Paylaş

Orpheus, Yunan mitolojisinde en çok tanınan kahramanlardan biridir. Çoğu Yunan kahramanın aksine Orpheus bir savaşçı olarak değil, bir âşık olarak bilinir. Dillere destan bir ozan, müzisyen, şair ve kâhin olarak Orpheus, kendisine Yunan mitolojisinde ilgi çekici bir yer edinmiştir. Trajik bir kahraman olan Orpheus’u o dehşetli sona götüren de bir âşık olarak yayılan şöhreti olabilir.

Orpheus’un Kökeni

Bazı kadim tarihçiler, Orpheus’un gerçekten yaşamış bir insan mı yoksa bir mit mi olduğu konusunda anlaşmaya varamasalar da Orpheus’un soyunun bir mit olduğu aşikârdır. Genellikle annesi belagat ve epik şiir ilham perisi [1] olan Kalliope olarak resmedilir. Babasının da çoğunlukla ya Tanrı Apollon ya da daha da yaygın olarak Trakya Kralı Oeagrus olduğu anlatılır.

Eğer babası gerçekten de Apollon ise bunun Orpheus’un müzik yeteneğini açıklamamıza katkısı olurdu. Apollon, Yunan mitolojisindeki en büyük müzisyen olarak bilinir. Babasının Oeargus olmasının da Orpheus’un yeteneklerini açıklamamamıza katkısı olurdu çünkü lirin Trakya’dan geldiği söylenir.

İçinde Orpheus’un olduğu mitlerin birçok versiyonunda Orpheus müzikle ilgili yeteneklerini Apollon’dan almıştır. Orpheus, annesi ve bazı diğer ilham perileriyle kalırken Apollon bu ilham perilerinden bir tanesi olan Thalia’ya kur yapar. Böylece genç Orpheus’la tanışan Apollon, ona bir lir hediye ederek liri nasıl çalacağını öğretir. Şiir ilham perisi olan annesi de Orpheus’a şarkı dizelerini yazmayı öğretir.

Hayvanları büyüleyen Orpheus, mozaik. (cascoly2 / Adobe Stock)

Orpheus’un Maceraları

Bütün gün evde oturup şiir yazan bir kahramanla alakalı mitleri dinlemek pek de eğlenceli olmasa gerek. Ama Orpheus sadece bir ozan değil, ayrıca bütün dünyayı dolaşıp güç durumlarla karşılaşan bir maceraperestti. Aşağıda Orpheus’un en mühim üç hikâyesini anlatıp bir âşık olarak yayılan şöhretinin onu trajik sonuna nasıl götürdüğünü inceleyeceğiz.

Orpheus ve Argonotlar

Orpheus’un henüz gençken Olympos Dağı’nın eteklerindeki memleketi Pimpleia’dan çıkıp eğitimi için Mısır’a seyahat ettiği söylenir. Antik Yunan topraklarına geri dönerken efsanevi kahraman Iason’la bir keşif gezisine katılmak için biraz zaman harcar. Iason ve Argonotlar mitini bilmeyenler için Iason tahtını geri almak için Altın Post’u arıyordur.

Orpheus’un bu keşifte olmasının tek nedeni eğlenmek değildir. Gemide düzenli olarak yaptığı bir iş vardır o da gemideki sayısız kürekçiye zaman tutmaktır. Argonautica’ya [2] göre Orpheus ayrıca kavga eden sarhoş denizcileri müziği ile sakinleştirir. Söylenilene göre onun müziği denizi bile yatıştıracak kadar güçlüdür.

Iason’un bu yolculuk için Orpheus’u yanına almasının gerçek sebebi sirenlerdir. Sirenler, şarkılarını kullanarak kayalıklarla dolu adalarına gemileri çeken, denizin korkunç kadınlarıdır. Gemiler parçalanır ve sirenler de gemicileri parçalayıp yerler.

Argonotlar’dan biri olan Kheiron, Iason’a sirenleri yalnızca Orpheus’un yardımıyla geçebileceklerini söyler. Haklıdır da. Orpheus o kadar yüksek sesli ve güzel bir müzik çalar ki bu müzik sirenlerin şarkısını bastırır ve Argonotların, sirenleri güvenle geçmesini sağlar.

Efsaneler, sirenler tarafından ölümlerine çekilen yüzlerce denizciyi anlatır. (Arşivci / Adobe Stock)

Orpheus ve Eurydike’in Trajik Aşk Hikâyesi

Argonotlarla olan maceralarından sonra Orpheus bir noktada Eurydike ile tanışıp ona âşık olur. Ama sonsuza kadar mutlu yaşamak Orpheus’un kaderinde yazılı değildir. Orpheus ve Eurydike mitinin başlıca iki yorumu vardır ama ikisi de aynı şekilde yani trajik bir şekilde başlar.

Orpheus ile evleneceği gün Eurydike uzun çimlerin arasından yürürken bir satir tarafından saldırıya uğrar. Satir, Yunan mitolojisinde kadınlara saldırmasıyla bilinen eril bir doğa canlısıdır. Eurydike satiri defeder ancak bunu yaparken engerek yılanlarıyla dolu bir çukura düşer. Ayak bileğinden ısırılır ve kısa süre içerisinde ölür.

Orpheus kederinden aklı başından gitmiş bir hâlde öyle acı dolu bir müzik çalar ki tanrılar bile ağlar. Tanrılar Orpheus’a yeraltı dünyasına gidip karısını yaşayanların diyarına geri döndürmesini tavsiye eder. Orpheus da söyleneni yapar, yeteneklerini hem kayıkçı Kharon hem de cehennemin üç kafalı bekçi köpeği olan Kerberos’u etkilemek için kullanır.

