Bırakın evreni, kendi galaksimizde yalnız mıyız? Bu birçoğumuzun kendine sorduğu bir soru ve cevap ya iyimser ya da büsbütün kötümser hissetmemize sebep olabilir.

Bu soru, her daim bir sır olarak kalacak gibi görünse de, bilim insanlarını cevap aramaktan alıkoyamadı. Bunu da ünlü Drake denklemini (aşağıdaki resimde görüldüğü üzere) kullanarak yapıyorlar. Bu denklem, evrendeki aktif dünya dışı medeniyetlerin sayısını tahmin etmede kullanılıyor.

Drake equation
Adam Frank ve Woodruff Sullivan’ın yeni denklemi(mavi), klasik Drake denklemini (sarı) sadeleştiriyor. Resimler: Rochester Üniversitesi

Şimdilerde, Astrobiology dergisinde yayınlanan bir makalede savunulduğuna göre, yakın zamanda keşfedilen güneş sistemi dışındaki gezegenlerin varlığı ve bu soruyu cevaplama yönündeki daha kapsamlı bir yaklaşım birleşince, araştırmacılar yaşama elverişli bir gezegende gelişmiş canlıların ortaya çıkma ihtimali son derece düşük olmadıkça, insanoğlu evrendeki ilk teknolojik yada ileri medeniyet olamaz sonucuna varıyorlar.

“Evrenin herhangi bir yerinde ileri medeniyetlerin var-olup olmadığı sorusu, Drake denkleminde her zaman üç büyük bilinmeyenle gösterildi” diyor Rochester Üniversitesi Fizik ve Astronomi profesörü Adam Frank bir basın bildirisinde.

Gökbilimciler, uzun zamandır evrende kaç yıldız olduğundan haberdarlardı, ancak bunların kaçında hayat olduğunu, yaşamın ne sıklıkla gelişebileceğini ve zeki canlılar ortaya çıkarabileceğini ya da herhangi bir medeniyetin soyu tükenmeden ne kadar zaman var olabileceğini bilmiyorlardı.

“NASA nın Kepler uydusu ve diğer araştırmalar sayesinde, artık yıldızların neredeyse beşte birinin ‘yaşanabilir alanlar‘da gezegenleri olduğunu ve buralarda iklim şartlarının bildiğimiz anlamda yaşama elverişli olduğunu biliyoruz. Böylece, en büyük üç bilinmeyenden biri çözülmüş oluyor.” diyor Frank.

Yine de, medeniyetlerin ne kadar zaman hayatta kaldığı sorusu hala cevapsız. Frank ve yardımcı yazarı Washington Üniversitesi Astronomi fakültesi Astrobiyoloji bölümünden Woodruff Sullivan, Drake denklemini genişleterek bu kavramı tamamen ortadan kaldırabileceklerini keşfettiler. “Şu anda var olabilecek medeniyetlerin sayısını sormak yerine, ‘bizler ortaya çıkan tek teknolojik tür müyüz?’ diye soruyoruz” diyor Sullivan basın bildirisinde.

Frank ve Sullivan, bu metodu kullanarak evrenin 20 milyar trilyon yıldızında ya da sadece bizim Samanyolu galaksimizdeki 100 milyar yıldızda başka akıllı yaşam örnekleri olmasaydı, yaşamın ne kadar olasılık dışı olacağını hesapladılar.

Sonuç? 10 milyar trilyonda birden az. “Bana göre, bu bizden önce de teknoloji üreten akıllı türlerin çok büyük olasılıkla var olduğuna işarettir” diyor Frank. Ve, denklem sadece bizim galaksimizi kapsayacak şekilde küçültüldüğünde, sayılar o kadar da uçuk değil. Yine de, evren 13 milyar yıldan uzun süredir var. “Bunun anlamı, galaksimizde bin kadar medeniyet var olmuş olsa da, eğer onlar da bizim ortaya çıkma sürecimizde -kabaca 10 bin yıl- var oldularsa şimdiye dek hepsinin nesli tükenmiş olmalı” diye açıklıyor Sullivan. Ve ekliyor:” Ve diğerleri de bizler yok olmadan var olamayacaklar.”
Frank ve Sullivan’a göre, ulaştıkları sonucun pratik uygulamaları var. İnsanlık şu sıra, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularında-ki bu diğer medeniyetlerin de yüzleştiği kritik bir nokta olabilir- bir kriz içinde. Bu nedenle bilim-insanları, uzun soluklu bir medeniyete giden yolda neyin olması ve neyin olmaması gerektiğine dair fikir edinebilmek için, bu bilgiyi problemi modellemek ve canlandırmak için kullanabilirler.

Yazar: Joanne Kennell
Çeviri: Zeynep Şenel Gencer
Kaynak: The Science Explorer

Please complete the required fields.