Bernard de Mandeville‘e göre “Bütün ticarette ve üretimde biraz hile vardır. Her ekonomik süreçte biraz düzenbazlık vardır” (Mandeville, 1732). Arı kovanında ekonomik faaliyetlerde bencillik ve birey menfaatleri vardır. Mandeville, insanların bencil eylemleri ile düzenbaz eylemleri arasında bir paralellik olduğunu iddia ederek düzenbaz eylemlerin doğal bir yapıda olduğunu söyler. Mandeville fablında bütün meslek dallarından ve bu meslekteki kişilerin düzenbazlıklarından örnekler verir. Örneğin; doktorluğun toplumda saygın bir meslek olduğunu ama bu saygınlığı doktorların hastalarını iyileştirmeyerek kazanacağını ifade eder. Yine avukatların davaları bilerek çözmediklerini, anlaşmazlıkları sürdürdüğünü ve ücretlerini arttırdığını söyler.

Mandeville’in en fazla düzenbaz olduğunu söylediği kişiler din adamlarıdır: “Din adamlarının çok azı bilgilidir. Geri kalan binlercesi ise cahildir. Kendi tembelliklerini, şehvetlerini ve para tutkularını, dini toplantı kisvesi altında saklarlar”. Toplumda en erdemli davranması beklenen kişiler din adamları iken Mandeville’e göre düzenbazlığa en fazla ayak uyduran kesim din adamlarıdır (Mandeville, 1998).

Düşünür tüm bu düzenbazlıkları belirterek toplumdaki her insanın kendi çıkarlarını gözeterek ekonomik faaliyette bulunduklarını ve bu durumun kötü bir şey olmayıp hayatın devamlılığını sağladığını iddia eder. Bu durumu ise “Her noktada tam bir düzenbazlık olmasına rağmen, toplumun bütünü sanki cennette oturuyorlardı” şeklinde ifade etmiştir (Mandeville, 1732).

Mandeville eserinde pek çok farklı toplumsal ilişkiyi ortaya koysa da özellikle daha sonraki liberal düşünceyi etkileyen, bireysel çıkarların toplumda gelişmeyi ve kendiliğinden doğan bir düzenin gelişimini sağladığı şeklindeki fikirleri oldukça önemlidir. Bireylerin hiçbir baskı altında kalmadan sadece kendi çıkarlarını gözeterek ekonomik aktivitede bulunmaları mükemmel bir ekonomik işleyiş yaratmaktadır. Ona göre refah insanların çok çalışmaları veya başkalarını düşünmeleri sonucu değil, yalnızca kendi çıkarlarını düşünmeleri, lüks ve zevk düşkünlüğü sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumu ise “Her parça kötülükle doluydu. Fakat bütün dünyevi bir cennetti” sözleriyle ifade etmiştir (Mandeville, 1998).

İş bölümü-doğal düzen- homo economicus

Mandeville’in ekonomik düşünce tarihine etkisinin bir yönü de ünlü iş bölümü teorisiyle olan bağlantısıdır. Masalında Mandeville bu teoriyi sıkça kullanmıştır. İş bölümü ve uzmanlaşma kavramları iktisadi literatürde İskoç Aydınlanması‘nın önemli isimlerinden Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” eserinde karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği üzere Smith iktisat biliminin teorilerini ortaya koymasının yanı sıra ahlak, felsefe, tarih ve edebiyat gibi diğer alanlarla da ilgilenmekteydi. Mandeville’in fablından izler Smith’in eserlerinde karşımıza çıkmaktadır. Smith’in eserindeki bazı metinler ile Mandeville’in arıları masalına benzeyen metinlere rastlamak mümkündür.

Smith, Ulusların Zenginliği‘nde kendiliğinden doğan düzen ve serbest piyasa ekonomisi kavramlarından bahsetmiş ve toplumun ilerleyişini sağlayan eylemlerin bencil nitelikteki eylemler olduğunu söylemiştir. Smith, bu konu ile ilgili şu örneği verir: “Yemeğimizi, kasabın, manavın ya da fırıncının iyilikseverliğinden değil, kendi çıkarlarını kollamalarından bekleriz.” Smith toplumda refah yaratacak şeyin Mandeville’in dediği gibi bencillik ve diğer erdemsiz davranışlar olduğunu ifade etmiştir. Smith ekonomide iş bölümü içerisinde iktisadi faaliyetler gerçekleştirildiğinde uzmanlaşmanın gerçekleşeceğini ve bununla birlikte refahın artacağını söylemiştir (Smith, 2011).

