20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan kurumsal iktisadın en önemli temsilcisi ve kurumsal iktisat okulunun kurucusu olan Thorstein Bunde Veblen’in Ortodoks iktisadı eleştirileri iktisadi düşün dünyasına büyük katkıda bulunmuştur. Veblen “kurum” kavramını ortaya atmış ve farklı bir perspektiften toplumsal olayları ele alarak “alışkanlık” ve “içgüdü” kavramları aracılığıyla toplumsal evrimi tanımlamıştır.

Yerleşik iktisat düşüncelerine yepyeni bir yaklaşım getiren Veblen, “kurumsal evrim teorisi” ile toplumu bireyin mi yoksa bireyin mi toplumu etkilediğini, kurumlar ve bireyler bağlamında araştırmıştır. Durkheim’dan itibaren süregelen bu tartışmalar birçok eleştiriyi de beraberinde getirmektedir. Durkheim bireysel eylemin etkilerini yok saymaktadır ve toplumun bazı şeyleri kısıtlasa da belirleyemeyeceğini iddia etmektedir (Durkheim, 2015:100-102).  Giddens’a göre, bireyler toplum içinde edilgen bir şekilde varlıklarını sürdürmezler. Yaptıkları tercihlerle aynı zamanda kendilerini kısıtlayan toplumsal yapıyı da değiştirirler (Giddens, 2008: 143-144).

Mark Garanovetter değindiği ve hatta daha öncesinde Polanyi tarafından kullanılan “gömülülük” (embeddedness) kavramı ile iktisat sosyolojisine katkıda bulunur (Garanovetter, 1992: 98-99). Bu kavrama göre iktisadi alan; politik, kültürel ve toplumsal süreçler içine gömülüdür.

Garanovetter’den sonra Giddens’ın da takip ettiği bu tartışmalar Veblen’in kurumsal evrim teorisine kadar sürmektedir. Veblen’in düşünce dünyası birçok yenilikçi özellik barındırmaktadır. Bu eleştirel bakış açısı kendini kurumsal evrim teorisinde de göstermektedir. Ekonomik yapıyı ve ekonomiyi bir bütün olarak inceleyen Veblen, toplumun en küçük yapısı olan bireyin toplumsal etkilerden, içgüdülerden ve alışkanlıklardan bağımsız olarak incelenmemesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda Veblen için içgüdü ve alışkanlıklar birey davranışlarını anlamlandırması ve ekonomik faaliyetlerin açıklanması yönünden oldukça önemlidir.

Bu çalışmada Thorstein Bunde Veblen’in iktisat sosyolojisine katkıları “kurum” kavramının anlamlandırılması ile bireyin eylemlerinin bu kavram ile nasıl şekillendiği açıklanarak anlatılacaktır. Bireyin toplumla ilişkileri ve etkileşimleri Veblen’in kazandırdığı yeni bakış açısı ile yorumlanmaya çalışılacaktır. Çalışmanın ilk bölümünde iktisat ve sosyolojinin birbiri ile etkileşimleri ve gelişimi anlatılacak, ikinci bölümde kurumsal iktisadın ortaya çıkışından ve Veblen’den bahsedilecek, üçüncü bölümde kurumsal evrim teorisi, alışkanlıklar, kurum ve içgüdü bağlamında irdelenecek ve son kısımda da kurumsal evrim teorisinin ve dolayısıyla Veblen’in iktisat sosyolojisine katkıları aktarılacaktır.

İktisat ve sosyoloji ilişkisi

19. yüzyıldan itibaren iktisat küreselleşmenin etkisiyle disiplinler arası yerini almıştır. “Politik ekonomi” kavramıyla tanımlanan ekonominin politika altında incelenebileceği düşüncesi terkedilmiştir. Ekonomi, artık “ekonomi iktisat” terimi ile adlandırılmaya başlanmıştır. Özellikle 1870’li yıllardan 1930’lara kadar hakim olmuş bu temel iktisadi yaklaşımın gelişimi, marjinalist devrimle birlikte hız kazanmıştır. Bu sayede, fayda kavramı üzerine yapılan analizler ve kayıtsızlık eğrileri yardımı ile tüketim ve maksimum fayda açıklanmıştır.

