Aşık Adamlar

Örnek film: Arkadaştan Öte (Friends with Benefits)

‘Cinsel ilişki diye bir şey yoktur.’ Bu, Lacan’ın şu çok bilinen Il n’y a pas de rapport sexuel sözünün birazcık tuhaf çevirisi. Fransızcas’ında, Lacan Türkçe’ye tam olarak çevirisi yapılamayan bir sözcük kullanır: Rapport. Birisiyle bir ‘rapport’ içinde olmak, karşılıklı anlayış içinde olmak, o kişiyi kavrayabilmektir. Yani bu sözcük Türkçe’deki ‘ilişki’ sözcüğünden biraz daha fazlasıdır aslında. Kadın ve erkeklerin ilişkilerinde aradıkları şeydir bu. Fakat Lacan’ın sözü maalesef ki bu tür bir karşılıklı anlayışın gerçekleşemeyeceğini belirtir. Üstelik toplumsal baskı veya cinsellik üzerine düşüncelerimizi ve deneyimlerimizi şekillendiren söylevlerin olumsuz etkileri sebebiyle de değil. Hayır, Lacan bundan daha ileriye gitmektedir: rapport yokluğu temel bir eksikliktir çünkü kadının ve erkeğin ‘jouissance’a, yani hazza ulaşma yolları farklıdır.

Lacan bu taban fikirleri 20.seminerinde (Encore), 70lerin başında detaylandırır. 70lerin televizyon simalarının peşlerini bırakmayan Birleşik Krallık seks skandalları gibi güncel gelişmeleri ve Lovelace ve The Look of Love gibi 70lerin seks ve cinselliğe karşı tutumunu alay ederek betimleyen avuç dolusu yeni filmi referans alarak söyleyebiliriz ki, dönemimiz modern bir izleyici kitlesi için öğretici olabilecek pek fazla olanak sunmuyor. İşler değişiyor, Hollywood’un tutumu değişiyor, söz ettiğimiz filmler de o dönemin cinselliğinin nasıl tekrardan bir konsept haline getirilmekte olduğunu gösteriyor. Fakat bu değişim son yıllarda çıkan ve günümüz ilişkilerini konu eden filmlere de yansımış durumda, örneğin Arkadaştan Öte (Friends with Benefits) ve Bağlanmak Yok (No Strings Attached.) Bu filmler bize 21.yüzyılın ilişkilere ve cinsel tutumlara getirdiği yeni biçimleri gösteriyor.

Lacanyen topluluklar da bu durumun pek gerisinde kalmış sayılmaz. 2012’de gerçekleşen Dünya Psikanaliz Derneği Kongresi’nde bu yeni biçimler hakkında uzunca tartışıldı, ayrıca Jacques-Alain Miller gibi öne çıkan Lacanyenler daha 1999’da yeni cinsellik biçimlerinin psikanaliz alanının kurtarıcısı olacağını tahmin etmişlerdi

 Arkadaştan Öte (Friends with Benefits)


Hollywood’un Lacanyen klişelerini konu eden bu serinin son bölümünde, geçen senelerin klişeleşmiş aşık adam temsillerinden (yani Sevginin Bağladıkları –Sleepless in Seattle- ve Not Defteri -The Notebook-) bahsetmek yerine özellikle bir film üzerine odaklanacağız, çağımızın modern cinsellik ve ilişki tutumlarını çok iyi niteleyen bir film: Friends with Beneftis. (Türkiye’de ‘Arkadaştan Öte’ çevirisiyle gösterime giren filmin adının tam karşılığı ‘Aralarında duygusal birliktelik olmayıp sadece cinsel ilişki olan iki kişi’dir.) Bu film Lacanyen imalarla dolu olmakla kalmıyor, Lacan’ın 20.seminerindeki Ortaçağ’ın platonikliği yücelten aşk anlayışı (courtly love) hakkındaki iç karartıcı referansları için de panzehir görevi görüyor.