Mandeville ve Smith’in üzerinde durduğu liberalizmin temel kanunlarından biri de “laissez-faire” (bırakınız yapsınlar) olarak bilinen ve piyasa ekonomisinin temelini oluşturan felsefedir. Bu teoriye göre devlet, ekonomiye en az derecede müdahale etmelidir. Çünkü tüm ekonomik ilişkiler doğal düzen içinde herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan gerçekleşecektir. Devletin müdahalesi sadece işleyen düzeni bozacaktır (Çeşmeli, 2017).

Mandeville ile Adam Smith’in görüşleri arasındaki bir diğer benzerlik de “homo economicus” kavramıdır. Ekonomik insan anlamına gelen homo economicus, ekonomik faaliyetlerde maksimum faydayı akılcı bir şekilde elde etmeyi hedefleyen insan tipidir. Liberalizm düşüncesinin temel felsefelerinden biri olan homo economicus,  diğer insanları ve toplumun bütününü düşünmeden sadece kendi menfaati doğrultusunda eylemde bulunan insandır. Adam Smith’e göre bu insan tipi en rasyonel kararları alarak hareket edecektir ve böylece doğal düzen herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan ortaya çıkacaktır.  Mandeville’in masalındaki insan tipi de her hareketinde bencil olan ve bu bencil olma özelliğinin hem kendisi hem de toplum için en iyi seçenek olduğunu rasyonel olarak bilen insandır.

Sokrates’ten beri herkesin sorduğu temel soru şudur “Nasıl yaşamalıyız?”. Genel görüşe göre dürüstlük, fedakârlık ve erdem gibi niteliklerin toplumları bir arada tuttuğuna inanılsa da Mandeville, insanlık tarihindeki genel kabullerden birisini yıkan Thomas Hobbes‘tan aldığı etkiyle insanların her koşulda kendilerini düşünen bencil varlıklar olduğunu iddia etmiştir. Hobbes’a göre her insan bencildir ve kendi çıkarının peşinden koşmaktadır. Hobbes bu durumu ise şu felsefi söylemle ortaya koymaktadır: “homo homini lupus (insan insanın kurdudur)”. Mandeville, Hobbes ile insanın bencil olduğu noktasında aynı yerde olmasına rağmen Hobbes’ta bu durum bir doğal düzen yaratmamaktadır ve toplumsal huzur için bir toplumsal sözleşme ve devlete ihtiyaç vardır. Mandeville’in etik öğretisinde “bencillik” ile hareket eden insanlar rasyonel davranarak kendi çıkarlarını maksimize etmekte ve bu durum genel bir refah yaratmaktadır. Toplumsal düzende ahlak kurallarına  gerek duymadan bencilliğin düzenlediği bir toplumsal yapının herkesin çıkarını artıracağı fikrini ilk kez Mandeville ortaya atmıştır. Mandeville bencillik ve doğal düzen fikriyle kendisinden sonra gelen iktisadi liberalizmi etkilemiştir ve bu yönüyle iktisat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Mandeville, Hollanda erken kapitalizminin ruhunu yansıtır. Bu ruh, İngiliz sanayi devriminin de habercisidir (Fazlıoğlu,2016).

Kaynakça:

Çeşmeli, Işıl (2017), “Erdemin Kökeni: Bernard Mandeville’in Hünerli Siyasetçileri”, Beytülhikme: An International Journal of Philosophy. Sayı: 7 (2017): 85-105.
Fazlıoğlu, İhsan (2016), Kendini Bulmak, Papersense Yayınları, İstanbul.
Bernard, Mandeville (1732), “The Fable of the Bees or Private Vices, Publick Benefits,” Vol.1. URL= http://oll.libertyfund.org/titles/mandeville-the-fable-of-the-bees-or-private-vices-publick-benefits-vol-2.
Bernard, Mandeville, (1998), The Fable of the Bees or Private Vices, Publick Benefits, Vol. 1-2.
Smith, Adam (2011), Milletlerin Zenginliği, Çeviri: Tanju Akad, Alan Yayıncılık, İstanbul.

Yazar: Deniz Çevik

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. Düşünbil Portal’da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.