Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosu dünyada bu zamana kadar bilinen tablolar arasında en çok hayranlık toplayan, üzerinde en çok çalışılmış ve tekrar resmedilmiş olanlardan biridir. Bu tabloyu sayısız kez görmüş olsanız da bahsedeceğimiz detayları bilmediğinize bahse gireriz.

1. Sandığınızdan daha büyük

Sayısız kez farklı boyutlarda resmedilmesine rağmen orijinal boyutu 4.6 m x 8.8m.

2. Son Akşam Yemeği en can alıcı anı yakalar

Herkes, tablonun İsa’nın yakalanıp çarmıha gerilmeden önce havarileriyle olan son akşam yemeğini tasvir ettiğini bilir. Ancak da Vinci özellikle, İsa’nın arkadaşlarından birinin ona ihanet edeceğini bildiğini açıklamasından hemen sonraki tepkileri yansıtmak istedi. Da Vinci yorumunda, bu resim, İsa’nın Hıristiyanlar için kutsal sayılan ekmek ve bir kâse şaraba uzandığı Ökaristi’nin (Ekmek-Şarap Ayini) doğuşundan hemen önceki anı resmeder.

3. Bir müzede bulamazsınız

Son Akşam Yemeği dünyanın kolayca bulunabilen en ikonik tablolarından biri olmasına rağmen, asıl yapıldığı yer İtalya’nın Milano şehrindeki bir manastırdır. Doğruyu söylemek gerekirse tablonun taşınması bir hayli zordur. Da Vinci, bu dini çalışmayı 1495 yılında Santa Maria delle Grazie manastırının yemekhane duvarına yapmıştır.

4. Duvara resmedilmesine rağmen fresk değildir

Freskler ıslak zemin üzerine boyanmaktaydı. Ancak da Vinci, çeşitli nedenlerden dolayı bu geleneksel tekniği reddetti. Öncelikle, freskin sağladığından çok daha görkemli bir parlaklık elde etmek istiyordu. Da Vinci’nin freskte gördüğü daha da önemli bir diğer sorun ise sıva kurumadan sanatçının çalışmayı bitirmek zorunda olduğudur.

5. Da Vinci, ileriye dönük başyapıtında yepyeni bir teknik kullandı

Da Vinci, her ayrıntıyı mükemmel kılmak adına sahip olduğu tüm zamanı harcayarak taş üstüne tempera boyası uygulayıp kendine has bir teknik icat etti. Da Vinci, resmi neme karşı koruyup temperayı kabul edecek bir malzeme ile duvara astar boyası uyguladı.

6. Da Vinci’den geriye kendisine ait olan çok az fırça darbesi kaldı

Tablonun kendisi çok sevilmesine rağmen, da Vinci’nin taş üstüne yaptığı tempera deneyi başarısız oldu. Daha 16. yüzyılın başlarında boya dökülmeye ve çürümeye başlamış, 50 yıl içerisinde ise Son Akşam Yemeği’nin eski ihtişamı bir harabeyi andırmıştı. İlk restorasyon girişimleri de daha çok hatanın oluşmasına neden oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında atılan bombalarla resim harap oldu. Nihayetinde 1980 yılında, 19 yıllık restorasyon çalışması başladı. Son Akşam Yemeği, tamamıyla restore edilse de orijinal görünümünden artık çok çok uzaktı.

7. Bir çekiç ve bir çivi, da Vinci’nin tek kaçışlı perspektifi çizmesine yardımcı oldu

Son Akşam Yemeği’ni bu kadar çarpıcı kılan şey, izleyiciyi dramatik sahnenin içine davet eden bir perspektifinden resmedilmiş oluşudur. Da Vinci bu illüzyonu yakalayabilmek için önce duvara bir çivi çaktı, daha sonra resmin açılarını yaratmada ona yardımcı olan işaretleri belirlemek için de çiviye ip bağladı.

8. Yapılan onarımlardan Son Akşam Yemeği’nin bir kısmı olumsuz etkilendi

1652 yılında duvara resmi tutacak bir kapı eklendi. Bu inşa ile İsa’nın ayak kısmına denk gelen resmin alt kısmı kayba uğradı.

9. Son Akşam Yemeği’nin Yehuda’sı, gerçek bir suçludan esinlenerek resmedilmiş olabilir

Havarilerin her birinin görüntüsünün gerçek yaşam modellerine dayandığı söylenir. Sıra hain Yehuda’ya bir yüz aramaya gelince (soldan beşinci, içi gümüş dolu kese tutan), da Vinci en alçak görünümü bulmak için Milano hapishanelerini gezdi.

10. Tabloda kutsal paskalya yumurtası olabilir

İsa’nın sağında parmağını havaya kaldıran Thomas duruyor. Kimi söylentiye göre bu hareket, daha sonra İncil’deki İsa’nın ölümden sonra göğe yükselmesi hikayesine konu olan Thomas’ın parmağını resmin geri kalanından soyutlamak amacı taşır. Thomas, İsa’ya şüpheyle bakar ve bu yüzden ona inanmak için parmağıyla İsa’nın yaralarına dokunmak ister.