Film, ikisinin de bir önceki ilişkileri korkunç şekillerde sonlandıktan sonra tanışan bir çifti anlatıyor (Justin Timberlake tarafından canlandırılan Dylan ve Mila Kunis’in canlandırdığı Jamie). Çift, Jamie’nin Dylan için New York’ta yeni bir iş ayarlamasıyla tanışıyor. Arkadaş oluyorlar fakat kısa bir süre sonra hem bekârlıktan hem de ilişkilerin karışıklığından şikâyetçi olan ikili, aralarında bir anlaşma yapıyor. Anlaşmaya göre aralarında cinsel ilişkiden başka hiçbir şey olmayacak –ne bir vaat ne de duygusal bir bağlılık, sadece seks. Bir gece birlikte romantik komedi izlerken, bu türden filmlerdeki klişeleri saymaya koyuluyorlar. Jamie “Neden büyük öpücük gerçekleştikten sonra ne olduğuyla ilgili bir film yapmıyorlar?” diye soruyor ve Dylan şu şekilde cevap veriyor “Yapıyorlar, buna porno deniyor”.  Bu, Justin Timberlake’in karakterini seks öznesine yaklaştırıyor ve teklif gerçekleşiyor “Bu bir oyun gibi olamaz mı, tenis oynamak gibi?” Ve sonrasında, tenis oynamaya karar veriyorlar.

Görünüşte iki taraf da anlaşmayı onaylıyor, ki gerçekten böyle olsaydı da ortaya iyi bir film çıkabilirdi. Ama duygular araya giriyor ve bu bir Hollywood filmi olduğundan ikilinin zamanla birbirine aşık olduğunu söylemek spoiler olmaz sanıyorum.

Friends with Benefits bize Lacan’ın sexuation (‘cinsiyetleme’) tablosuna yeniden göz atma fırsatı veriyor (tablo hakkındaki ilk yorumlar için iki numaralı klişeye bakabilirsiniz). Film tablonun erkek hazzı kısmına göre hatalı olabilir. Ama Freud’dan beri psikiyatrların kadın hazzı ile ilgili tuhaf bir takıntısı vardı; bu sebeplerle ilk olarak tablonun kadın kısmını inceleyelim.

Cinsiyetçi Bir Aptal Gibi Görünmeden Lacan’ın Tablosu Nasıl Okunur?

Tablonun alt kısmına bir göz atalım:

 

Kadın kısmında iki oktan biri fallik gösterene işaret ediyor, diğeri de ‘Diğeri’ndeki eksiklik gösterenine. İşte işler burada karışıyor. Bu bölümün nasıl yanlış okunabileceğini düşünelim.

İlk olarak, biri fallik gösterene işaret eden oka bakıp bunun Freud’un korkunç bir fikri olan penis hasedine işaret ettiğini kolaylıkla düşünebilirdi. Fakat bu kişi biraz Lacan bilseydi, haklı olarak, Lacan için arzunun eksiklik olduğunu düşünecekti. Bu da fallik nitelikten yoksun olan kadınlar temel bir şeyden yoksunlardır demek, dolayısıyla, kadınlar temel olarak eksiktirler demek olacaktı.

İkinci olarak, Diğerindeki eksiklik (diğeri: kadın) gösterenine giden oka bakıp bunun da aynı eksiklik fikrine dayandığını düşünecekti. Dolayısıyla Lacan kadın hazzını tarif edilemez bir seviyeye çıkarmış olacaktı. Sonuçta ‘Kadınlar fallustan yoksundurlar evet, ama bunun karşılığında çok özel bir hazza da erişimleri vardır’ düşüncesi kaçınılmaz olacaktı.

Tabii ki bu hataya siz de düştüyseniz, kibirli ve saldırgan görünmekten kaçamamışsınızdır.

O zaman Lacan’ın tablosunu kadın cinselliği açısından nasıl okumalıyız?