Sosyolojiyi ele aldığımızda ise kendisini inceleme alanı olarak iktisattan daha geniş bir yerde konumlandırdığını görürüz. 19. yüzyıla kadar daha bütüncül iddialar peşinde koşan politik ekonomi, sosyoloji için rakip konumdayken; marjinalist devrimi geçirmiş olan iktisat içinse sosyoloji tamamlayıcı disiplin konumuna geçmiştir (Clarke, 1982, 23). Eskiden beri birbirinin rakibi olarak görülen iktisat ve sosyolojinin birbirini tamamlayıcı hale gelmesi, tarihçi iktisatçıların, özellikle de Carl Menger’in, yöntem kavgasının sonucudur (Fine ve Milokanis, 2014: 22- 4). Bu kavgada iktisadın dilinin giderek daha teknik hale gelmesi, ironik bir biçimde iktisat ile sosyoloji arasındaki ilişkiyi de rakiplikten tamamlayıcılık ilişkisine dönüştürmüştür (Yılmaz, 2012, 1-17).

Kurumsal iktisadın ortaya çıkışı ve Thorstein Bunde Veblen

İktisadi düşünce sisteminin başlangıcı, eski uygarlıklara kadar götürülebilir. Genel olarak düşünce tarihi, eski uygarlıklardan günümüze kadar olan bilgi birikimin aydınlatılmasına ve anlaşılmasına büyük katkı sağlamaktadır (Kazgan, 2012, 41-42). Her toplumun farklı bir yapıya ve dolayısıyla düşünce sistemine sahip olması zenginlik olarak yorumlanabilir olsa da, bu durum inceleme ve araştırma yapmayı zorlaştırmaktadır. Tarihte karşılaşılan bu zorluk ise iktisadi düşünce biliminin önemini arttırmaktadır.

Klasik iktisadın kurucusu olan Adam Smith’in iktisat bilimini başlattığına inanılmaktadır (Savaş, 1997,4). Schumpeter’e göre, iktisadi analiz hakkındaki düşüncelerin genel bir görüş birliğine varması, kendi deyimiyle bir “klasik duruma” ulaşması, 18.yüzyıla denk gelmektedir. Bu sebeple de Schumpeter, Adam Smith’in ünlü eseri “Milletlerin Zenginliği”nin yayım yılı olan 1776 yılını, iktisat teorisinin başlangıç yılı olarak kabul etmiştir ve bu konuda şöyle demiştir: “Ancak her klasik durum, kendinden önce gelen çalışmaları özetler veya birleştirir. Bu nedenle tek başına anlaşılmaları mümkün değildir” (Savaş, 1997, 2). Bu yorum iktisadi tarih analizinin önemini bir kez daha vurgulanmaktadır.

19. yüzyıla gelindiğinde ise kurumsal birikim süreçlerinin bireysel birikim süreçlerinin yerini aldığı görülmektedir. Adam Smith’in “Milletlerin Zenginliği”ni yayınlamasının üzerinden 125 yıl geçmiş, büyük şirketler kurumsallaşmaya ve uluslararası boyut kazanmaya başlamıştır. Sermaye sahipleri artık kurum kavramını yaşamlarına sokmuşlardır. Kurumsal iktisat kavramı ilk kez Walton Hamilton tarafından, 1918 yılındaki Amerikan İktisatçılar Birliği’nin yıllık toplantısında sunduğu “İktisat Teorisine Kurumsal Yaklaşım” (“The Institutional Approach to Economic Theory”) adlı bildiride kullanılmıştır”. Hamilton bu bildiri ile genel olarak Ortodoks iktisat geleneğine karşı çıkmakta ve alternatif bir görüş olarak kurumsalcı düşünceyi sunmaktadır. Hamilton’a göre kurumsal iktisat, kurumlara ve onların ekonomik yaşamdaki etki ve sonuçlarına odaklanan bir düşünce akımıdır (Rutherford, 2004, 40). Bu dönemde Thorstein Bunde Veblen de kurumsal kültürü ve düşünce yapısına dair yazmış, kurumsal iktisat kavramının iktisat yazınında yer edinmesine katkı sağlamıştır.

