1970’lerde davranışsal profil bilimi ortaya çıkmaya başladığında, FBI tarafından bildirilen en tutarlı bulgulardan biri, çocukluk döneminde hayvanlara işkence etmenin seri katiller ve tecavüzcüler arasında ortak bir davranış olduğudur.

Bu haftanın başlarında, Gloucestershire’dan Paul Rogers adlı kişi, evcil tavşanını mikrodalgaya koyduktan sonra 6 hafta hapse mahkum edildi. Daha önce psikiyatrik problemleri olan Rogers, bu eylemi ihtiyacı olduğunu söylediği bazı ilaçların reçete edilmemesine kızdığı için gerçekleştirdiğini söyledi. Ama bir bireyi kasti bir şekilde hayvanlara işkence yapmak gibi zalimlik içeren eylemlere iten genel sebep nedir?

Hayvanlara yapılan kasıtlı işkence ve zulmün bireyler tarafından gerçekleştirilen pek çok türü vardır: dini bir ritüel olarak kurban etmek; “sanatsal” bir kurban olarak (örn. tartışmalı film Cannibal Holocaust gibi filmlerde hayvanları öldürmek); psikolojik bozukluklara sahip olmak (örneğin, anti-sosyal / psikopatik kişilik bozuklukları ve zoosadistik eylemler gerçekleştirmeleri) ve / veya parafilik cinsel rahatsızlıklara sahip olmak (küçük hayvanların cinsel zevk için ezildiği ‘crush’ fetişizmi gibi). Ek olarak, bazı durumlarda hayvanlara yapılan kasıtlı işkencenin kadınları ve / veya çocukları evdeki aile içi istismar konusunda sessiz kalmaları için zorlamak, kontrol etmek ve korkutmak için de kullanıldığını gösteren bazı araştırmalar vardır.

1970’lerde davranışsal profil bilimi ortaya çıkmaya başladığında, FBI profil birimi tarafından seri katiller ve tecavüzcüler üzerinde yapılan psikopatik karakter analizlerinde dürtüsellik, bencillik ve vicdansızlığın yanı sıra, tespit edilen en tutarlı bulgulardan biri, çocukluk çağında hayvanlara işkence ve zulüm etmek olarak görülmüştür.

Jeffrey Dahmer gibi, gelmiş geçmiş en kötü seri katillerden bir çoğu, her şeye çocukluklarında hayvanlara işkence ederek ve onları öldürerek başladı. Ayrıca Dahmer, araba çarpması sonucu ölen hayvanları topladı, onları parçalayarak inceledi ve kestiği hayvanların üzerine mastürbasyon yaptı. Çocukluk çağındaki hayvanlara yaptığı işkenceler ile bilinen diğer katiller arasında, güvercinleri boğan çocuk katil Mary Bell, evcil hayvanlara karşı zalim olan, Jamie Bulger’ın katili Robert Thompson ve hayvanları istismar eden Moors katili Ian Brady yer alıyor.

Hayvanlara yapılan işkence ve zulüm, genellikle ‘Cinai Üçlü’ olarak bilinen üç ergen davranışından biridir. Diğer ikisi ise ısrarla yatak ıslatma ve obsesif yangın çıkarma davranışlarıdır. Bazı kriminologlar ve psikologlar, bu üç davranıştan iki veya daha fazlasının kombinasyonunun yetişkin yaşamında cinayet davranışı riskini artırdığına inanmaktadır. Ancak, bunun bilimsel kanıtı karışmış durumdadır. Ayrıca, azınlık olan bir grup çocuğun neden hayvanlara işkence ve zulüm davranışına meyil ettiği ile ilgili bazı faktörler üzerinde de araştırmalar yapılmıştır. Araştırmalar, ‘Cinai Üçlü’deki davranışların genellikle ebeveyn istismarı, ebeveynlerin vahşeti (ve aile içi şiddete tanıklık etme) ve / veya ebeveyn ihmali ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

Bir dizi kriminolojik çalışma, tüm cinsel katillerin, neredeyse yarısının üçte birinin, çocukluk ve / veya ergenlik döneminde hayvanları istismar ettiğini göstermiştir (bu yayınlanmış çalışmaların çoğunda, örneklerin büyüklük oranını, genellikle küçüktür). Ancak, araştırmaların çoğu, en önemli “uyarı işaretleri” ve risk faktörlerinden birinin (özellikle cinsel saldırı eğilimi ile ilgili), hayvanlara cinsel bir yönelim ile birlikte hayvana zulüm etme isteği olduğunu bildirmiştir. Diğer araştırmacılar, ergen erkekler arasındaki zoosadistik eylemlerin, ergenlik sorunlarına ve erkekliğin ispatlanmasına bağlı olabileceğini öne sürmüşlerdir.

Hayvanlara kasıtlı işkence ve zulüm ile ilişkilendirilen bir başka “üçlü” psikolojik faktör grubu, üç özel kişilik karakteristiğidir – Makyavelcilik, narsisizm ve psikopati (“Karanlık Üçlü” olarak adlandırılır). 2013’de Phillip Kavanagh ve meslektaşları tarafından yürütülen bir araştırma, Karanlık Üçlü kişilik özelliği ve bunun hayvan istismarı ile hayvanlara işkence yaptığını itiraf etme davranışları arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Bu çalışma, psikopati özelliğinin, kasıtlı olarak hayvanları incitmek veya işkence yapmakla ilişkili olduğunu, aynı zamanda karanlık üçlü olarak adlandırılan kişilik özelliğinin birleşik bir ölçüsü olduğunu  bulmuştur.

Çocukluk çağında görülen hayvanlara işkence ve zulüm davranışı için kolay bir çözüm yoktur. Çocukların çoğunun çevrelerindeki kişilerden öğrendikleri anti-sosyal davranışları önlemenin en iyi yolu, onlara örneklerle öğretmektir. Burada ebeveynler, anahtar görevindedir. Banyodaki örümcekleri kurtarmak, kuşları beslemek, evcil hayvanı ailenin bir üyesi olarak ele almak gibi, hayvanlara karşı ebeveynler ve diğer rol modelleri tarafından sergilenen pro-sosyal davranışlar, çocuklar üzerinde olumlu bir etki yaratma potansiyeline sahiptir.

Yazar: Dr. Mark Griffiths
Çevirmen: Özlem Zeytin
Kaynak: independent

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.
Düşünbil Portal’da yayınlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. 

Please complete the required fields.