Lacanyen analist Alexandre Stevens, kadın tarafına bu ‘Diğer’ şahsiyetini “bedensel değil, söylemsel” olarak atıfta bulunarak bir miktar incelik kazandırmaya çalışan bir öneri getiriyor. (Love and Sex Beyond Identifications, in The Later Lacan, s.218). Ve Friends with Benefits’de –ve tabii ki gerçek hayatta da- romantik ilişkinin nasıl doğduğuna bakarsak, bunun seks yoluyla değil, iki kahraman arasındaki sözlü ilişki sonucu gerçekleştiğini görürüz; hatta aralarındaki anlaşmayı yaparken geçen sözlü iletişim ve minik espriler bile bu sürece dahildir. Stevens’ın bu fikrini destekleyen güçlü dayanakları da var – Lacan 20.seminerinde aşkı barındıran konuşmanın kendisi bile tek başına bir hazdır diyor (Seminar XX, s.64).

Fakat Jacques-Alain Miller bundan daha iyi bir öneri getiriyor. 1998’de verdiği uzun dönem derslerinin (L’orientation lacanienne) bir oturumunda (Bogdan Wolf – Psychoanalytical Notebooks No.11: Sexuation and Sexuality kitabından erişilebilir) eksik olarak tanımlananın aslında sonsuz olarak düşünülmesi gerektiğini belirtiyor. Erkeğin ‘hepsi-değil’ bağıntısına zıt olarak (2.klişede tartışmıştık), kadında ‘O değil’ bağıntısına rastlıyoruz. Eğer erkeğin haz ile ilişkisi bir istisnanın referans alınması ile karakterize ediliyorsa (ikinci klişede gördüğümüz üzere, diğer bütün erkeklerin tabi olduğu kanundan kaçabilen karakterin istisnasından bahsediyoruz) kadının hazla ilişkisi ‘Diğeri’ndeki eksiklik göstereniyle gördüğümüz gibi, bütüne dayalı hiçbir referans noktası alınarak çizilemez, hiçbir şekilde. Jean-Claude Milner’ın dile getirdiği şekliyle; “sonsuz, sonlunun istisnasına hayır diyendir” (Milner, L’Oeuvre claire, s.66).

Miller farkı şu şekilde ifade ediyor:

Kesik çizgi, yapısal bir sınırlamanın eksikliğini temsil ediyor, başka bir deyişle, sonsuzu. Diğerindeki eksiklik gösterenine işaret eden ok, ‘bir diğer’inden Diğerine giden bir ok olarak okunmalıdır, bu sebeple O’nun (The One) bir parçası değildir. Yani ‘Diğeri’ zaten ‘O’ ol(a)mayandır.  Bu Lacan’ın 20.Seminerinde “Diğeri hiçbir şekilde ‘O’ olarak alınamaz” cümlesiyle söylemek istediği şeydir (Seminar XX, s.49).

Sloven filozof Alenka Zupančič Miller’ın bu yorumunu alıp benzer şekillerde dile getiriyor ve ‘sonsuz haz’ı metaforik değil matematiksel bir biçimde anlamamız gerektiğini savunuyor (Alenka Zupančič, ‘The Perforated Sheet’, Sexuation, s.295-296). “Sonsuz, bir küme değil, sonluya giden eylemden hariç tutulan sanal bir noktadır.” Yazıyor Zupančič (ibid, s.290).

Lacan Erkeklerin Aşık Olabileceğine İnanıyor Mu?

Friends with Benefits erkekler için ideal bir fantaziyi resmediyor –bütünüyle cinsel ve bağlanma içermeyen bir ilişkiye tamamen olumlu bakan çekici bir kadın arkadaş. Bu Lacan’ın formüllerinde, erkeğin cinsel ilişki tutumunu yerleştirdiği noktayla çok uyumlu oluyor.

Tablonun alt karelerinde tuhaf bir asimetri göze çarpıyor. Kadın kısmı onun arzusunun yönünü işaret eden iki ok içeriyor, erkek kısmında ise bu oklardan bir tane var –a nesnesine giden ok. Fakat eğer bütün erkeklerin ilgilendiği a nesnesi ise –Lacan bu nesneyi diğer bir kişi olarak değil, kısmi bir nesne, mastürbasyon fantazisinin dayanağı olarak alır- bir erkek nasıl aşık olabilir?

