişkiyi belirleyen soykırımsal iletişim taktikleri yerleştirildi. Christopher Columbus İki Ruhlu insanlarla karşılaştığında o ve tayfası İki Ruhluları savaş köpekleriyle çukurlara attılar ve paramparça ettiler. Hristiyanların sunduğu insanlık dışı muamele Kızılderili soykırımının yalnızca başlangıcıydı. Avrupalılar -ve sonradan Avrupa-Amerikalılar- doğudan batıya yayılar, hastalıklar yaydılar ve Avrupa kültürünü ve dinlerini Yerlilere empoze ettiler. 20. Yüzyılda Hrıstiyanlar tarafından önayak olunan nevrotik önyargılar Amerikan Yerlileri tarafından yayıldıkça cinsiyet çeşitliliğini ve çift cinsiyetli insanların kabul görmesi keskin bir şekilde düşüşe geçti. İki Ruhlu insanlar, yaygın bir biçimde hükümet yetkilileri, Hristiyan temsilciler ve hatta asimile olmuş Yerli topluluklar tarafından standart cinsiyet rollerine riayet etmeye zorlandılar. Bu değişimi beceremeyeceğini düşünenler ya gizlice örgütlendiler ya da intihar ettiler. Avrupa-Amerikan evlilik yasalarının empoze edilmesi bir zamanlar Kuzey Amerika kabileleri içinde yaygın olan aynı-cinsiyet evliliklerini geçersiz kıldı. 1960larda başlayan Amerikan Yerlileri kültürel onur dirilişleri / Kırmızı Güç hareketleri İki Ruhlu geleneğinde yeni bir farkındalık kazandırdı ve o zamandan beri kabile topluluklarındaki cinsiyet  çeşitliliğinin kabullenilmesinde ve bu çeşitliliğe duyulan saygıda git gide bir artış sağladı.  Avrupalılar tarafından yapılan saldırgan “Berdache” tanımlamasından bir bakıma vazgeçilmesini cesaretlendiren, yeni bir kabile anlayışının ve özsaygının dışında bir şeydi.

Son sözleri rahmetli bir Lakota aktörü olan, Kızılderili hakları aktivisti ve Amerikan Kızılderili Hareketi kurucu ortağı Russel Means’e bırakacağım: “Benim kültürümde yarı-erkek yarı-kadın olarak giyinen insanlar var. Dilimizde onlara Winkte diyoruz. Eğer siz Winkte iseniz, bu onur verici bir terimdir ve siz özel bir insansınızdır, benim ulusumda ve tüm Plains halkında biz, sizi çocuklarımızın öğretmeni olarak görürüz ve olduğunuz kişiden gurur duyarız.”

Yazar: Duane Brayboy
Çeviren: Arya Karadaş
Kaynak: Indian Country Today 

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.