11. Yiyeceğin anlamı tartışmalara açık

Yehuda’nın önüne dökülen tuzun ihaneti temsil ettiğini ya da ihanet etmek için seçilmiş olmasındaki kötü şansın bir işareti olarak görüldüğü söylenir. Aynı şekilde, sunulan balıkla ilgili de farklı yorumlamalar vardır. Resimdeki bir yılan balığı ise bu, öğretiye yani İsa’ya olan bağlılığı temsil eder. Ancak, balığın cinsi ringa ise, bu yiyecek dini inkâr eden bir inançsızı simgeliyor olabilir.

12. Bir dizi teoriye ilham verdi

Tapınak Şövalyelerinin Gizli Tarihi adlı kitapta, Lynn Picknett ve Clive Prince, İsa’nın solundakinin John değil, Mary Magdalene olduğunu ve Son Akşam Yemeği’nin, Roma Katolik Kilisesince İsa’nın gerçek kimliğinin saklandığının önemli bir kanıtı olduğunu öne sürer.

Müzisyenler Son Akşam Yemeği’nde saklanan asıl mesajın tabloya eşlik eden bir beste olduğunu iddia etmişlerdir. 2007 yılında, İtalyan müzisyen Giovanni Maria Pala, da Vinci’nin tablosunda belirgin kompozisyon içinde kodlanmış notalar olduğunu ileri sürerek bu notaları kullanıp 40 saniyelik kasvetli bir şarkı ortaya çıkardı.

Üç yıl sonra, Vatikanlı araştırmacı Sabrina Sforza Galitzia tablonun matematiksel ve astrolojik işaretlerini, da Vinci’nin dünyanın sonu ile ilgili bir mesaj verdiğine yordu. Galitza, Son Akşam Yemeği’nin, dünyayı silip süpürecek sel felaketin 21 Mart 4006’da başlayıp 1 Kasım 4006’da kıyametin kopmasıyla sona ereceğini işaret ettiğini öne sürer.

13. Son Akşam Yemeği, popüler hikayelere de ilham kaynağı oldu

Sadece Da Vinci Şifresi’ne ilham kaynağı olmadı elbet. Da Vinci’nin Yehuda için yüzyıllardır uygun bir model aradığı hikâyesi, resmin herkesçe bilinen mitolojik bir yanınıdır. Da Vinci, o modeli bulur bulmaz onun bir zamanlar kendisine İsa figürü için modellik yapan adam olduğunu hemen fark etti. Üzücü olan, yıllarca süren zor yaşam ve günah onun bir zamanlar var olan melek yüzünü mahvetmişti. Bu, etkileyici bir hikâye olduğu kadar aynı zamanda tamamıyla da yanlış bir hikâyedir.

Bu hikâyenin doğru olmadığını nereden biliyoruz? Birincisi, da Vinci’nin ertelemeci huyundan dolayı Son Akşam Yemeği resmini tamamlamasının yaklaşık üç yılını aldığına inanılır. İkincisi, kendini fiziksel olarak gösteren ruhsal çöküş hikâyeleri varlığını uzun süre sürdürmüştür. Bu süreçte birisi, benzer bir hikaye ile Son Akşam Yemeği’ne ahlaki bir mesaj yüklerken bu mesaja tarihi bir tutarlılık da ekleme çabasına girmiş olabilir.

14. Yüzyıllardır taklit edildi

Güzel sanatlar ve popüler kültür, taklit ve parodilerle Son Akşam Yemeği’nin çok ekmeğini yemiştir. Buna; 16. yüzyıl yağlı boya reprodüksiyonundan, Salvador Dali, Andy Warhol, Susan Dorothea White ve eserinde çikolata şurubu kullanan Vik Muniz’e kadar birçok örnek verilebilir.

Son Akşam Yemeği’nin farklı sunumu Mel Brooks’un Dünya Tarihi, Bölüm 1 komedisinde, Paul Thomas Anderson’un Gizli Kusur adlı kara filminde ve Luis Buñuel’in Vatikan tarafından “dine küfür” olarak yorumlanan filmi Viridiana’da görülebilir. Da Vinci Şifresi ve Futurama’da ise olay örgüsünü oluşturmaktadır.

15. Son Akşam Yemeği’ni bizzat görmek mi istiyorsunuz? O halde önceden yer ayırtmanızda fayda var

Son Akşam Yemeği, İtalya’da görülmesi gerekenlerden biri olmasına rağmen, bulunduğu manastır büyük kalabalıklar için inşa edilmemişti. Resmin, yalnızca 20-25 kişilik gruplar halinde 15 dakika ziyaret edilmesine izin verilir. Son Akşam Yemeği’ni görmek için en az iki ay öncesinden bilet alınması ziyaretçilere önerilir. Ayrıca uygun kıyafetler giydiğinize emin olun; aksi takdirde manastırın kapısından geri çevrilme ihtimaliniz de var.

Çeviren: Özlem Yavuz
Kaynak: Mental Floss

Please complete the required fields.