Lacan 20.Seminerin başında aşk hakkında oldukça küçümseyici yorumlarda bulunuyor –âşık olmanın Picasso’nun tişörtünü kemiren papağanın hareketi gibi, aslen narsis ve güçsüz bir şey olduğunu söylüyor (Seminar XX, s.6). Yine de şunu da söylüyor “Aşk güçsüz olsa bile karşılıklıdır.” (ibid) çünkü ‘Bir’ olma arzusu söz konusudur (karı koca arasındaki evlilik birliğinde olduğu gibi) ve bu arzu iki cinsiyet arası rapportun imkansızlığından doğar. 

Böylelikle, Lacan’ın erkek hakkındaki argümanının zayıf noktası olarak –ya da radikal sonucu olarak- 20. Seminerdeki erkeğin konumuyla alakalı ayrıntı eksikliğini inceleyebiliriz. Bir erkek için aşkın a nesnesine biçilen bir çeşit aşırı değerden başka bir şey olmadığını mı söylemeye çalışıyor? Erkek hakkındaki bütün açıklama bu mu –a nesnesi onun hazzına destek verdiği sürece mi sevebiliyor sadece?

Lacan’ın buna önerdiği bir yanıt yok gibi gözüküyor ve bu içinden çıkılmaz formüllere adanmış çalışmaların büyüklüğüne rağmen pek fazla kişi bu soruyla ilgilenmiyor.

Miller bile kadın tarafında “aşk yolundan geçilerek ulaşabilen bir haz” olduğunu kabul ediyor ve memnuniyetle ekliyor “buna karşın erkek tarafındaki haz aşk yolundan geçişi gerektirmiyor” (L’orientation lacanienne).

Aşık adamlar ‘a’ Nesnesi ve Narsisizm Arasında mı?

Her şeye rağmen, Friends with Benefits bir Hollywood filmi olduğundan, karakterlerin birbirlerine aşık olmalarıyla bitiyor. Fakat bunun gerçekleşme yolu bile bir erkek için aşkın sahip olduğu karakter ile ilgili dikkate değer Lacanyen dersler barındırıyor.

Nesne a

Eğer Lacan’ın formülü erkeklerin a nesnesiyle yalnızca cinsel hayatlarında bağlantı kurabileceklerini öneriyorsa, Friends with Benefits’de Dylan ve Jamie arasındaki anlaşmada Dylan’ın Jamie’yi fantezisi için bir dayanak olarak kullandığı sonucuna mı varmalıyız?

Aslında, film sadece a nesnesinin peşinden koşan kahramanlarla dolu. Bu da bizi yalnızca Dylan karakterinin değil filmin bütününün bir erkek fantezisi olduğu sonucuna ulaştırıyor (film özel olarak erkekler tarafından yazılıp yönetildi). Dylan’ın eşcinsel iş arkadaşı, Tommy karakteri en bariz örnek –filmin sonuna doğru bir sürü çıplak adamla kendisinin fotoğrafçı olduğu ve adamları istediği gibi yerleştirebildiği bir fotoğraf çekimi düzenliyor, hatta kadınlardan kendisine ne kadar fazla teklif geldiğiyle ilgili şaka bile yapıyor. Benzer şekilde, Jamie’nin annesi Timberlake’in karakterinin kadın hali diyebiliriz –herkesle düşüp kalkıyor, kızına bunu belli etmekten çekinmiyor ve ona babasının kim olduğunu bile hatırlayamadığını itiraf ediyor. İşte, ilişkilerden ve bağlılıktan kurtarılmış, saf zevk.