Kurumsal iktisada en çok katkıyı Amerikalı iktisatçılar yapmıştır. Bunlardan en çok öne çıkanı, aynı zamanda fikrin kurucusu olarak da kabul edilen Veblen’dir. T.B. Veblen içinde yaşadığı toplumu acımasızca eleştirerek ekonomi ve sosyal yapıdaki dengesizlikleri hedef almıştır. Öyle acımasız eleştirmiştir ki “Amerikan ekonomisinden beslenen en iyi Amerikan ekonomisi eleştirmeni” olarak bilinir (Demir, 1996, 88). Başka bir deyişle, kurumcu okulun ortaya çıkışı, Amerika’da meydana gelen sosyoekonomik sıkıntıların sonucunda iktisat teorisine olan güvenin sarsılmasıdır. 

Kaynakça:

Baş Dinar, Gülenay (2011). Veblen’in İktisadi Analizinde Sosyo Ekonomik Evrimi ve Darwinizm. Darwin ve Evrimsel İktisat Sempozyumu (Derleyenler: Muammer-Kaymak, Ahmet Şahinöz), Hacettepe Üniversitesi Yayınları, Ankara.
Baş Dinar, Gülenay (2011). Bir Bilim Felsefesi Olarak Pragmatizmin Veblen’in Bi-limsel Bilgi Anlayışındaki Yeri. İktisadi Felsefeyle Düşünmek (Derleyenler: Ozan İşler, Feridun Yılmaz), İletişim Yayınları, İstanbul.
Baş Dinar Gülenay (2011), “Kapitalizmin İstikrarsızlığı: Veblen, Keynes ve Minsky”. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi.
Demir, Ö. (1996). Kurumcu İktisat. Vadi  Yayınları, Ankara.
Giddens, Anthony (2008). Sosyolojide Kuramsal Düşünme. (Yay. Haz.: Cemal Güzel), Kırmızı Yayınları, İstanbul. Demir, Ö. (1996). Kurumcu iktisat. Vadi Yayınları, Ankara.
Gürkan, Ceyhun (2007). Veblen, Schumpeter ve Teknoloji. E. Özveren(der.), Kurum-sal İktisat, İmge Kitabevi, İstanbul, 241-242.
Hodgson, Geoffrey M. (2004c). The Evolution of Institutional Economics: Agency, Structure and Darwinism in Americal Institutionalism, Routledge, USA.
Kalleberg, A.L. (1995). “Sociology and Economics: Crossing the Boundaries”, Social Forces, 73(4): 1207-1218.
Kazgan, G. (2012). İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi. Remzi Kitabevi, İstanbul.
Kilpinen, Erkki (2003), “Clarence Ayres Memorial Lecture: Does Pragmatism Imply Institutionalism?”, Journal of Economic Issues, Vol. 37, No: 2, s. 291-304.
Rutherford, M. (2001). “Institutional Economics: Then and Now”. Journal of Economic Perspectives,Volume 15, Number 3, Pages 173-194.
Savaş, V. (1997). İktisadın Tarihi. Liberal  Düşünce Topluluğu,  Ankara.
Swedberg, R. (1991), “Major Traditions of Economic Sociology”, Annual Review of Sociology, 17: 251-76.
Veblen, Thorstein B. 1954 (1921), Engineers and Price System, Viking Press, New York.
Veblen, Thorstein B. 1973 (1899), The Theory of Leisure Class, Houghton Mifflin Company, Boston.
Yılmaz, Feridun (2012), “İktisat, Kurumsal İktisat ve İktisat Sosyolojisi”, Sosyoloji Konferansları, 45, 1-17.

Yazar: Ayten Nahide Korkmaz

Düşünbil Portal’da yayımlanan, Düşünbil yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır.

Please complete the required fields.