Yüzyıllardır psikoloji alanı, olumsuz olana referans göstererek çalışmalar yapıyor – bizdeki “sorun” ne gibi sorular üzerinde duruyor ya da insanları depresyondan, travmadan ve bağımlılıktan kurtarma üzerine çalışmalar yapıyorlar. Fakat son on yıllık süre zarfında önemli bir değişim görüyoruz: Bilim insanları artık dikkatlerini, insanları neyin daha iyi yönde geliştirdiğini anlamaya yöneltiyor.

Ne gibi düşünceler, hareketler ve davranışlar bizi iş ortamında daha üretken, ilişkilerimizde daha mutlu ve günün sonunda kendimize dair bir muhasebe yaptığımızda daha tatminkâr hissettirir? Genellikle mutluluk bilimi olarak adlandırılan pozitif psikoloji alanının odağı budur. Amaçları mı? Pensilvanya Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan, alanın öncüsü Doktor Martin Seligman’a göre bizi mutlu eden şeyleri araştırmak, acı çekmeye ve psikolojik rahatsızlıklara sırt çevirmeye neden olmaz ama bireylerin ve hatta toplulukların iyimserliği yükselten, esnekliği arttıran ve mutlu, hareketleri bir yaşamı desteleyen pratikler edinmeleri için yüreklendirir.

Genlerimizi değil ama kendimizi değiştirebiliriz

O zaman kendimizi daha mutlu olmak için eğitebilir miyiz? Bilim bunun mümkün olduğunu söylüyor. Mutluluk düzeyimiz, genleri, davranışları ve zamanda o belirli an içinde yaşamlarımızda ne olduğunu gösteren karmaşık bir etkileşimin sonucudur.

Aynı kilo alırken olduğu gibi genetik olarak mutluluk için de bir dengemiz vardır ve bu denge bizi, mutluluk bilimi araştırmasının en önemli kısmına götürür: Düşüncelerimizi, davranışlarımızı ve hareketlerimizi kontrol etme gücüne sahip olmamız. Pozitif duyguları yükseltmek için tasarlanmış müdahale ya da egzersizlerin türlerine dair yapılan güncel araştırma, müzikal ya da spora yönelik yetilerimizde olduğu gibi nazik ve düşünceli olma gibi özelliklerin de üzerlerinde çalışılarak geliştirilebilen yetilerin ürünü olabileceğini ifade ediyor. Bu da demektir ki zamanla, esnekliğimizi arttıran ve mutluluk düzeyimizi geliştiren kalıcı alışkanlıklar edinebiliriz.

Çevirmen: Özge Mete
Kaynak: Happify

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.