Narsisizm

20. Seminerin başında Lacan aşkın temelde narsis olduğunu ilan ediyor (Seminar XX, s.6), ve bunu “o, bir erkek olduğu zaman, partnerinde, kendi kendisinde desteklediği şeyi ve tarafından narsisçe desteklendiği şeyi görür” (Seminar XX, s.87) diyerek açıklıyor. Dylan’ın narsisizmi bu filmin her tarafına yayılmış durumda, hatta bazen bunun Kunis tarafından yansıtıldığını da görüyoruz. Dylan GQ için çalışmaktadır (özellikle erkek ideallerini temsil etmede uzmanlaşmış tanınmış bir şirket), hem de sanat direktörü olarak (yani Dylan erkekler için bu mükemmeliyet temsillerini yaratmaktadır). Dylan Kunis ile yatakta olduğu zaman bile, Timberlake’in gerçek hayattaki pop yıldızlığına da pek de gizli olmayan referanslar yapılıyor üstelik: görünen hiçbir sebep olmaksızın Kunis’i en narsis yolla rahatlatmaya çalışıyor –Third Eye Blind şarkıları söyleyerek.

Aşka Giden Yol Başka Bir Erkekten Geçer

Friends with Benefits Dylan’ın aniden Jamie’ye aşık olduğunu fark etmesiyle sakar bir sonla bitiyor. Anlatımdaki bozukluklar bir yana, bunun altında iyi bir Lacanyen mesaj yatıyor. Aşkını ancak Alzheimer sebebiyle kafası karışık olan babasını duyduğunda fark ediyor, babası başka bir kadını gençlik yıllarında hayatının aşkı olduğunu itiraf ettiği kızla karıştırıyor ve Dylan bundan sonra Jamie’ye aşık olduğunu fark ediyor. Aşka giden yol direkt olarak kadına gitmiyor (Lacan’ın formülleri tabii ki bu tür bir şeyi göstermiyor) fakat başka erkekler yoluyla kadına gidiyor. Filmin sonucunun saçmalığı ise Dylan’ın fark ettikten hemen sonra Jamie’ye olan aşkını itiraf etmesi –bu şekilde hissettiğine dair daha önce hiçbir belirti göstermemişti oysa. Lacan dilinde söyleyecek olursak, kendisine nesne olarak eksikliği seçmiş olduğunu söyleyebiliriz.

Fakat aşka giden yolun başka bir erkekten geçmesi başka bir anlama daha geliyor. Friends with Benefits Dylan karakterinin eşcinsel olabileceğiyle ilgili bir sürü referans içeriyor. Bunlar çoğunlukla diğer karakterler tarafından ima ediliyor, fakat her ne olursa olsun filmin kazara böyle yazılmadığını biliyoruz. Bunu, Woody Harrelson’ın canlandırdığı eşcinsel arkadaş Tommy’nin sürekli yanlış anlamalarından anlıyoruz, Dylan’ın yeğeninin Dylan’ın çocukluğunda Harry Potter’a duyduğu hayranlıktan bahsetmesinden ve en barizi, Dylan’ın açılış sahnelerinde anlaşılan anal seks ilgisinden, her şey daha da netleşiyor. Hatta Kunis’in karakterinin bile genellikle erkek adı olan Jamie ismine sahip olması çok şüphe uyandıran bir durum. Eşcinsel bir altmetnin bulunması, filmin erkek ve kadın ilişkisinin ötesinde, cinselliğin değişen doğasına işaret ettiğinin bir göstergesi olarak görülebilir.

Filmin sonunda, aşk ilanlarından sonra, Dylan ve Jamie’yi ilk ‘resmi’ randevularında görürüz. Bir restoranda birbirlerine hiçbir şey söylemeden oturmaktadırlar. Son, Eyes Wide Shut’ın sonuyla da güzel bir paralellik gösterir ve Dylan durumun yanlışlığını kabul ederek, artık yorulmuş bir şekilde “Evet.. S..tir!” der ve yine birlikte olurlar.

Bu yüzden belki de Friends with Benefits’in erkek aşkı ile ilgili verdiği ders şu ki, sadece bir cinsel ilişki mümkün –a nesnesi ile olan ilişki (aynı sexuation tablosundaki gibi!).

Yazar: Owen Hewitson
Çevirmen: Melisa Yağmur Saydı
Kaynak: lacanonline.com

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.