Hades ve Persephone (yeraltı dünyasının kral ve kraliçesi) ile tanıştıktan sonra onlara da müziğini çalar. Müziğinden etkilenince onlar da Eurydike’yi eve geri götürmesine izin verir. Ama bir şartları vardır – Eurydike bütün yol boyunca Orpheus’un arkasında durmak zorundadır ve Orpheus ikisi de yeraltı dünyasından çıkana kadar arkasına dönüp ona bakmamalıdır.

Trajiktir ki yaşayanların diyarına ulaşınca Orpheus kendini kaybedip neşe içinde dönüp karısına bakar. Vazifesinde başarısız olunca Eurydike bir anda kaybolur ve sonsuza kadar yeraltı dünyasına hapsolur.

“Orpheus and Eurydice”, 17. yüzyıl, Hollanda, yağlı boya
“Orpheus and Eurydice”, 17. yüzyıl, Hollanda, yağlı boya.

Hikâyenin Vergilius versiyonunda Orpheus karısını kurtarmaya çalışan trajik bir kahramandır. Diğer versiyonlar ise daha çok onu kötüler. Platon, Orpheus’u bir korkak olarak anlatır. Onun versiyonunda tanrılar Orpheus’u cezalandırır ve Eurydike’yi ona geri vermeye hiç niyetleri yoktur.

Platon’a göre karısını seven hakiki bir adam, doğru şeyi yapıp onunla ölürdü. Bir savaşçı değil de bir âşık olarak Orpheus sadece aşkı için ölmeye hevesli olmamakla kalmamış, onun için savaşmamıştır bile. Yalnızca yeraltı dünyasına giden yol için cazibesini kullandı. Ancak korkaklığı yüzünden tanrılar tarafından, karısını görmek gibi sahte umutlarla cezalandırıldı.

Orpheus’un Ölümü

Orpheus’un ölümü ile alakalı başlıca iki mit ve o iki mitin başlıca bir ortak noktası vardır. Genellikle Orpheus’un kadınlar tarafından öldürüldüğü anlatılır.

Bir versiyonda karısını ikinci kez kaybettikten sonra Orpheus, Apollon dışında bütün tanrılardan nefret etmeye başlamıştır. Orpheus, kendi kültü Dionysos’u bırakıp sadece Apollon’a tapmaya başlar. Bir sabah güneş doğarken Apollon’u selamlamak için Pangaion Dağı’nın tepesinde bulunan Dionysos mabedine gider. Onun bu hareketi, eski velinimetine karşı yapılan bir hakaret olarak görülür ve Orpheus Trakyalı Maenadlar (Dionysos’a ibadet eden kadınlar) tarafından parçalanarak öldürülür.

Bir başka versiyonda da Orpheus Trakyalı kadınlar tarafından parçalanarak öldürülür, bunun nedeni de karısının ölümünden sonra yalnızca erkeklerle ilişki yaşamayı seçmesidir. Kendilerini reddedilmiş hisseden kadınlar onu paramparça ederler. Kafası ve liri yakınlarda bir nehrin üzerinde süzülür, ölümünden uzun zaman sonra bile o kederli müziğini çalar. En nihayetinde tanrılar araya girerek müziği susturur ve Orpheus’un ruhu Eurydike ile tekrar birleşmek üzere yeraltı dünyasına döner.

Kasvetli Bir Son

Bir Yunan kahramanıyla kıyaslandığında Orpheus’un utanç verici bir sonu vardır. Ne korkunç bir canavara yenilmiş ne de bir savaşta öldürülmüştür. Onun yerine birtakım öfkeli kadın tarafından harap edilerek ölür. Bu da pek kahramanca bir son değildir.

Bazı Antik Yunan tarihçileri Orpheus’un yaşadığı hayata göre karşılaştığı sonun adil olduğunu iddia eder. Onlara göre Orpheus yeteneklerini savaştan kaçmak ve istediğini elde etmek için tanrılara şantaj yaparak kullanan bir korkaktır.

Sıklıkla Antik Yunan’da ilk şair (eğer gerçekten var olduysa) atfedilmesine rağmen Antik Yunan şairlerinin ona ayıracak çok az zamanlarının olmasının sebebi belki de budur. Homeros ve Hesiodos ondan hiç bahsetmezler bile ve Platon da onun hakkında hiç iyi şeyler söylemez.

Bugün Orpheus modern popüler kültürde şaşırtıcı bir sıklıkla ortaya çıkar. Filmlerde, oyunlarda ve hatta video oyunlarında bile görünür. Görünüşe göre savaşmak yerine sevmeyi tercih eden kurnaz ozan Orpheus, kadim dönemdekilere kıyasla modern seyircinin daha çok ilgisini çekmiştir.

Dipnot:

  1. Musalar (İngilizce: Muses) Yunan mitolojisinde geçen ilham perileridir. Metnin devamında Musa, “ilham perisi” olarak çevrilmiştir. (ç.n.)
  2. Rodoslu Apollonios tarafından MÖ 3. yüzyılda yazılmış epik bir Yunan şiir. (ç.n.)

© Düşünbil® (2024)

Yazar: Robbie Mitchell
Çeviren: Feyza Başak
Çeviri Editörü: Selin Melikler
Kaynak: ancient-origins.net


Paylaş

Düşünbil Portal

Düşünbil Portal, bilim, felsefe ve psikanaliz alanlarında yazılı ve görsel içerikli makale, deneme ve çeviri yayınlayan çok içerikli bir portaldır. Genel okur-yazar kitlenin bilinçlenmesini ve farkındalık kazanmasını amaçlamaktayız. “Düşünen her insan gençtir” vizyonu ile her genç insana hitap etmeyi amaçlayan Düşünbil Portal, dergi ve etkinliklerle bu amacını geliştirmektedir.

https://www.dusunbil.com