Mantıksal yanlışlar (logical fallacies) (1)  formel ve enformel olarak ikiye ayrılırlar. Gündelik yaşamda, siyasette ve medya söylemlerinde kimi zaman farkında olarak, kimi zaman farkında olmayarak enformel mantıksal yanlışlar (informal fallacies) yapılır. Sivil özgürlükler, siyasi seçimler gibi yaşamı etkileyen birçok konu, insanları özgürlük, siyaset, demokrasi, eşitlik, aidiyet, inanç, ahlak gibi çeşitli kavramları tartışmaya iter. Bu konularla ilgili yapılan tartışmalara bakıldığında, ileri sürülen argümanların dikkate değer bir kısmının mantık yokluğundan muzdarip olduğu, içlerinde bir sürü safsata barındırdığı gözlemlenebilir. Bazen insanlar, sırf tartışmayı kazanmak için benzer hataları yapabilir. Bu mantıksal yanlışları aşabilmek için, öncelikle tartışmayı mantık platformuna taşımak gerekir. Bunun yolu ise, ilk etapta, ortaya konulan düşüncelerin ve kullanılan ifadelerin netliğine ve dayanak noktalarının nesnelliğine odaklanarak argümanların yeniden biçimlendirilmesinden (reformulation) geçer. Böylelikle tartışmaların farklı taraflara çekilmesinin büyük ölçüde önüne geçilebilir. Bu aynı zamanda tarafların, tartışmaları analiz etme, argüman üretme ve çürütme kabiliyetlerini artırarak nafile sonuçlanacak tartışmaların saptanmasına ve bu tür bir tartışmadan ne zaman çekilmek gerektiğinin algılanmasına olanak sağlar.

Bahsi geçen enformel mantık yanlışlarından üç tanesi aşağıda örneklendirilmiştir.

1.Ya siyah ya da beyaz (Black-or-White Fallacy)

“Ya/ya da” şeklinde oluşturulan ve sanki birinin reddi diğerinin kabulüymüş gibi sunulan mantıksal yanlışlardır. Oysa ikiden fazla olasılık söz konusu olabilir. Örneğin, A’yı ya da B’yi seçmeyen biri, duruma nötr yaklaşıyor olabilir, ikisine de karşı çıkıyor olabilir, hem A’ya, hem de B’ye hak veriyor olabilir. Kuşkusuz önermeye göre ihtimaller de çeşitlilik gösterecektir. İşte bazı örnekler:

-“Ya çözümün bir parçasısın, ya da sorunun”.

-“Bizden yana olmayanlar terörü desteklemektedirler. Vatan hainliği yapıp bu ülkenin seçilmiş başkanını düşürmeye çalışmaktadırlar. O yüzden ya bize oy verirsiniz, ya da teröristsinizdir.”

2.Zayıf Analoji (Weak Analogy)

‘A, B’ye benziyor. B, P özelliğine sahiptir. Dolayısıyla A, P özelliğine sahiptir’ şeklinde kurulan argümanlarda zayıf analoji dolayısıyla mantıksal yanlışlığa düşülebilir. Bu tarz argümanlarda, genel olarak amaçlanan, bir durumun özelliklerinin, diğer durumlar için de geçerli olduğunu göstermektir. Örneğin; “Her kaza yaptığımda bana çarpan arabaların hemen hepsinin şöförü kadındı. Kadınlar hiç iyi araba kullanamazlar”. Bu bir aceleci genellemedir (hasty generalisation). Görüldüğü üzere, kurulan zayıf analoji dolayısıyla kadınların iyi araba kullanamadığı yargısına varılmıştır. Halbuki varılan yargı, bütün kadınlar için doğru olan bir önerme değildir.

Toplumlar söz konusu olduğunda ise, birden fazla değişken devreye girdiğinden dolayı, toplumun geneline yönelik kurulan bir önermede kullanılacak olan kesitin, toplum içindeki değişkenliği gösterebilecek büyüklükte bir kesit olması gerekir. Aksi takdirde kurulan zayıf analoji dolayısıyla büyük mantıksal yanlışlar ortaya çıkabilir.

-“10 kişiye sorduk 8’i X partisine oy verecekmiş. Dolayısıyla bu seçimlerde X partisinin kazanacak.”

Küresel ısınmanın boyutları da tıpkı toplumlar gibi bir sürü değişken kullanılarak yapılan ölçümlerle saptanır. Tek bir örnekten yola çıkarak yargıya varılması yanlış sonuçlar elde edilmesine neden olabilir.

-“Bence küresel ısınma yok. Geçen gün Moskova’ya gittim, hava çok soğuktu. Bu sene Rusya’da son on yılın en düşük sıcaklıkları görülmüş.”

3.Non Causa Pro Causa

Bir şeyin nedeninin, A olmasa da sanki A’mış gibi sunulması durumlarında oluşan mantık yanlışlarıdır. Örneğin, bir olay bir başka olayın sonrasında ya da aynı anda gerçekleşmiş olabilir. Ya da çeşitli sebepler dolayısıyla aralarında bir korelasyon olsa bile, nedensellik söz konusu olmayabilir.

-“Dün gece aynayı kırdım, o yüzden bugünkü sınavım kötü geçti.”

-“X benden ayrıldı çünkü Y ile tanıştı. Eğer Y ile tanışmasaydı benden ayrılmazdı.”

-“Eğer X partisine oy vermezseniz, ülkedeki istikrar bozulur, vergiler artar, insanlar işlerinden olur, açlık baş gösterir ve vatan parçalanır.” (Bu örnek aynı zamanda ‘Eğer A olursa daha sonrasından B, C,.. de olur ve en sonunda Z gerçekleşir’ şeklinde oluşturulan, kaygan zemin (slippery slope) olarak da adlandırılan mantık yanlışlarıdır.)

Dipnot:

(1) Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Sözlüğü’nde bilerek ve isteyerek yapılan bu mantık yanlışlarına sophism (yanıltmaca, mugalata), bilmeyerek ve istemeyerek yapılan mantık yanlışlarına ise paralogism (bozuk mantık) tanımını getirir. (s.247)

Kaynakça:

Dowden, Bradley. Fallacies, Internet Encylopedia of Philosophy <http://www.iep.utm.edu/fallacy/>
Hansen, Hans. Fallacies, Stanford Encylopedia of Philosophy. 2015.  <https://plato.stanford.edu/entries/fallacies/>

Yazar: Elif Erdoğan

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.