Şiir ancak ve ancak salt şiirden çıkar. Şiirin neye benzediği herkesçe bilinmeyecek bir şey değildir. Lakin herkesin bildiği şey, şiirin benzediği şey, herkesçe farklı bir tasvir doğurur. Herkesçe bilinen ama herkesçe aynı olmayan bir mefhumda herkesin uzlaşması pek mümkün görünmüyor. Herkesin bildiği ama herkesin birbirinden farklı bildiği bir mefhum hayal edelim. Örneğin bu at olsun. Gözlerinizi kapatınız, bir atı düşleyiniz. Zihninizde canlanan at hangi renkti? Yeleleri uzun muydu? Öylece duran bir at mıydı? Koşuyor muydu? Nerede duruyordu? Benim zihnimden geçen at, kahverengiydi ve yemyeşil bir bozkırda, doğanın hakiki ruhuyla sevişiyordu. Sizlerin düşlediği belki beyazdı yahut siyah renk bir attı. Net bir tanıma dikte etmek şeyin şeyliğini daraltmakta gibi görünmektedir. Her ne kadar düşlediğimiz atları anlatırken birbirimizden farklı anlatsak dahi tüm hepsi sonuçta bir attır. Bir atın zihnimizdeki tanımı yalnızca attan çıkıyor ise bir şiiri de şiir yapan şey yalnızca şiir olmasından ibarettir.

Gözlerimizi kapatmanın görebilmemizi arttıracağını düşünüyorum. İddialı bir söz söyleyerek gözlerimizi kapatıp bir şiiri düşleyelim. Salt şiir mefhumunu, yani şiir dendiğinde aklımıza ne geldiğini, düşünelim. Hepimizin zihninde bir şekliyle şiir dalgalanacaktır. Kuvvetle muhtemel ki dalgalanan şey beraberinde bir duyguyu getirecektir. Genel itibari ile şunu tereddüt etmeden belirtebiliriz ki insana ve duyguya ait derin uzaysal bir hisler bulutu oluşacaktır. Esasen bizlerin de genel olarak bazı şeyleri kendimizin anlaması oldukça önemlidir. Şiiri ve atı her birimiz, kendimizin o şeyi bildiği kadar anlamaktayız. Tıpkı Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik de belirttiği gibi Hesiodos’a kulak vermek gerekir:

Kim ki her şeyi kendi anlar, en iyi kişidir.
Kim ki doğru sözle ikna olur, o da iyidir.
Kim ki ne kendi anlar nede kulak verir başkasına, işe yaramaz bir adamdır o” (1)

Felsefe ancak ve ancak felsefeden çıkar. Fakat şiirsiz felsefe ve felsefesiz şiir olamaz da değildir. Felsefeye ve şiire tüm insanların ihtiyacı olduğu gerçeğini reddetmek mümkün değildir. Lakin her şeyin nedeni vardır. Ama her şeyin bir sebebe bağlanması her şeyin bir şey olmasından öteye gidemeyecek bir ön görüden ibarettir. Bir şeyi anlamanın dünyada var olan insan zihni kadar yolu vardır. Bu şeyin doğruluğunun tek ölçüsü ise akıldır ve bilgilerdir. “Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan çıkar?” sorusunun net ve kesin bir cevabının olmadığını söylerler. Oysaki sorunun birden çok net ve kesin cevabı vardır. Birazcık felsefe ve felsefenin ön koşullarına sahip olan bir insan sorunun cevabını bulacaktır. Düşünmekten fışkıran şeyler, felsefeyi ve şiiri ortaya döker. Döngü ve doğa bizleri bu süre gelen akıntının içinde olmaya mecbur kılar. Bizler “şiir mi felsefeden çıkar, felsefe mi şiirden çıkar?” sorularından öte, şiirin nereden, felsefenin nereden çıktığını bilme gayreti ile yükümlüyüz. Şiiri sancıyan bir canlılık ile felsefeyi kucaklayabilmek ümidini, bir ruh fışkırması olarak hissettiren manifestom saydığım şiirimi okuyarak bitirmek istiyorum.

Kutsal tanrılar arasında bastırılamaz kahkahalar

Sirk kahramanı,
Güneşe elveren bir aşkla
Sırtından öptü
Tanıdığı tüm hayvanları
Ve peloponnesos savaşıyla doğan çocuğun
Otuzlar tiranlığı hükmündeki oğlanın
Peşine düştü sirk kahramanı
İdea derdi düşlediği düzleme
Filozof Kral
Filozof Kral!
Kükret zihninin damarlarını kanserleyen ağrıyı
Bağırma
Ağlama
Ama söyle zorba dünyaya anlat hadi
Kır dogma zincirlerini ruhun
Genişlet zihnimizin kenarlarını sonsuz bir uzay gibi
Bilginin efendisi anlat bize
Adaleti ve yaşamı
Demiştin ya; ”Edep yüksek sesle gülmeyi gerektirir”
Sahi Homeros yalancı mı?
Çıplak Kral
Filozof Kral
Filozof Kral.

Dipnot:

(1) (1095b 10-13) Hesiodos, İşler ve Günler, 291-295. Aktaran: (2007). Nikomakhos’a Etik. (S. Babür, Çev.) ANKARA: BilgeSu.

Yazar: Yunus Emre Koç

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.